Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Amerika kıtasının dili olsa da?

 

 

8. yüzyılın başında, İslam, Kuzey Afrika?yı baştan başa fethetti.

Yarım asır gibi kısa zamanda, Atlas Okyanusu?na ulaştı.  8. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, 756 yılında, Endülüs Emevi Devleti?ni kurdu.

Böylece İslâm, yeryüzünün doğusundaki ülkelerden batısındaki ülkelere kadar nüfuz etti. Batıda İspanya'da (Endülüs'te), Doğuda Çin sınırlarında ve Hindistan'da, Güneyde Habeşistan'da, Güney Afrika'da Malay takımadalarında, Cava'da, Kuzey'de Türklerin, İslavların yaşadığı Orta Asya topraklarına yayıldı.

Bir yandan At¬lantik kıyılarından Pasifik kıyılarına kadar gerçek anlamda hemen hiç bir sınırla karşılaşmadan seyahat edebilme imka¬nı, bir yandan da hem uzun bir yolculuk, hem de o zamanlar bilinen dünyanın dört bir yanından gelen alimlerle fikir alış verişi imkanı sağlayan Hac seyahatleri, İslâm coğrafyasının zenginleşmesine katkıda bulunuyordu. Coğrafya, Müslümanların en fazla geliştirdikleri ilimlerden biriydi. Ve bu konuda başta Araplar olmak üzere, Farslar ve Türkler çok sayıda eser bırakmışlardı. Böylece İslâm coğrafyası, Greklerin, Romalıların ve Ortaçağ Latin müelliflerinin bildikleri coğrafyayı çok aşmıştı.

Hıristiyanlık inancı¬na göre dünyanın düz olması nedeniyle de¬nizlerin ötesine gitmek isteyen insan, bir süre sonra ken¬disini boşlukla karşı karşıya bulacak ve atmosfere doğru düşecekti. 1492 yılından önce gemiler, bu nedenle Amerika'ya gidemiyorlardı. Ancak Müslüman coğraf¬yacıların böyle bir sorunu yoktu.

Ebu Hanife?den başlayarak Müslüman alimler dünyanın yuvarlak olduğunu, hem kendi etrafında, hem de güneşin etrafında döndüğünü biliyorlardı. 9. yüzyılda, İbn Hurradazbih; 10. yüzyılda, Mes?udi; 11. yüzyılda, Biruni, İbn Hazm ve Zerkali; 12. yüzyılda, Gazali ve İbn Rüşd; 13. yüzyılda, İbn Tufeyl ve Bitruci gibi çoğu Müslüman düşünür dünyanın yuvarlak olduğu görüşünü tekrarladı. Kaşgarî de miladi 1333 yılında çizdiği haritada dünyayı yuvarlak olarak çizmişti. Ancak 1492 yılına kadar dünyanın düz olduğu inancı Hıristiyan âleminin zihinlerinden silinemedi. 800?lü yıllardan, Abbasi Halifesi Me?mun döneminden kalma haritalar bulunuyor müzelerimizde.

Dolayısıyla Müslümanlar arasındaki coğrafya çalışmaları, sadece Kuzey Afrika'yla, Güney Avrupa'yla, Asya ana karasıyla, Hint Okyanusu ve çevre denizleriyle ilgili çalışmalardan ibaret değildi . Endülüs?ten Atlas okyanusunu aşıp Amerika kıtası da bu çalışmaların kapsamına giriyordu.

Ayrıca İslâm dünyası, coğrafya ve astronomiyle de yakından ilişkiliydi. Müslümanlar deniz ulaşım araçlarını ve onlarla yakından ilgili olan haritacılık sanatını geliştirerek açık denizlerde dolaşabilecek duruma gelmişlerdi. Rasathanelerde, enlemlerin, boylamların hesaplanması, eğrilerin ölçülmesi gibi bir çok yöntemin kullanıldığı coğrafî ölçümler yapılıyordu.

İslam bilim tarihini tarayıp coğrafya ilmindeki gelişmeleri ve haritacılık çalışmalarını araştırdım. Ayrıca Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren gelişen Osmanlı denizciliğini inceledim. Osmanlı denizcilerinin Kolomb?dan önce Amerika?ya gittiğini, İkinci Beyazıd?ın Kolomb?a destek için bu tecrübeli denizcilerden üç kişiyi verdiğini tespit ettim. Sultan İkinci Beyazıd, Kemal Reis?in arkadaşı, Türk denizcisi Rodrigo?yu, Rodriges de Triane?yi ve iki arkadaşını Kolomb?a yardımcı olarak verdi. Rodrigo ve arkadaşları, daha önce Amerika?ya gitmişti. Rodrigo takma isimli Osmanlı denizcisi, 1498 yılında kolomb?un üçüncü Amerikan Seyahatine ait harita ve malzemeyi kaçırıp eski kaptanı ve arkadaşı olan Kemal Reis?e vermiş, dolayısıyla da Amerika seyahatleriyle ilgili çoğu bilgi bize intikal etmişti. Üçüncü  Amerika seferi sonunda Rodrigo?nun Kolomb?dan kaçırdığı bu harita, müzemizde, Piri Reis?in haritasının içinden çıktı.

Bugün Amerika?nın doğusundaki Karayipler denilen bölgede, Kuzey Atlas Okyanusu'nda yer alan ve iki takımadadan oluşan adalar grubu Turks Islands Büyüktürk Takımadaları?nı ilk keşfedenler Osmanlı gemicileriydi. Adada nüfusun çoğunluğunu hala Afrikalılar oluşturuyor. Daha XV. yüzyılda Müslüman gemicilerin mükemmel bir harita bilgisine sahip oldukları Piri Reis?in haritasının incelenmesinden anlaşılmakta. Fatih döneminde bile Osmanlı korsanları, Atlas Okyanusundan Hind Okyanusuna kadar uzanmışlardı.

Avrupa merkezci coğrafyacılık, ilk gidişi, keşfi Kolomb?a verirken, İslam medeniyetindeki ilmi faaliyetleri, coğrafya, astronomi ve haritacılık alanlarındaki çalışmaları yok saymak istemektedir. İçimizdeki batıcılar da İslam medeniyetinin bu üstün yönlerinden rahatsız olup sözkonusu inkar korosuna dahil olmaktadır. Artık red, inkar, asimilasyon dönemi sona erdi.

Amerika kıtasının dili olsa da konuşsa, ilk keşfe gelen Müslümanları bir anlatsa.. Gerçek, konuşur. Bu gerçekler bir gün herkes tarafından kabul edilecek. Yalanın ömrü kısadır çünkü.

Pazar günleri 20:30?da Ülke Tv?de yayınlanan Belgeselci?de Müslümanların coğrafya ve haritacılık çalışmalarını anlatacağız..

Mustafa Yürekli - Haber7

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.