İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Terör’ün değil, arkasındakilerin mesajı;

Türkiye gün geçmesin ki bir terör olayı ile yâda sınır dışında yapılan operasyonlardan gelen şehit haberleri ile sarsılmasın. Dün akşamda büyük üzüntüler yaşadığımız bir yılı geride bırakarak, yeni bir yıla, yeni bir umutla girmeye çalıştığımız saatlerde. Ülkemiz İstanbul’dan gelen 39 kişinin hayatını kaybettiği 69 kişinin yaralandığı terör saldırısı ile sarsıldı. Türkiye yeni yıla da terörle merhaba dedi!

Türkiye’de son yirmi aydır artan terör olayları her gün ve her terör eylemi gerçekleştiğinde alevlenerek enine boyuna tartışılıyor. Bugüne kadar bir çözüm üretilmediği de aşikârdır.

Terör, nedeni ve Terörün yeniden alevlenmesi ve artması hakkında terör uzmanları ve yazarlar birçok neden ortaya sürülüyor.

-Bölgesel ve etnik nedenler,

-Çözüm sürecinin buzdolabına kaldırılması,

-Terör örgütlerine karşı yürütülen kararlı mücadele,

-HDP’li vekillerin gözaltına alınması, tutuklanması.

-Türkiye’nin bölgedeki önemi,

Terörün hız kazanmasında neden gerçekte de bu üç etken mi?  

Bölgesel ve etnik nedenler; bunu geçin. Bu öngörüye katılmadığımı, politik olduğu ve terör örgütünü ve destekçilerini meşrulaştırmak olduğunu ta başından beri söylüyor ve ısrar ediyorum.

Çözüm Süreci; geç

Terör Örgütlerine yapılan operasyonlara, bunu da geç.

HDP’li vekillerin gözaltına alınması, tutuklanması, bu hiç değil.

Türkiye’nin bölgedeki önemi; işte burada durup düşünüp iyi analiz yapmak gerekir.

Türkiye bölgede stratejik önemi, askeri gücü ve tarihi bağları bakımından etkinliği olan bir ülke.. Son yıllarda bölgede yaşanan olaylarda etkin rol oynamakta ve her geçen gün güç kazanmakta..

ABD,AB dışında bölgede söz sahibi olan Rusya, Iran ve Çin ile yakınlaşması, bölgede büyük bir enerji gücüne  sahip olan Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan gibi Türk devletleri ile milli birliği  bakımından yakınlaşırken, yüzyıldan fazla bir süredir bölgeye hakim olmaya çalışan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) hayalinde olan ABD ve AB’li avenelerinden uzaklaşmaya başlamıştır.

İşte buda bir ülkede veya bölgede istediğini yaptırmak, alacağını almak için doğurup, besleyerek büyüttükleri terör örgütleri vasıtasıyla istedikleri zaman istedikleri ülkelerde terör saldırıları ile kaos ortamı oluşturmayı adet edinmiş bu şer güçlerini harekete geçirmiştir. Ancak ana hedef bellidir.

Ana Hedef;

Hedef, Türkiye’yi ekonomik olarak, siyasal olarak çökermek, bölgede etkinliğini yok etmektir. Bunun içinde en etlin yol terör eylemleri ile ülkede kaos ve korku ortamı oluşturmaktır. Bu nedenle Türkiye PKK, PYD, DEAŞ, DHKP-C, FETÖ terör örgütleri kullanılarak içeriden ve dışarıdan terör saldırıları ile yıldırılmaya çalışılıyor.

Üzerine bir de ABD ve AB Suriye ve K.Irak’ta yerleştirdikleri DEAŞ terör örgütünü sözde bitirmek için başlatıyor. Yalnız havadan destek verdikleri bu harekâtta Türkiye’yi yanlarına alan bu ikiyüzlü şer cephesi, bir müddet sonra operasyondan kaçarak Türkiye’yi bu iki cephede yalnız bırakıyorlar. Bu da yetmez gibi ABD,  hem PYD’yi , hem de AB ile birlikte DEAŞ’ı lojistik olarak besliyor.

Anlaşılacağı üzere, Türkiye içeride ve sınır dışında terör örgütleri maskesi altında yedi düvele karşı mücadele vermektedir. Dolayısıyla bu da kolay olmamaktadır.

Terörle yatan terörle kalkan bir ülke olarak terörün, teröristin ne olduğunu artık çok iyi biliyoruz.

Çünkü siz teksiniz, terör örgütlerinin arkasında güçlü emperyalist devletler var. Sizin gücünüz ise ortada.

Bugüne kadar terörle mücadelede izlediğiniz yolda da büyük hatalar var. Ancak bugün terörle mücadelede taviz vermemeye çalışıyorsunuz.

Terör örgütlerinin arkasındakilerden gelen mesaj;

Terör örgütlerinin eylem biçimlerinin bir önemi yok. Terör örgütünün ve eylemlerinin verdiği bir mesaj da yok. Çünkü her ne kadar kuruluşunda bir ideal ortaya sürseler de, terör örgütleri arkasındaki emperyalist ve Siyonist güçlerin maşası. Onlar adına eylem yapar, kendi adlarına üstlenerek şov yaparlar.

Asıl mesajı terör örgütüne o eylemi yaptıran, arkasında olan güç vermektedir.

Türkiye ve çevresinde enerji kaynaklarını kontrol altında tutmak, bölgeyi yeniden istedikleri gibi dizayn ederek yönetmek isteyen bu emperyalist ve Siyonist güçler Türkiye’nin sınırlarında oluşturdukları kaos ortamı, iç karışıklık ve iç savaş durumlarının çözümünde Türkiye’nin etkin rol almasından, Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşan ve güçlenen ilişkilerinden çok rahatsız. 

Rus uçağını düşürerek bu ilişkileri sarsan ancak Rusya’nın oyunu görmesiyle iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden düzene girmesiyle bu kez Rusya’nın Ankara büyükelçisini öldürmesi eylemini gerçekleştirdiler. Buda işe yaramadı.

Bütün bunların işaret ettiği nokta, verdiği mesaj bundan sonra Türkiye Rusya ve bu iki ülke üzerinde terör eylemlerin daha da yoğunlaşacağıdır.

Birinci hedef Türkiye’dir,

Son bir yılda metropollerdeki bombalı terör eylemlerini analiz ettiğimizde, özellikle de İstanbul’da yapılan bombalı ve silahlı eylemlerin yabancı uyruklu turistlerin rağbet gösterdiği yerlerde gerçekleştiğini görmekteyiz.

Bunun birbiri ile bağlantılı iki ana nedeni var. Birincisi Türkiye’nin güvenilir bir ülke olmadığı imajını yaymak. Diğeri ise, Türkiye’ye yabancı yatırımcı ve turistlerin yönelmesini önlemektir. Dolayısıyla da Türkiye’nin döviz girdisini azaltarak ülkemizi ekonomik olarak zayıflatmak hedeflenmektedir.

Bazı terör eylemlerinden önce ve sonrasında başta ABD ve Almanya olmak üzere batılı ülkeler Türkiye’de bulunan vatandaşlarını terör eylemlerine karşı uyarıyor, elçiliklerini geçici olarak kapatıyor, vatandaşlarını ülkesine çağırıyor. Türkiye’ye gidecek olanları ise bu seyahatlerinden caydırıyorlar.

Bu ikiyüzlü ABD ve AB’li terör destekçileri yaşanan her terör olayının ardından terörü kınar ve lanetlerler. Dün akşam Reina’da gerçekleşen saldırı ardından terörü ilk kınayan terör örgütlerine kucağını açan ve besleyen Almanya olmuştur.

Bundan anlaşılacağı üzere güvenli olmayan, ekonomisi zayıf, diplomasi gücünü (sözünün geçerliliği) yitirmiş bir Türkiye bölgede ayak bağı olmayacaktır

 

 

İbrahim Halil SİPAHİ

01.01.2017/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.