Toplumsal refah için rekabete yeni zırh!

Mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarına ciddi sınırlama getiriliyor. Rekabetin korunmasında birçok noktada tıkanan kanallar Rekabet Kurulu'nun yetkilerinin artırılmasıyla ortadan kaldırılıyor.

Rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemlerin kapsamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen 4054 sayılı Rekabetin Korunması Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin kabul edilmesiyle daha da genişletilerek netleştiriliyor.

Kanun değişikliği gerekçesine göre; hem rekabet hukukunda çağdaş düzeyin yakalanması, hem de Rekabet Kurumu’nun piyasaların ihtiyacını daha iyi karşılayabileceği gerekli yapıya ve vasıtalara kavuşturularak daha aktif ve dinamik hale getirilmesi mümkün oluyor.

Böylelikle üretimde ve kaynak dağılımında etkinlik sağlamak ve toplumsal refahı artırmak için mal ve hizmet piyasalarında rekabeti korumak ve geliştirmek amaçlarına hizmet edecek daha etkili bir rekabet hukuku sisteminin önü açılıyor.

***

Kanunda en belirgin değişiklik; “hâkim durum testi” yerine Avrupa Birliği’nde uygulanan “etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması testi”nin getirilmesi… İkincisi de Rekabet Kurumu’nun başkan yardımcılıklarının ikiden üçe çıkarılması…

Şirketlerin mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabeti bozacak, azaltacak veya yok edecek şekilde birleşmeleri tamamen yasaklanıyor. Kanun değişikliğinde hakikaten burası önemli. Şirket veya firmalarda birleşme ve devralma işlemlerinin incelenmesine ilişkin yapılan “etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması testi”ne geçilmesiyle ortaya çıkacak etkiler daha sağlıklı değerlendirilebilecek.

Yani bir ya da birden fazla teşebbüsün, başta hakim durum oluşturulması ya da mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesi olmak üzere, ülkenin bütünü veya bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin, diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü, bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere devralması hukuka aykırı ve yasak olacak.

Ayrıca rakip firmalar arasında fiyat tespiti bölge veya müşteri paylaşımı ya da arz miktarının kısıtlanması gibi açık ve ağır ihlallerle ilgili taahhütler de kabul edilmeyecek.

***

Kanun değişikliğinde başkan yardımcılıklarının ikiden üçe çıkarılmasının yanında yeni bir birimin daha eklendiği göze çarpıyor… Rekabet ihlallerine yönelik soruşturmaların sebep olacağı kamusal maliyetlerin azaltılması ile ihlalin ve sürecin hızlı ve kesin bir şekilde sonlandırılması gayesiyle Avrupa Birliği ile birçok ülke uygulamasında yer alan “uzlaşma müessesi” de tesis ediliyor.

Kanunda yapılan değişikle bir kurum ile ilgili incelemede “Defterlerini, her türlü evrak ve belgelerini inceleyebilir ve gerekirse suretlerini alabilir” ifadesi “Defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü verilerini ve belgelerini inceleyebilir, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alabilir" şeklinde değiştirilerek günün şartlarına uygun hale getiriliyor.

Açıkça söylemek gerekirse; Rekabet Kurulu yerinde incelemelerde, fiziki ve elektronik ortamda tutulan her türlü belgeyi inceleyebilecek ve bunların kopyaları ile fiziki örneklerini alabilecek. Yine kurul, Rekabetin Korunması hakkındaki kanunun ihlal edildiğini tespit ederse idari para cezasının yanında yapısal tedbirler uygulanması için görüş bildirebilecek.

***

Kanun değişikliğiyle Rekabet Kurulu’na yönelik firma veya işletmelere de bazı yükümlülükler geliyor. İlgili firma, araştırma ya da soruşturma sürecinde ortaya çıkan rekabet sorunlarının giderilmesine yönelik olarak taahhüt sunulabilecek. Kurul, söz konusu taahhütlerin rekabet sorunlarının giderilebileceğine kanaat getirirse, soruşturma açılmamasına veya açılmış soruşturmaya son verilmesine karar verebilecek.

Alınan kararlarda hukuki sorumluluk alınmadığının ispatı niteliği taşıyan muhalefet şerhine göre ise mal ve hizmet piyasalarında rekabeti bozan kartellerin ortaya çıkarılmasında hayati önemi haiz olan yerinde inceleme yetkisi belirgin şekilde değiştirilirken Rekabet Kurumu’na geniş bir yetki hakkı veriliyor. Ancak burada kişisel veriler ve ticari sırlar için ilave güvence gerekliliği ortaya çıkıyor. Hatta ilgili kurum çalışanlarının bilgi sızdırması ihtimaline karşılık cezai sorumluluk hususu dillendiriliyor.

Rekabetin Korunması’na dair kanunda yapılan değişikliği; aslında ticari hayata getirilen bir genişleme ve ticaretin tabana yayılması ile aynı zamanda girişimciliğin desteklenmesi olarak anlamak lâzım, derim.

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar