İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Yargıdan sonra, Yargıtay?dan Adalete Balyoz

 

361 sanıklı Balyoz Planı davasında, Yargıtay 9. Ceza Dairesi, aşağı yukarı sonucu önceden belli olan kararını açıkladı. 361 kişiden 237'sinin cezası onandı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Balyoz Planı davasında, hakkında mahkûmiyet kararı verilen 63 sanığın eylemlerinin "suç için anlaşma suçu" kapsamında kalması nedeniyle bu kişiler hakkındaki kararı bozdu, 34 sanığın beraat kararını onadı, tutuklu sanıkların tahliyesine karar verdi. Bazı sanıkların delil yetersizliğinden cezalarını bozdu ve tahliyelerine karar verdi.

Balyoz kararının kesinleşmesinin ardından emekli ve muvazzaf tüm sanıkların rütbesi sökülecek. Aralarında 11 generalin de olduğu 100?den fazla muvazzaf sanık TSK?dan ihraç edilecek. Emeklilik hakkı kazanmış ise emekli maaşı ve ikramiye alacak. Emeklilik hakkı kazanamayanlar sadece tazminatı alacak.

Karara itirazların ve kararın kesinleşmesinin ardından TSK?da muvazzaf konumdaki aralarında 12 generalin de bulunduğu sanıkların hepsi TSK?dan atılacak. Orgeneralinden astsubayına kadar tüm rütbelerdeki asker sanıkların rütbeleri sökülecek, hepsi ?er? rütbesine düşürülecek. Görevleri esnasında aldıkları devlet üstün hizmet madalyaları, nişanları ve altın kaplı kılıçları geri alınacak. Kendileri ve yakın akrabaları Orduevi gibi askeri tesislerden faydalanamayacaklar. ?Bir askerin rütbesinin ve madalyalarının alınması, Ortada olmayan bir darbe ile suçlanmak ve mahkûm edilmekten daha da aşağılayıcı bir cezadır.?

Ortada yapılmış bir darbe veya fiilen darbe girişiminde bulunulmuş ancak başarısız olunmuş bir darbe olsa, bundan demokratik parlamenter sistem ve parlamenterler zarar görse demokrasiden yana ve demokratik hukuk sistemini savunan bir kişi olarak verilen bu cezaları kuşkusuz az dahi bulurdum.

Allah CC. bir insanın aklından bir fenalığı geçirse, Allah?ın nehylettiği bir şeyi düşünse bunu yapmasa, bu düşünceden dolayı yüce yaratan o insanı günah işlemiş saymaz iken. Bağımsızlığını, güvenilirliğini ve hatta saygınlığını yitiren yargının ?darbeye teşebbüs? gibi fiilen ortada olmayan ve iddiadan öteye gidemeyen bir takım düzmece deliller ortaya koymak sureti ile TSK?nın şerefli yüzlerce mensubunu mahkûm etmesinin bir mantığı olamaz.

28 Şubat sendromun dan bir türlü kurtulamayan bu günkü iktidarın yargıyı vesayet altına alarak silahlı kuvvetleri ve onun mensuplarından adeta intikam alırcasına giriştiği bu adli linç vakasından başka bir şey değildir.

?Post-modern darbe? olarak nitelendirilen 28 Şubat sürecine gladyo ve işbirlikçilerinin bir tezgahı olarak gelinse de, o gün iktidarda bulunan Refah Partisinin Genel başkanı ve Başbakan başta olmak üzere, bazı bakan, milletvekili, il başkanı vb. yöneticilerinin iktidarda olmanın rehavetine kapılarak yaptıkları hareketler ve konuşmalarında payı küçümsenemez.

Kaldı ki; 28 Şubat bir darbe değil iktidarın kendisine çeki düzen vermesi için bir uyarıdır ve zamanın iktidarı bu uyarıyı kabul etmiş ve onaylamıştır. ?Balyoz planı? davası, kökeni Refah partisine dayanan ve onun içinden gelen bu günkü iktidar partisinin bir yandan 28 Şubat?ın rövanşını almak bir yandan TSK?da yeniden bir yapılanma adına TSK?nın mevcut yapılanmasını tasfiye girişiminden başka bir amacı taşımamaktadır. Bu kararlar ile  de hedeflerine  ulaşmış olacaklardır.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

10.10.2013/adanapost.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.