Bahçeli kapılarını kapattı

Bahçeli kapılarını kapattı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin, AK Parti'nin hazırladığı anayasa değişikliği teklifine 'esas' ve 'usül'den kapalı olduğunu bildirdi.TBMM...

A+A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin, AK Parti'nin hazırladığı anayasa değişikliği teklifine 'esas' ve 'usül'den kapalı olduğunu bildirdi.

TBMM (A.A)
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa değişikliği çalışmalarına değindi. 'AK Parti Hükümeti' tarafından hazırlandığını belirttiği Anayasa değişikliğine ilişkin teklif taslağının geçen hafta kamuoyuna sunulduğunu hatırlatan Bahçeli, anayasa üzerinden sürdürülen gerilim stratejisinin yeni bir aşamaya geçtiğini, AK Parti'nin, anayasa gibi ciddi bir meseleyi ucuz siyaset malzemesi yaptığını ve yeni bir istismar alanı oluşturma çabasına girdiğini iddia etti.

'Bizim parti olarak, anayasa değişikliği üzerindeki görüşümüz nettir ve berraktır' diyen Bahçeli, şunları söyledi:

'Biz, değişikliğin gerekliliğine inanmakla birlikte, hazırlık çalışmalarının kurulacak bir komisyon marifetiyle yapılıp, bu konuyla ilgili kararın önümüzdeki dönem TBMM'ye bırakılmasını önceki konuşmalarımızda vurgulamıştık. Daha önce yaptığımız bu açıklamaların sonuna kadar arkasında olup, aynı kararlılığı savunmaya devam edeceğimizi de tekrarlamakta fayda görüyorum. Sürekli olarak demokrasinin erdemlerinden ısrarla bahseden AKP hükümetinin hazırladığı anayasa değişiklik taslağıyla nasıl bir demokrasi amaçladığı ve hangi amaca ulaşmak istediği de belli olmuştur.

Anayasa değişikliklerinin arkasına gizlediği siyasal hedeflerle, milletimizi oyalamaya ve gerçek gündemin görülmesine engel olmaya çalışan AKP hükümeti, bu zorlama girişimiyle Türkiye'yi yeni bir çatışma alanına sokmuştur. Hazırlanan Anayasa değişikliği taslağıyla ilgili siyasi tartışmalar ve 'Referandum olur mu olursa yüzde kaç oy alır?' soruları şimdiden teklifin içeriğinin önüne geçmiş durumdadır. AKP hükümetinin kafasındaki strateji, esasen seçime hazırlıktır ve anayasa değişikliği bunun kılıfı olmaktadır. Hiçbir alanda başarılı bir yönetim sergileyemeyen bu çürümüş zihniyetin anayasa eksenli yürüttüğü istismar politikası, başarısızlıklarını örtmek için bir bahaneden başka bir anlam taşımamaktadır.'

'KAVGANIN, KUTUPLAŞMANIN ODAĞI HALİNE GELDİ'

Bahçeli, 'anayasa değişikliğinin yangından mal kaçırırcasına, ince hesaplar ve taktik manevralarla piyasaya sürülmesinin çok ciddi sakıncaları da beraberinde getirdiğini' ileri sürdü.

Geniş toplumsal mutabakatla hazırlanıp doğru zemine oturtulmadığı zaman, anayasaların kalıcı ve kapsayıcı olmayacağını vurgulayan Bahçeli, 'AKP hükümetinin 'Tek başımıza bir metin hazırlayıp bunu herkesle paylaştık. Beğenen beğendi, beğenmeyen beğenmedi, ne yapalım' yaklaşımı, anayasa değişikliği konusundaki samimiyetsizliği, art niyeti ve kafalarda başka hesapların olduğunu göstermiştir' dedi.

Bahçeli, toplumsal uzlaşmayı temsil etmesi gereken anayasanın, şimdiden kavganın, ayrışmanın ve kutuplaşmanın odağı haline geldiğini, üzerinde ittifak sağlanacak bir metin olmaktan uzaklara düştüğünü öne sürerek, 'Başbakan Erdoğan'ın 'Kucaklayıcı bir tasarı olacağı'nı söylediği anayasa değişikliğiyle ilgili taslak metin daha şimdiden toplum ve devlet hayatını bölmüş ve cephelere ayırmıştır' diye konuştu.

Devlet Bahçeli, 'iktidar zihniyetinin anayasa değişikliğinden muradının, öncelikle kendisine ayak bağı olduğunu düşündüklerini etkisizleştirmek, eğer fırsat bulabilirse yeni dönemde zorbalığın, vurgunun ve soygunun önünü açabildiğince açarak hesap vermekten kurtulmak olduğunun ortaya çıktığını' ileri sürdü.

'YÜKSEK YARGIYI TERBİYEYE YÖNELİK...'

'Önerilen sözde değişiklik teklifinin teferruatları bir kenara konulduğunda, yüksek yargının tanzim edilmesine ve hatta terbiye edilmesine yönelik hedefin amaçlandığı anlaşılacaktır' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

'Elbette ki çoğulcu demokrasinin ve hukuk devletinin güvencesi olan yargı organının bu rolünü yerine getirecek biçimde hem taraflılığını ve hem de bağımsızlığını sağlayan bir anlayışla güçlendirilmesi gereklidir ve zorunludur. Buna bir diyeceğimiz yoktur. Ancak meselenin yalnızca yargı organlarına seçilecek kişilerin sayısı ile basite indirgenmesi, bu alanda yapılması gereken devasa düzenlemelerin daha işin başından sakat ve ahlaken sorumlu olmasına neden olmuştur. 

Anlaşılmaktadır ki hukuk konusundaki yaklaşımı ve bu alandaki kötü sicili kabarık olan iktidar zihniyetinin büyük bir gürültüyle giriştiği anayasa değişikliğinin özünde bir yerlerle hesaplaşma, birilerinin önünü kesme dürtüleri yatmaktadır. Bu yaklaşım bile başlı başına değişiklik tekliflerinin ne kadar tehlikeli, kasıtlı ve marazi olduğunu ortaya koymuştur.'

Türkiye'nin acil çözüm bekleyen ağır sorunları dururken, AK Parti'nin önceliğinin yargı organlarına nasıl seçim yapılacağı, üye sayısının kaç olacağı meselesi olduğunu ileri süren Bahçeli, adalet sisteminin sorunlarının hallinin bu basit hesaplara indirgendiğini öne sürdü.

'SORUN YAŞADIKLARINA ÖNCELİK VERMİŞ'

'İktidar partisi kiminle geçmişte sorun yaşamışsa, değişiklik taslağında bunlara öncelik vermiş, anayasa değişiklikleri gibi ciddi bir konuyu, hesap verme kabusları ile hükümet etme güdüleri arasına sıkıştırıp kalmıştır' diyen Bahçeli, 'Bırakın  başka alanları, Türkiye'nin adalet sorunları, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna seçileceklerin sayısı ve şekli ile mi bitecektir? İşsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk Anaya Mahkemesinin üye sayısının 19'a çıkarılmasıyla mı son bulacaktır?' sorularını sordu.

Bahçeli, Yozgatlı'nın, Karamanlı'nın Ordulu'nun, Hakkarili'nin dertlerinin adalet hizmetlerinin denetiminde yapılacak değişikliklerle çözüme kavuşup kavuşmayacağını da öğrenmek isteyerek, bu haliyle, toplumsal yapının hiçbir kesimini dikkate bile almadan 'mezata' çıkartılan anayasa değişlik taslağının, hazırlık, olgunlaşma ve karar aşamasında tam bir dayatma olduğunu ileri sürdü.

'Anayasa değişiklik teklifleri ile ortaya çıkan tabloya baktığımızda AKP samimi ve dürüst değil, içten pazarlıklıdır' diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

'8 yıla yakın referandumlu Anayasa değiştirecek çoğunluğa sahip AKP'nin bu yönde adım atmak yeni mi aklına gelmiştir? Bunda samimiyet nerededir? AKP'nin amacı demokratikleşme ve yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı değildir. Amaç, demokrasinin geliştirilmesi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarında atılım yapılması değildir. Anayasa paketi, Türkiye'nin bu alanlardaki ihtiyaçlarına göre değil, AKP'nin özel ihtiyaçları ile gizli gündemi ışığında şekillenmiştir. 'Hukuk, demokrasi, özgürlük' AKP'nin gerçek amaçlarını gizlemek için kullandığı ambalaj malzemesidir. Avrupa Birliği standartları da aynı şekilde gerçek niyetleri saklayacak bir paravan olarak kullanılmaktadır. AKP'nin demokrasi ve demokratikleşme gibi bir inancı ve tasası yoktur.'

MHP Lideri Bahçeli, partisinin yeni anayasa maddelerinde arayacağı temel hususları daha önce açıkladığını ve bazı sorular yönelttiğini hatırlatarak, 'AKP'nin önerilerinde aradığımız bu hususlar ve bağlı olduğumuz bu ilkeler yoktur. Yöntemleri dayatmacıdır, uzlaşma zemini ve süreci bizim önerdiğimiz şekilde değildir. Bu itibarla mesajımız ve kararımız bellidir. MHP Grubu, AKP anayasa değişiklik tekliflerine esastan ve usulden kapalıdır' diye konuştu.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.