“YKS’nin kazananları zamanı yönetebilenler olacak”

“YKS’nin kazananları zamanı yönetebilenler olacak”
Murat Acet: “Sınav sonuçları açıklandığında bilginin yanında zamanı ve psikolojik olarak sınav sürecini daha iyi yönetenlerin başarı sıralarının daha yüksek olacağını görecek gibiyiz”

“YKS’nin kazananları zamanı yönetebilenler olacak”



“Sınav sonuçları açıklandığında bilginin yanında zamanı ve psikolojik olarak sınav sürecini daha iyi yönetenlerin başarı sıralarının daha yüksek olacağını görecek gibiyiz” diyen Altınbaş Üniversitesi Rehberlik Koordinatörü Murat Acet, hafta sonu tamamlanan sınavla ilgili önemli noktalara dikkat çekti.

Sayılı günler hızla geçti ve ilk kez uygulanan 2018 YKS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) bu hafta sonu itibariyle gerçekleştirildi. 2 milyon 381 bin 784 adayın TYT (Temel Yeterlilik Testi) oturumuna, 2 milyon 19 bin 853 adayın AYT(Alan Yeterlilik Testi) oturumuna ve son olarak 31 bin 453 adayın YDT (Yabancı Dil Testi) oturumuna başvurduğu süreç, 31 Temmuz 2018 tarihinde sonuçların açıklanması ve tercih günleriyle sonlanacak.

Zaman yönetimi zorladı

Hafta sonu tamamlanan YKS’yi değerlendiren Altınbaş Üniversitesi Rehberlik Koordinatörü Murat Acet, gerçekleştirilen sınavla ilgili önemli noktalara dikkat çekti. Acet, “ÖSYM’nin sitesinde yayımladığı sorular ve öğrenci deneyimlerinden yola çıkarsak YKS’nin yapısı ve içeriğiyle büyük bir sürpriz yaşatmadığını, ancak soru tarzları bakımından öğrencileri özellikle “zaman yönetimi” açısından zorladığını söyleyebiliriz. Bu noktada sınav sonuçları açıklandığında bilginin ve bilenin yanında zamanı ve psikolojik olarak sınav sürecini daha iyi yöneten öğrencilerin puan ve başarı sıralarının daha iyi ve yüksek olacağını görecek gibiyiz” diye konuştu.

2018 YKS için tespitlerimizi aşağıdaki başlıklar halinde sıralayabiliriz;

1- Genel olarak değerlendirildiğinde hem TYT hem de AYT testlerinde sorulan soruların lise müfredatına aynı zamanda ÖSYM’nin yayımladığı örnek YKS sorularına uygun hazırlandığı söylemek yanlış olmayacak.

2- Hem TYT hem de AYT testlerinde en çok dikkat çeken durum soru tarzlarına getirilen yeniliklerdir. Tüm testlerde ama en çok Matematik ve Geometri gibi sayısal derslerde birçok sorunun hikâyeleştirmeye dayalı bir anlayışla hazırlandığını, temel bilgileri ve okuduğunu anlama, yorumlama becerileriyle beraber kıyaslama, çıkarımda bulunma, gündelik hayatla ilişkilendirebilme, sonuçlara ulaşabilme becerisini ölçtüğünü söyleyebiliriz. Ayrıca tüm testlerdeki sorular geçmiş dönem sınavlarıyla kıyaslandığında daha uzun metinler ve görseli fazla sorulardan oluşmuştur.

3-TYT Türkçe oturumunda geçmiş yıllarla kıyaslandığında dilbilgisi sorularında kısmi artışın olduğu, uzun - yoğun paragraf ve anlam sorularına yer verildiğini gözlemlemekteyiz. Matematik testinin daha az işlem gerektirse de daha fazla yorum içerikli olduğu ve  Felsefe testi sorularının da öğrencileri zorlamış olduğu görünüyor.

4- AYT için genel yorumlamalarımızla beraber Matematik sorularının bilgi ağırlıklı olması nedeniyle öğrencileri zorladığını, yine Sayısal öğrenciler için özellikle Fizik, Eşit Ağırlık ve Sözel öğrenciler için ise Tarih sorularının orta ve üst düzey alan bilgisi ölçmesi açısından belirleyici testler olacağını öngörebiliriz.

YKS sonrası adayları neler bekliyor?

Bu süreçte YKS sonuçlarını iyi değerlendirilmeli ve analiz etmeliyiz; Çünkü bugünden sonra artık tek başına bizim yaptıklarımız ya da yapamadıklarımız kadar genel içinde kendimize bulacağımız yer önem taşımaktadır. Çünkü YKS en nihayetinde bir sıralama sınavıdır. Tercih döneminde yeni açılacak bölümler, artan-azalan kontenjanlar,  tercih eğilimleri ve YKS’nin ilk kez uygulanıyor olması gibi faktörler bizleri hiç beklemediğimiz sonuçlarla karşı karşıya bırakabilir.

İki konu çok önemli
YKS nasıl geçmiş olursa olsun asıl yarışın tercih dönemiyle devam edeceğini söylemek yanlış olmayacak. Bu bilgiler ışığında istediğimiz sonuçlara ulaştığımız bir tercih sürecini planlamak ve uygulayabilmek için öncelikle iki önemli konuya dikkat etmemiz gerekiyor.

Birincisi, öncelikle tüm yıl süren ve sınavla sonuçlandırdığımız yoğun ve yorucu sürecin ardından kendinize zaman ayırarak yılın yorgunluğunu atmanızı tavsiye ederim. Çünkü 31 Temmuz 2018 tarihinde sınav sonuçlarının açıklanmasından sonra tercih için yaklaşık 10 gün gibi bir süremiz olacak. En az sınav süreci kadar önemli ve anlamlı bir tercih süreci yaşamak ve doğru kararlar verebilmek için sınav sürecinin yorgunluğunu ve telaşını geride bırakmış psikolojik olarak rahatlamış, sağlıklı bir zihne ihtiyacımız olacak.

İkincisi, kısa bir tatil ve moladan sonra sınav başarımızı ama en çok da isteklerimizi ve hayallerimizi göz önünde bulundurarak tercih sürecine hazırlıklar yapmak olmalıdır. Çünkü tercih döneminde birçok öğrencinin sürenin azlığından, yeterince araştırma yapamamaktan şikâyet ederek tercih haklarından ve üniversiteye yerleşme fırsatından vazgeçtiğini ya da aceleci kararlar verdiğini biliyoruz. Bu nedenle tercih etmek isteyeceğiniz üniversite, bölümler ve özel koşullarla ilgili ayrıntılı ve net bilgilere ulaşmanız yararınıza olacaktır. Bu konuda öncelikle ÖSYM’nin büyük ihtimalle Temmuz ayının ortalarında yayımlayacağı “2018 ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu” olmak üzere üniversitelerin tanıtım dokümanlarından, internet sitelerinden, daha önce üniversiteye yerleşmiş tanıdık öğrencilerin düşüncelerinden bilgi sahibi olabilirsiniz.  Ne kadar çok bilgi ve deneyim sahibi olursanız kararlarınız ve tercihleriniz o kadar isabetli olacaktır.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.