İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Afrin, “Barış Gücü”’ne devredilmedi.

TSK’nin Suriye topraklarında (Afrin çevresi) 20 Ocak tarihinde başlattığı “Zeytin Dalı” harekâtı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)’nun da iştiraki ile aralıksız olarak devam ediyor. Afrin çevresindeki Kilis’e yakın yerler, tamamen PKK/PYD terör örgütünden arındırıldı. TSK ve ÖSO Afrin merkezine doğru ilerliyor.

Afrin’in PKK/PYD terör örgütünden kurtarılması artık an meselesi. Afrin’de PKK/YPG’nin sonunu gelmesi ile batıda da harekâta yönelik çatlak sesler çıkmaya başladı.  

 

Zeytin Dalı” harekâtı başladığı ilk gün Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, terör örgütünden arındırılan yerlerde güvenli bölge oluşturulacağı ve Türkiye’de bulunan Suriyeli sığınmacıların bu güvenli bölgeye yerleştirileceğini ifade etmişti. Esas itibari ile de bu yerinde ve en doğru karar olacaktır.

 

Terör örgütünden arındırılan yerlerin güvenliği;

Ancak terör örgütü PKK/PYD ve DEAŞ’ın özellikle de rejime bağlı güçlerin Afrin’den uzak tutulmasını sağlamak gerekecektir.

Çünkü buralar her ne kadar güvenli bölge olarak zikredilse de, Suriye’de ne yapacağı önceden kestirilemeyen bir rejim yönetimi ve arkasına ABD ve Rusya’yı alan PKK/PYD terör örgütü unsuru var.  Yani burası terör örgütünden arındırılsa dahi, yine güvenlik bir numaralı sorunudur.

 

Fırat Kalkanı” harekâtı sonrası terör örgütü DEAŞ’tan arındırılan El-bab, ÖSO’ya verilmişti. Aynı şekilde Arfin’de terörden arındırıldıktan sonra, muhtemelen ÖSO’ya bırakılacak. Esad’a bağlı rejim güçlerinin Afrin’i ÖSO’dan almaya çalışmayacağı ve bunun için Afrin’e yönelik saldırıların olmayacağına dair bir garanti yok.

 Çünkü daha önce İdlip’te çatışmazlık anlaşması yapılmasına rağmen Esad’a bağlı rejim güçleri Halep’e, İdlip’e hava ve top atışları ile saldırmıştı.

 

Türkiye, Suriye’nin geleceğinin teminatıdır;

Türkiye’nin kendi sınır güvenliği için, uluslar arası anlaşmalardan doğan meşru müdafaa hakkını kullanarak, Suriye topraklarında yaptığı, “Fırat Kalkanı” ve halen devam eden “Zeytin Dalı” harekâtı ile Suriye’de, terör örgütlerinin işgal ettiği toprakları ve burada yaşan Suriyelileri terör örgütlerinden kurtarması. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve ileride yapılacak barış için büyük önem arz etmektedir.

Esad yönetimi ve rejime destek veren milisler, bunu çok iyi değerlendirmelidir. Anlarsalar(!) Türkiye’nin yaptığı bu mücadele, Suriye’nin geleceğine katkı sağlayacak, büyük ve anlamlı bir mücadeledir..

 

Suriye’de “Barış Gücü” oluşturulmalıdır;

Terör örgütlerinden arındırılan bölgelerin, Suriye iç savaşının taraflarından, ÖSO’ya devredilmesi, Suriye iç savaşının sonlandırılması, meselesinin çözümü ve barışın sağlanması için problem doğuracaktır.

 

Suriye’de terörden arındırılan bölgelerin güvenliğinin korunması ve barış sürecinin selameti için, Suriye’de kalıcı barış sağlanana kadar. Suriye’de çözüm için devrede olan ülkelerin askerlerinden oluşturulacak, bir “Barış Gücü” tarafından kontrol edilmelidir.

 

Bu Suriye’de bulunan ancak amacının barış olmadığını, terör örgütlerine verdiği destekle, açıkça ortaya koyan ABD’nin, Suriye’deki manevra kabiliyeti ve etkinliğini bertaraf etmek, diğer bir değimle kirli emellerinin önünü kesme adına da en hayırlı iş olacaktır.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

02.03.2018/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum