Adanalı seçmen ne demek istemiştir?


 

Çukurova?mızın portakal çiçeği kokusu yayılan coğrafi konumu ve ekonomik potansiyel ile Türkiye'nin en zengin kenti olan Adana?mızın, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel durumunun hak ettiği konumda olmadığı somut gerçeğini sözlü ve yazılı olarak zaman zaman dile getiriyoruz?

Seçimlerden 4 ay önce ?Adanalı ?Fasık Şehir?li olmaktan kurtulmalı!..?demiştik?.

Netice de Adana?mızı sosyal, siyasal, ekonomik belâlardan kurtulma zamanı gelmişti ki, 'Yiğit Adana?lı bu belâlardan yine kurtulamadı?

Niye mi?

AK Parti Adana?daki herhangi bir okuldan öğrenci ve öğretmenlerin sevdiği 4 öğretmen veya toplumun dürüst, efendi dediği 4 kişiyi başkan adayı göstere bilse idi; 4-0 olmasa da, 3-1 kazanırdı?

Ya Adana teşkilatı yanlış yapıyor, ya da başbakan yanlış yapıyor? Ortada bir yanlış var? Yani Adana?da her şey ters gidiyor?

Evet. Acı gerçek şu: Adana da seçmen ?uzun adam?ın gül hatırına oy verdi? Yani ölüsü bu?

?Uzun adam?ın adamları ve ?Torun?u hiç çalışmadı? çalışamadı?

Adana ve Adanalı hiçbir tarihte böyle bir zulüm görmedi?

Netice ne oldu?

Türkiye?nin kalbi mesabesindeki: Cumhurbaşkanının, Başbakanın, Bakanın, Genelkurmay Başkanının ve tüm toplumun sinir uçlarını dinleyen, belleyen mahremini film yapan ve dahi ezeli düşmanlara sızdıran zihniyetin elemanlarına AK Partili yetkililer tarafından görev verilmektedir?

Yeni seçilen yetkili başkan, meclis üyeleri, bürokrat, eğitmen, iş adamı, güç adamı daha güçlü bir şekilde mevcut işlerine devam ediyor?

Henüz görev alamayanlar bazı işgüzarlar, bazı koftu danışmanlar ve çok bilirkişiler; yeni başkanlar belediye sarayının yolunu ezberlerken, başarılı başkan, halkın başkanı, dünya belediyecilik tarihinde ilk örneği plaketleri dağıtmaya başladı?

 

Yani, Adanalı seçmen ne demek istemiştir?.

MHP Büyükşehir ile söz sahibi olmuştur?

CHP En etkili ve yetkili ilçeler de başkanlık bulmuştur?

AKP İlde başına siyasi bela, ilçelerde heva heves olmuştur?

 

Büyüklerimiz dersi iyi dinlemeyen ve anlayamayan öğrencisine; ?Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur.? diye dert yanmıştır ya bizimkisi o hesap?

Adana?lı AK Partililer ve 'Yiğit Adana?lılar ?Uzun adamı? iyi dinlemeli ve anlamalıdır?

2023 hedefini anlayamayanlar, her günü 23 Nisan bayramı sanmaktadır?

Bu konuyu Sayın Arınç?ın rezil ettiği, bürokratların çoğunun bir kıtasını, hatta bir mısrasını bile ezbere bilemedikleri büyük şair Ziya Paşa?dan dinleyelim:

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyerek işin önemini belirtmiştir?

Ve daha sonra teraziyi göstermiş,

?İdraki meali bu küçük akla gerekmez,

Zira bu terazi bu kadar sikleti çekmez? diye söylemle bizlerin ne kadar güzel duygularımıza tercüman olmuştur?

Evet?

?Adanalı ?Fasık Şehir?li olmaktan kurtulmalı!.. Kurtulmak zorunda olduğunu belirterek tarihi bir hatanın yıllardır devam ettiğini ifade etmiştik?

Neticede seçim sonrası tartışmalar ve atışmalar bu gerçeği gün yüzüne çıkarttı?

?Fâsık övülünce, Rabbimiz gadaba gelir.? (Beyhaki)

?Dinin afeti üçtür: Fâsık âlim, zâlim idareci, câhil sofu.? (Deylemi)

'Yiğit Adana?lıların boynu bükük, gönlü kırık!... bu durum çok ama çok vahim bir haldir!..

 

Temennimizi, duamızı yenileyelim; Adana?mızı bu sosyal, siyasal, ekonomik belâlardan kurtarma zamanı gelmiş, ?cahil toplum? olmamak için uykumuzdan uyanıp, tekrar aslımıza;  ?erdemli toplum? vasfına 'Yiğit Adana?lı geri dönmelidir!..

Her yıl bu günlerde Türkiye'nin dört bir yanında bu günlerde kutlu doğum coşkusu, illerde, ilçelerde, köylerde evlerde ve her yerde aratarak devam ediyor?

 

Konu,tam burada mühim bir konuya parmak basalım, ?Samimiyet??

 

?Samimiyetsizlik ve sahtecilik temel problemlerimiz?

Doğruluk, dürüstlük yoksa güven de yoktur?

Samimiyet; Allah?a karşı samimi olmakla başlar?

Samimiyet; Allah rızasına ayarlı yaşamaktır?

Samimiyet; dosdoğru olmaktır?

Samimiyet; Allah yolunda fedakârlıktır?

Samimiyet; verilen söze, yapılan anlaşmaya bağlı kalmaktır?

Samimiyet; içten bir tevbe ile Allah?a dönüştür?

Samimiyet; güçtür, cesarettir?

 

Bazı insanlar şu veya bu sebeple başkalarına söz verir fakat bunun gereğini yerine getiremezler. Bazen de toplumlar söz vermekte fakat bunun gereğini yerine getirememektedirler. Kur?an bunun örneğini İsrailoğluları tarihinden verir. Onlar, ?Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım? diye söz verdiler. Ancak kendilerine savaş farz kılınınca yan çizdiler. Atanan hükümdarı kabul etmemek için de olur olmaz bahaneler uydurdular. (Bakara,2/246-247)

 

Kur?an?da doğru ve dürüstlükten yoksun insan tipi münafıktır. Bu hastalıklı ruhhâlinin en dikkat çeken özelliklerinden biri de verdiği sözde durmamaktır. Bu tür kimseler başta Allah Tealâ?ya karşı samimi değillerdir. Haşa! O?nu aldatmaya kalkışırlar. (Nisâ, 4/142) Şu ayette geçtiği üzere Allah Tealâ?ya söz verdikleri hâlde bunun gereğini yerine getirmezler:

 

?Onlardan, 'Eğer Allah bize lütfundan birşey verecek olursa biz de bağışta bulunur ve iyi insanlardan oluruz' diye Allah'a söz verenler vardır. Allah onlara lütfuyla zenginlik verdiğinde ise cimrilik ettiler ve arkalarını dönüp gittiler.? (Tevbe, 9/75-76) Onlar Hz. Peygambere verdikleri sözlere de bağlı kalmadılar. ?Münafıklar sana "Baş üstüne!" derler. Fakat yanından çıkınca, onlardan bir güruh gece karanlığında senin söylediklerinin tersine plânlar yaparlar.? (Nisâ, 4/81)

Müminlere gelince, onlar verdikleri söze sadık kalan kimselerdir. Hatta onlardan şehit olmaya söz verenler dahi sözlerinden caymazlar. ?Müminler içinde Allah?a verdiği söze bağlılık gösteren nice erler vardır. İşte onlardan kimi adağını ödedi (şehit oldu), kimi de bunu bekliyor. Onlar hiçbir şekilde ahitlerini değiştirmediler.? (Ahzab, 33/23)

 

Tarih sayfaları karıştırıldığında, iman abidesi bu kimselerin sayısız örneğini görebiliriz. Nitekim Hz. Musa?ya iman eden sihirbazlar bunun unutulmaz örneklerindendir.

Firavun?un meydan okumalarına karşı onlar cesaret dolu şu cevabı vermişlerdi: ?Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.? (Taha, 20/72) Onlardan asırlar sonra gelen Allah Resulü?nün cesaret timsali arkadaşları da bizlere şu şekilde tanıtılır: ?Onlar öyle kimselerdir ki halk kendilerine: "Düşmanlarınız olan insanlar size karşı ordu hazırladılar, aman onlardan kendinizi koruyun." dediklerinde, bu tehdit onların imanlarını artırmış ve "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!" demişlerdi.? (Âl-i İmrân, 3/173) ( Kur?an?da Samimiyet, Prof. Dr. İbrahim Hilmi KARSLI)?

Sonuç

Mümin her şeyden önce Rabbi ile olan kulluk ilişkisinde samimiyet ve sadakat sahibidir. O?na karşı ikiyüzlü bir duruma düşmemek için olanca gayretini gösterir. Bildiğinin, inandığının gereğini yapmak için çırpınır, durur. Gerçeği bildiği hâlde bilmiyormuş gibi hareket etmez. İhlas ve samimiyetle bağdaşmayan tutumlardan sakınır. Çünkü o, Yüce Allah?ın her şeyi bildiği ve her şeyden haberdar olduğu ve ilahi murakabe altında bulunduğu şuuruyla yaşar.

 

Doğruluk ve samimiyetin nimet ve bereketi, sadece yaşanan bu hayatla sınırlı kalmaz.

İçtenliği ve dürüstlüğü şiar edinenler, vefatlarından sonra da bir kandil gibi gelecek kuşakları aydınlatırlar. İnsanlar, ikiyüzlülük, yalancılık ve sahtekârlıkta birbirine örnek olmazlar.

Aksine herkes kendi menfi rolünü oynar ve neticede bu hayattan çekilip gider. Ancak samimiyet ve teslimiyetleri ile temayüz edenler, kendilerinden asırlar sonra gelen kuşaklara da fazilet timsali hayatları ile yol gösterirler.

 

Samimi ve dürüst olanlar, sadece bu dünyada insanlar arasında şeref ve itibar sahibi olmazlar. Ebedi âlemde de yalan ve boş sözlerin konuşulmadığı sadakat meclislerinde ağırlanacaklardır. (Yunus, 10/2; Kamer, 54/55) Yine onlar, peygamberler, şehitler ve sâlihlerle ebedi cennetlerde arkadaş olacaklardır. İlahî Kelâm bu arkadaşlığı eşsiz bir güzellik ve bahtiyarlık olarak bizlere tanıtır. (Nisâ, 4/69)


İç ve dış düşmanlarımızın ve dini dünya kazançlarına alet eden cahillerin yalanlarına, iftiralarına aldanmaktan korusun!..

Hakk?ın rızası ise halkın rızasındandır?

 

 

Selim Elçi, adanapost

adanapost01@gmail.com

27.04.13, Adana

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.