Anayasa da yenilenir, kardeşlik de devam eder


Her seferinde başka bir ihtiyaç, başka bir maksatla değiştirilen, yamalarla renk ve şekli değişmiş bir anayasa var. Şapka kanunu gibi uygulama imkanı olmayan; hukuka aykırı maddeleri, hukukun değiştirilemez ilkeleri yapan bir anayasa. Meclisteki partiler, ittifakla yeni anayasa için komisyon kurdular ama hep uzatıyorlar. Bir uzatma daha, kapıda gözüküyor. Bu noktadan sonra ?Biz yapamıyoruz? olur mu? İstenen yeni bir engelleme ise, böylesine güçlü bir ihtiyaç her engeli aşar. Siyasette çare tükenmez. Engeller, başarıyı ve başaranı büyütür. İktidarı güçlendirir. Halk oylamasıyla yapılan kısmi anayasa değişikliği, milleti uçurumun başından kurtarmış, çok işine yaramıştır. Bu değişim, yeni anayasa iradesini güçlendirmiş ve halka mal etmiştir. Halkın Cumhurbaşkanı seçtiği ülkede, değişmez madde, değiştirilemez anayasa mantığı mı olur? Uzlaşma komisyonunun, işi bu kadar uzatmasının elbette kaybı büyüktür. Biz, bardağın dolu tarafına bakalım.

Oy dengesi çok farklı komisyonun, eşit güçle oluşması önemliydi. ?Mutlaka benim dediğim olacak? diye bu imkan heder edilmemeliydi. Muhalefet, önemli gördüğü birkaç maddeye şerh koyup, mecliste, memleket sathında anlatır. Muhalefet kendi eliyle, milletin beklediği anayasayı istemez hale düşüyor. Engelleyerek, hükümet zayıf gösterilebilir mi? Tam tersine, hükümeti, her başarının tek sahibi; muhalefeti, ?İş yapmaz ve yaptırmaz? hale düşürüyor. Anayasa yapma ve sahiplenme nasibini kaybediyorsunuz. ?Bu komisyonun bir şey yapmayacağı baştan belliydi. Zaman boşa harcandı? deniyor. Bu sözün, ?Baştan belli? olan kısmı doğru da, hiç yararı yokmuş gibi kısmı yanlış.

1) Halk oylamasına gidilse nihayet 1-1,5 aylık bir kampanyada partiler konuşacak, millet oylanacaktı. Hem de, kesin metin üzerinde. Oysa şimdi her şey önceden konuşuldu. Yalnız partiler değil, sivil toplum ve herkes bir senedir konuşuyor. Halk bıktı.

2) Muhalefetin, yapıcı davranmama alışkanlığı, kere daha, milletçe görüldü.

3) ?Acaba eksik kaldı mı?? denecek şey kalmadı.

4) Tartışmaların, tasarıdan önce yapılması, hükümetin üzerinde çalışacağı metnin, uzman tarafından hazırlanmasından da; oylama sırasında tartışılmasından da elbette yararlıdır. Komisyon, yüklendiği işi bitirmeden kendini bitirirse, ki öyle gözüküyor. Hükümet, komisyonun kabul ettiği maddeleri aynen kabul edip, yalnız diğerlerini mi? tümünü mü yapmalıdır? Anayasanın, daha inşasında 2 sahipli, 2 yamalı, 2 mantıklı olması kabul edilemez. Artık tasarının sahibi hükümettir. Sorumlusu da, başarısı da hükümete aittir. Komisyonda uzlaşmacı olarak başka, tek sorumlu olarak düşünmek başkadır. Diğer önemli husus, halk oylaması? Bir senedir konuşuluyor. Meclis ekseriyeti yeterli olursa, zaman ve millet imkanların israf edilmemesi için halk oylamasına gerek yoktur. Zaten kamuoyu araştırmaları ve milletin durumu da açıkça gösteriyor ki, iktidar oyları, halk oylamasında tek başına yeterlidir.

Yeni anayasa da; milletçe kardeşliğimiz de, bütün milletimizin hayati arzusudur. Anayasada engeller aşılacak. Bu görünüyor. Türk-Kürt kardeşliği, zaten ezeli ve ebedi. Araya sokulmaya çalışılan fitneler izale edilip, on beş asırdır devam eden ümmet kardeşliği, inşallah, ilanihaye devam edecektir. Ümmet, bu tür fitnelerin bir daha bünyeye arız olamaması için, bütün İslam diyarlarında ki, bu türden son derece acı tecrübeleri, bir ibret ve imkan olarak kesintisiz kullanmayı, zevalsiz İslam ahlakıyla başaracaktır.

Hasan Aksay / Yeni Akit

Önceki ve Sonraki Yazılar