Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Tarihe derin dokunuş: Mehmet Zahit Kotku


Mustafa Yürekli, belgeselini yaptığı Mehmet Zahit Kotku Hocaefendi'nin hayat hikayesini ve tarihimize derin dokunuşunu anlatıyor.

Mütareke yıllarında,1919 yılında, Şeyh Ömer Ziyaeddin Efendiye bağlanan üç arkadaş, Hacı Hasip Efendi, Abdülaziz Bekkine ve Mehmet Zahit Kotku, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi'nin kurduğu Gümüşhanevi Dergahı'nın Cumhuriyet dönemi postnişinleri oldular. Gümüşhanevi Dergahı, başta Saray olmak üzere toplumu tepeden tırnağa etkileyen ülkenin büyük tasavvuf merkezlerinden biriydi. Toplumumuzun, Osmanı'dan Cumhuriyet'e geçişte yaşadığı derin değişimde, değerlerimizin bekçisi oldular, savrulmayı, yabancılaşmayı önlediler.

Cumhuriyet dönemi büyük İslam alimlerinden ve manevi önderlerden Mehmet Zahit Koktu (Allah rahmetiyle muamele etsin ve ondan razı olsun), Gümüşhanevi Dergahı'na İstanbul'da askerlik yaparken 1919 yılında intisap etti. 33 yıl sonra, 1952'de geçtiği Gümüşhanevi Dergahı postnişinliğini 1980'e kadar, 28 yıl sürdürdü..

1952'de Gümüşhanevi Dergah'ına posnişin olan Kotku Hocaefendi, 1958'e kadar, 6 yıl Ümmügülsüm Camii'nde imam hatiplik görevi yaptı; çoğu zaman camideki vaazlarıyla yetinmez; cemaatini ve bağlılarını evinde de kabul ederdi. Hocaefendi, sohbeti, insanı eğitme yolu ve olgunlaştırma yöntemi olarak görürdü. Sohbetlerinde klasik ilmihal bilgilerini değişik ve güncel delillerle açıklar, Kuran ayetlerini ve Hz. Peygaber (sav)'in hadislerini de aktarırdı. Dinleyenleri günlük hayatın durağan çizgisinden sıyıran hikmetli konuşmalar yapardı. Ahmet Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin derlediği Râmuzu'I-Ehâdis'ten yaptığı hadis dersleri, büyük ilgi gördü.

Mehmet Zahit Hocaefendi, 1952 yılının Aralık ayında İstanbul'a geldiğinde, Demokrat Parti iktidarıyla Türkiye yeni bir döneme girmiş, millet hareketlenerek atılıma geçmişti. Birinci Dünya Savaşı'nın en acılı dönemlerini ve sonuçlarını yaşayan Hocaefendi, meselelerimize, kendi kaynak ve şartlarımız doğrultusunda çözüm aranması gerektiğini savunuyordu. Türkiye'nin bir tarım ülkesi olarak görüldüğü ve öylece kabullenildiği yıllarda Hocaefendi, cemaatini 1955'ten itibaren sanayileşme yönünde teşvik etti; ekonomik yönden, özelikle de savunma ve ağır sanayide, dışarıya bağımlı olmaktan kurtulmak için sanayileşmek gerektiğini dile getiriyordu. Türkiye'nin ekonomik olarak dışarıya bağımlılığının kültürel bağımlılığı getireceğini, bunun da Batı'ya tutsaklık anlamına geldiğini düşünüyordu. Hocaefendi kalkınmanın manevi dinamiklerini harekete geçiriyordu. 1956'da bizzat teşvikiyle kurulan bir motor fabrikasına, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi'ye izafeten Gümüş Motor adı verildi. Hocaefendi, Türkiye'nin sanayileşip kalkınması gerektiğine inandığından, incelemelerde bulunmak üzere yurt dışına çıktı; Almanya'da bizzat fabrikaları gezdi..

Fatih Zeyrekteki Ümmü Gülsüm cami imam hatibi ve Gümüşhanevi Dergahının o dönemdeki postnişini olan Kotku Hocafendi,1958 yılında yine Fatih'teki İskender Paşa Camii'ne tayininin çıkmasıyla hayatında yeni bir dönem başlayacaktı.

Hocaefendi, dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri canlı bir dikkatle izliyordu; kitle iletişim araçlarının önemine dikkat çekiyordu sohbetlerinde.. Hatta gazete çıkarmak için çevresini teşvik de etti. Böylece 1966 yılında Bugün Gazetesi yayın hayatına başladı..

1960'tan 1980'e yirmi yıllık dönemde, Türkiye genelinde gençlik hareketleri yükselişteydi. Kardeş kavgası baş göstermiş ve terör binlerce can almıştı. Bu dönemde çevresindeki gençliği terörün dışında tuttu. Türkiye'nin son 300 yıllık tarihinde, ithal Batı düşüncesi önemli bir yer tutuyordu. Hocaefendi, yerliliği, yerli düşünce ve üretimi öne çıkardı. Bunu yaparken de, evrensel değerleri ve gelişmeleri ihmal etmedi, yakından takip etti. Dünyadaki gelişmelerin ihtiyaçlarımıza, sosyal gerçekliğimize uygunluğu üzerinde durdu. Aynı zamanda yerliliğe yeni bir yorum ve canlılık getirdi. Evrensel olanla yerli olanın ahenkli uyumunu sağladı.

Çağımızın en etkin kuruluşlarından kabul edilen sivil toplum örgütlerinin, ülkemizde canlanmasında etkili bir şahsiyetti o. Önemli bir geçmişe sahip vakıf ve derneklerin kuruluşlarına ve ülke çapında yaygınlaşmalarına öncülük etti.

Mevki, makam ve para tutkunu olmaktan kurtarmaya çalıştığı öğrencilerini bir yandan da Türkiye'nin yönetimine talip olmaya yönlendiriyordu. Hocaefendi'nin ekonomi ve siyaset alanındaki fikirleri, 1960'lı yılların sonlarında özellikle Devlet Planlama Teşkilatı'nda görev yapan ve daha sonraları da çeşitli dönemlerde hükümetlerde görev alan öğrencilerine ilham kaynağı oldu. Bazı kişiler, onun hem gönül eğitiminden hem de fikirlerinden istifade ettikten sonra siyasete girdi.

Bu düşüncesi yıllar geçtikçe İslami hassasiyete sahip insanların Türkiye siyasetinde yeni bir "damar" oluşturmalarına yol açacaktı... Fakat Hocaefendi'yi hemen hemen her partiden siyasi ziyaret etti ve fikirlerinden faydalanmanın yollarını aradı.

Son yıllarını rahatsızlıklar içinde geçiren Mehmed Zâhid Kotku Hocaefendi, şiddetli ağrılarına rağmen sohbetlerine devâm etti. Hocaefendi 1979 senesi yazında uzunca bir süre kalmak niyetiyle Hacca gitti. Fakat 1980 senesi Şubat ayında Hicaz'dan ağır hasta olarak döndü Mart 1980'de olduğu ameliyattan sonra tedrici olarak düzeldi. Hattâ 1980 Ramazan orucunu aksatmadan tuttu. Terâvih namazını hatimle kılıp, vâzlarına devâm etti. Hac mevsimi gelince, hac vazîfesini yerine getirmek üzere mübârek topraklara gitti. Fakat hastalığı tekrar nüksetti. Hac vazîfesini güçlükle îfâ edip, sevgili Peygamberimizin kabr-i şerîfini ziyâret ettikten sonra Kasım 1980'de ağır hasta olarak İstanbul'a döndü. Dönüşünden bir hafta sonra 13 Kasım 1980 Perşembe günü öğleye yakın vefât etti.

Cenâzesi 14 Kasım Cumâ günü İstanbul Süleymâniye Câmiinde Hacı Mahmûd Efendi tarafından kıldırılan cenâze namazından sonra, İstanbul Süleymâniye Câmii hazîresinde hocalarının yanına defnedildi.

14 Kasım günü, büyük ve hüzünlü bir insan selinin omuzlarında Süleymaniye Camii'ndeki Kanuni Süleyman Türbesi arkasındaki istirahatgâhına defnolunduğunda arkasında ilim adamlarının, bakanların, başbakanların ve cumhurbaşkanlarının çıkacağı bir cemaat bırakmıştı.

Mehmet Zahid Kotku Hocafendi'nin, Türkiye'nin siyasi, sosyal ve iktisadi hayatında bıraktığı derin izler ve toplumsal kalkınma için attığı temeller vefatından yıllar sonra bile canlılığını koruyor.

Mustafa Yürekli - Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.