Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Amerikan raporlarında Necip Fazıl...


Mustafa Yürekli, Amerikalı diplomatların Türkiye'deki basın sektörüyle ilgili hazırladıkları raporlarda yer alan Necip Fazıl ve Büyük Doğu'ya ilişkin değerlendirmelere dikkat çekiyor. Büyük Doğu düşmanlığının dünya güçlerinin güdümündeki siyasetin, sivil/asker bürokrasinin, sermayenin, üniversitelerin ve basının ortak özelliği oluşunu irdeliyor.

Necip Fazıl'ı Yassıada'da savunma yaparken gösteren fotoğraf yürek dağlayıcı.. Dünya güçlerinin güdümünde gerçekleştirilen 27 Mayıs darbesi, ruhunu, Necip Fazıl'ı yargılayarak ortaya koyuyor.. Sanık kürsüsünde, mikrofonun önünde savunmasını okuyan Necip Fazıl, gerçekte ülkemizi, milletimizi, medeniyetimizi ve İslam'ı savunuyor..

27 Mayıs cuntasının yargıç olarak atadığı Salim Başol ve Altay Ömer Egesel'in karşısında Necip Fazıl'ın yaptığı ?örtülü ödenek beslemesi' savunmasına dikkatle bakıldığında, dünya güçleri ve işbirlikçilerin, Büyük Doğu'yu yayınlatmayarak, cahil, yoksul ve örgütsüz bırakılan milletimizin sesini kesmek istedikleri görülecektir.

Burada, Rıfat N. Bali'nin bir kitabına değinmekte yarar var.[1]1925-1962 arasında ülkemizde görev yapan Amerikalı diplomatların Türkiye'deki basın sektörüyle ilgili hazırladıkları raporlardan derlenen kitapta, hem tek parti döneminin, hem Demokrat Parti iktidarının, hem de 27 Mayıs sonrası ilk günlerin basın panoraması var.

Konsolos Donald B. Carter'ın 15 Temmuz 1952 tarihli raporunda ?Yeni Büyük Doğu' ve Necip Fazıl'ı değerlendirdiği bölümde şöyle ifadeler var:

?Muhafazakâr ve fanatik Müslüman çizgideki bu gazete önceleri aylık ve haftalık olarak da yayınlanmıştı. Son 6 haftadır dikkat çekici şekilde Demokrat Parti'ye olmasa da lideri Adnan Menderes'e yönelik övgüler vardır. (Ekteki Necip Fazıl makalesinden) Anlaşılıyor ki yazar, Başbakan'a yönelik bu direkt övgüler sayesinde daha önce olduğu gibi gazetesinin kapatılmasına engel olabileceğini düşünüyor.?

Amerikalı diplomatların Türkiye'deki basın sektörüyle ilgili hazırladıkları raporlarda Büyük Doğu'nun İslamcı bir dergi olduğu saptaması yapılırken, kapatılması meselesiyle ilgili de değerlendirmeler yapılmaktadır. Amerika, Büyük Doğu'nun kapatılmasını istemektedir.. Necip Fazıl'ın Büyük Doğu'yu kapatmamak için Başbakan Menderes'ten yardım istemesi ve kopardığı küçük destekler Amerika'yı rahatsız etmektedir.. Sözkonusu raporda, Menderes'le irtibat kuran Necip Fazıl'dan ?gazetesinin kapatılmasına engel olabileceğini düşünüyor? diye bahsediliyor; kapatılması buyruğu verilen Büyük Doğu'yu, üstadın yaşatma çabalarının boşa olduğu ima ediliyor..

Dünya güçleri, 27 Mayıs darbesi için düğmeye batığında, cuntayla birlikte, siyasetin, sivil/asker bürokrasinin, sermayenin, üniversitelerin, basının ve başlarında mutemet kişilerin bulunduğu sivil toplum kuruluşlarının da harekete geçtiği görülmektedir. İthalata dayalı ekonomik yapıda yabancıların kontrolündeki reklam bütçesiyle basın kolayca denetlenip yönlendirilebilmektedir.

Kuşkusuz bugün ?Wikileaks veya Stratfor evrakı muamelesi görecek' sözkonusu konsolos notuna göre Amerika, Necip Fazıl'ı ve ?fanatik Müslüman çizgideki? Büyük Doğu'yu izliyor ve engelliyor. Çünkü Büyük Doğu, milletin gözü, kulağı ve dili; ülke gerçeklerini güdeme getiriyor ve milletimizi medeniyet değerlerini savunmaya çağırıyor.

Gerçekleri saklayarak milleti uyutan ve uyuşturan medya düzeninde Büyük Doğu'nun yayınlanmasının milli bir dava olduğu tarihe geçmiştir. Üstat, müdafaalarında, mahkemede, ?Elimde sigara kağıdı büyüklüğünde bir mevkute olsa, bunlar kuyruklarını bacaklarının arasına kıstırıp kaçarlar' dediğini anlatır.

Müslüman bir yazar olarak Necip Fazıl ve İslam düşüncesinin kalesi olarak Büyük Doğu Amerika'nın hedef tahtasında olduğundan yerli işbirlikçileri, topyekun saldırı halindedir. Osmanlı tarihine, İslam'a ve Büyük Doğu'ya düşmanlık, dünya güçlerinin güdümündeki siyasetin, sivil/asker bürokrasinin, sermayenin, üniversitelerin ve basının ortak özelliği haline gelmiştir.

Necip Fazıl, İslam'ı savunduğundan, CHP iktidarı döneminde de, DP iktidarı döneminde de, daha sonraki dönemlerde de dünya güçlerinin buyruğuyla linç edilmek istenmiştir. İttihatçı Masonik medya sürekli onu yıpratma kampanyaları düzenleye gelmiştir.

(Devam edecek..)

 


[1] Rıfat N. Bali, ?An Overview of The Turkish Press Through The Reports of American Diplomats 1925-1962, Libra Kitap, 2011)

Mustafa Yürekli - Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.