Süleyman soylu depremi!

Akşamın bir vaktinde kızım ağlamaklı bir sesle odasından çıkarak "Süleyman Soylu istifa etmiş" dedi.
Şok.
Tek kelime ile.
O anda büyük bir çığlık sosyal medyada yankılanmaya başladı.
Bir buçuk saatte bir buçuk milyon destek mesajı geldi.
"Reis kabul etme" şeklinde.
Peki, Süleyman Soylu neden her ailenin bireyi, her gönlün adamı oldu?
İçişleri Bakanlığı gibi zor ve nispeten negatif gelebilecek görevi yaptığı halde.
Süleyman Soylu;
Lafı eğip bükmeden, sağa sola bakmadan konuşan birisi.

Bir bürokrat, bir kıvırmacı siyasetçi gibi "kem, küm, falan, filan" demeden konuşan birisi.
Saha adamı.
Saha adamı olmak çok önemli.
Her fırsatta dağ başlarındaki karakollarda personelin yanında olan bir adam.
Elazığ depreminde haftalarca çadırlarda kaldı.
Alanı terk etmedi.
Terörle mücadelede sayıları vererek gün be gün açıklamalarda bulundu.
"Bir avuç eşkıya" muhabbetine girmedi.
"Kanları yerde kalmayacak" dediği anda, kanın yerde kalmadığını gösterdi ve inandırdı.
Çocukları katiller tarafından çalınan Diyarbakır analarının çadırlarını mesken tuttu.
Süleyman Soylu "kem küm" yapmayan açık ve yalın bir adam.
Konuştuğu zaman güven veren bir adam.
Konuştuğu zaman diplomatik bir değil yürek dili kullanan bir adam.
Bu yüzden gönülden gönüle yol eyledi.
Bizde istifa eden için genelde sevinilir.
"Oh oldu" denir.

"Eyvahlar olsun" denmez.
Milletin beklediği oldu ve reis istifayı kabul etmedi.
"Yürü git işine, sen bu vatana lazımsın" dedi.
Bize kalan iki buçuk saatlik azap oldu.
Sonu iyi olsun da.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.