1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Şu iki fotoğrafın hangisinde bulunmak isterdiniz?
Şu iki fotoğrafın hangisinde bulunmak isterdiniz?

Şu iki fotoğrafın hangisinde bulunmak isterdiniz?

Aynısını size söylüyorum. Evet veya hayır demek dünyanın sonu olmaz! Bunun ahret ve dinle de bir alakası yok.Geçen televizyonların birinde, 28 Şubat...

A+A-

Aynısını size söylüyorum. Evet veya hayır demek dünyanın sonu olmaz! Bunun ahret ve dinle de bir alakası yok.

Geçen televizyonların birinde, 28 Şubat döneminin ?o günlerde darbecilere karşı nispeten yiğitçe sayılabilecek bir tavır takınmıştı- içişleri bakanı Sayın Meral Akşener?le bir sohbet vardı. Rahat izleyebileceğim bir ortam değildi. Fakat Sayın Aşnere?in bendeki fotoğrafı düzgün olduğu için merak ettim, neler söylediğini anlamaya çalıştım.

Baktım konu referandum. Neden ?hayır? diyeceğini anlatmada aslında o kadar zorlanıyor ki, acıdım. Birilerinin hatırı için konuşuyor diye düşündüm. Çünkü 28 Şubat sürecinin o dik duruşlu ?bacısı? sadece insanları ?hayır!? demeye çağırmakla kalmıyor, aynı zamanda 28 Şubat?ın da bir tür savunuculuğunu yapıyordu. ?28 Şubat?a darbe denilemeyeceğini? söylüyordu.

Sanki halkı değil de, kendi içindeki o dik duruşlu bacıyı, kendi iç vicdanını ikna etmeye çalışıyordu!

İçimde bir tel koptu, kızmadım ama üzüldüm. Sevdiğiniz birinin zor duruma düştüğünü/düşürüldüğünü gördüğünüzde ne hissederseniz öyle?

Onun bu tavrında yalnız olmadığını öğrenince daha bir afalladım.

Ömrünü ülkücü bir imam ve kuran kursu hocası olarak geçirmiş bir arkadaşımın da aynı sıkıntılı hal ve tutumlarla ?Hayır!? demeye şahit olduğumda milliyetçilerin dindar kesiminin nasıl ağır bir baskı altında olduğunu anlayacaktım. 

Akşener?i dinlediğim o konuşmansın ertesi günü Gaziantep?e geldim. Ta imam hatip okulu yıllarında tanıdığım ve o zamanlar can ciğer dost olduğumuz sonra 30 yıl hiç görüşmediğimiz bir arkadaşım beni karşıladı. Alandan aldı ve ofisine gittik. O yıllardan sonra hızlı bir ülkücülük hayıtı olmuş. İki yıl önce bir tv programında beni izleyince yeniden irtibatımız kuruldu.

Okulda çok iyi anlaştığımız, aklıselim sahibi; dini ve milli duyguları eşit derecede gelmiş bir arkadaştı. Ben atlama yapıp iki yıl önce mezun olunca irtibatlarımız kesilmişti. Daha sonra diyanet teşkilatında değişik görevlerde bulunmuş, Gaziantep?in önemli camilerinden birinin imamlığını yaptıktan sonra da emekli olmuş. Şimdilerde serbest çalışıyor.

Eski günler, hayat, çocuklar vs den sonra söz geldi, referanduma.

Yekten ?Sen evet için uğraşıyorsun ama ben hayır diyeceğim kardeş!? dedi. Şaşırdım ama aynı anda Sayın Akşener aklıma geldi. Şaşırdım, çünkü anlattıklarından sistemden bayağı canının yandığını anlamıştım.

?Neden hayır?? diye sorunca, bildiğim ve bilmediğim bazı gerekçeler sıraladı. Dikkat ettim, bütün gerekçeler, hükümetin dip icraatlarıyla ilgiliydi. Hükümete kızıyordu ama milleti cezalandırıyordu!

Kendisine şaşkınlıkla baktığımı görünce, ?Vicdanım, gençlik döneminde yaşadıklarım ve mensubu olduğum inanç geleneğinin bana telkin ettiği ?evet? demem yolunda. Ama aklım ve nefsim ve şu hükümet ve hocaefendi cemaati adına hareket edenlerin tavırları gözümün önün gelince tereddütsüz ?hayır!? demeye karar veriyorum? deyiverdi.

Ben diyeyim dakikalarca, siz deyin saatlerce ona neden evet demek gerektiğini, evetlerin asla hükümetin hanesine yazılmayacağını anlatmak için dil döktüm. Olmadı.

Sonra onu en hassa yerinden yakaladığımı fark ettim. Nasıl mı?

Ona şu misali verdim: dedim ki, hayır diyen siyasi ve sosyal gurupları yaz. Sonra ismini de onlarla birlikte yaz.  Bak bakalım yakışıyor musun oraya? Hatta rica ettim, bir kâğıt çıkar ve aklına gelebilen tüm ?hayırcıları? tek tek yaz. Sonra ?evet? diyenleri yaz. Sen kimlerle beraber olmak isterdin bak. Kararını ona göre ver.

Kim hayır diyor?

CHP! Sen gençliğini, CHP zihniyeti ile mücadele yolunda harcadın.

Kim hayır diyor? Tüm komünist ve sosyalist örgütler! Sen ülkücü idin! Şimdi bunlarla aynı safta mı olacaksın?

Daha bitmedi. Hayır diyenlere bak. PKK hayır diyor. BDP hayır diyor, DİSK hayır diyor, Kemalistler hayır diyor, komünistler hayır diyor, kızlarımızı çağdaşlaşma adına alıp oralara buralara pazarladıkları mahkemelere kadar düşen Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği hayır diyor, ADD hayır diyor.

Daha bitmedi.

DSP hayır diyor, solak bütün kurum ve kuruluşlar, partiler hayır diyor.  Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), daha doğrusu iki sağ sendika dışındaki tüm solak ve solcu, ulusalcı sendikalar hayır diyor.

Hatta ayıptır, Türkiye Gazeteciler Sendikası bile hayır diyor. Ve tabii Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) de hayır diyor.

Sonra?

Sonra?

 Oraya iki üç tane daha isim yazacaksın. Yüzüme baktı. MHP de onların yanına yazacaksın!

Önündeki isimlerle MHP?yi yan yana yazmak ağır gelmiş olacak ki, eski bir ülkücü olarak, Sayın Bahçeli?ye bir savurdu ve rahmetli Türkeş?in onun hakkında sarf ettiği bir sözü aktardı.

?Ben onu bunu bilmem? dedim, ?diyorum ki o listeye yani her yazdığında canın sıkıldığını gördüğüm o isimlerin yanına MHP?yi de yaz!?

Daha bitmedi, bütün marifeti mağdur ve mazlum menderesin avukatlığı olan o zatın ele geçirdiği partiyi de yaz dedim DP?yi.

Daha yetmedi, şimdi onların yanına Haydar Baş hazretlerini ve Kutlu mutlu efendileri de yazacaksın!

Ne de yakıştılar birbirine değil mi?

Şimdi evet diyenleri yaz.

Ak Parti, Saadet partisi, Büyük Birlik Partisi!

Şimdi, onların yanına ?bana göre Türk dünyasına en büyük hizmetkarlarından biridir, en büyük ülkücü odur? dediğin zatın adını ve cemaatini de yaz!

Görüyorsun bir tarafta:

CHP, DSP, ADD, DİSK, KESK, PKK, Öcalan, BDP, Çağdaş Yaşamcılar, Kemalistler, ateist ulusalcılar ve MHP ve Haydar Baş ve Kutlular ve Cindoruk ve Demirel!

Diğer tarafa, Ak Parti, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi ve Hocaefendi ve diğer bütün ehli tarik ve a dindar cemaatler?

?Kardeş, bir Müslüman ve bir Türk olarak şu denklemin hangi tarafında yer almak istiyorsan adını oraya yaz? dedim.

Kafası karışmıştı.

Akşam beni evinde misafir etti. O mevzuları bir daha hiç konuşmadık. Ama bir cümlesinde, yine yerel ak partililerin ve özellikle milli eğitimdeki keyfi uygulamaların bazısını serişte ederek, ?işte çoğu insan bu yüzden ?hayır!? diyecek. Hoca efendi cemaati ve Ak parti, referandumu, sanki yalnızca onların maksadı imiş gibi sahiplenince, en az yüzde 10-15?lik bir kesim ?evet? diyecekken, ?hayır? demeye karar verdi? diye bir cümle kullandı.

İşte pire için yorgan yakmak bu!

Evet, hayat bir tercihler düzeneğidir. İnsan sürekli tercihler yaparak sonunda saadete (cennet) veya şekavet (cehennem) dediğimiz nihai hale layık olur.

Aynısını size söylüyorum. Evet veya hayır demek dünyanın sonu olmaz! Bunun ahret ve dinle de bir alakası yok. Ama, HAYIR derseniz, şu milletin üç yüz yıldır içine yuvarlandığı perişan halin ve manevi sultanın devamını istiyorsunuz demektir. Yani mevcut zorba rejim, tağut ve calut düzeni devam etsin demiş olursunuz.

Bunun manevi sorumluluğu var mı yok mu bilmem.

Ben Atatürkçülerin, ulusalcıların, komünistlerin, dinsizlerin, ateistlerin ve mevcut rejimden beslenenlerin ?hayır? demelerini anlıyorum. Çünkü onlar bu rejim sayesinde bu milleti sömürdüler.  Ama sen güzel kardeşim, hele sen ülkücü ?ülkücü, milletinin menfaati için kendisini feda etmekti ya hani- dostum, senin hayır demeni anlayamıyorum. Çünkü iman ile cuntacılığı bir karede düşünemiyorum!

Tabii ki bu mesele din iman meselesi değil. Hayır demenin uhrevi cezası var demek de kimsenin haddi değil. Hem zaten bu işin bir de ahret vebalinin olması gerekmiyor ki!

?Hayır? demenin dünyevi neticeleri zaten yeterince ağır olacaktır!
------------------------------------------
Mümin Müminoğlu kardeşim, bir iki düzelteme yapmış bir önceki yazım için. Vakanın Danyal (as) zamanında değil de Şamuel döneminde geçtiğini söylemiş ki doğrudur. Öyle müdakkik okuyucularım olduğu için kendimi bahtiyar hissediyorum ve onun şahsında tüm o güzel insanlara teşekkür ediyorum. MAB


Mehmet Ali Bulut - Haber 7

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.