Bir neslin öncü liderlerinden: Necmettin Erişen

Bir neslin öncü liderlerinden: Necmettin Erişen
Cemil Meriç’e “Komünist ve kapitalistlerin bu millete verecekleri bir şey yoktur. Sizin kültürünüz, kendi inancınız yok mu? Siz bizden değilsiniz” sözleriyle tesir eden o günkü genç isim Necmettin Erişen’di. Torosların Kartalı Necmettin Erişen..

Cemil Meriç’e “Komünist ve kapitalistlerin bu millete verecekleri bir şey yoktur. Sizin kültürünüz, kendi inancınız yok mu? Siz bizden değilsiniz” sözleriyle tesir eden o günkü genç isim Necmettin Erişen’di. Torosların Kartalı Necmettin Erişen adlı kitap bu önemli şahsiyetin mücadelesini ve hikayesini anlatıyor.

Necmettin Erişen, kaos ve karmaşanın hüküm sürdüğü 60’lı yıllarda kurucusu olduğu Yeniden Milli Mücadele Hareketiyle gençliğe ve milletine öncülük etmiş isimlerden birisidir.

Cemil Meriç’in Yüzünü Doğu’ya Çevirdi

O sadece gençliğin değil pek çok simanın da hayat çizgisinde önemli bir yere sahiptir. Bu isimlerinden birisi Cemil Meriç’tir. Cemil Meriç 1966-67 yılında yaptığı Konya yolculuklarından birinde henüz 27 yaşlarında adını bile bilmediği bir gençle temas eder. Bu durumu Meriç, “ilk defa başkası ile temas ettim. Başkası yani kendi insanım. Kaderin karşıma çıkardığı genç üniversiteli “Sen bizden değilsin” dedi. Sen bizden değilsin. Evet ben onlardan değilim. Ama onlar kimdi? Uçurumun kenarında uyanıyordum. Demek boşuna çile çekmiş, boşuna yorulmuştum. Bu hüküm hakikatin ta kendisiydi.” (Bu Ülke, s.53) Yolculuğun detaylarında o gür sadalı gençten şu satırları nakleder: “Bizim gibi inanmayanlar, bizim gibi düşünmeyenler, bizim gibi yaşamayanlar, bizi kurtarma hakkına sahip değildir. Komünist ve kapitalistlerin bu millete verecekleri bir şey yoktur. Sizin kültürünüz, kendi inancınız yok mu? Siz bizden değilsiniz” Cemil Meriç bu genci “dağdan dağa sıçrayan bir küheylan gibi” diye tarif etmiş. Türk düşünce hayatının önemli ismi bu tanışıklıktan sonra yüzünü kendi tarihine, kültürüne dönmüş bunu kızı Ümit Meriç’e de çok kez ifade etmiş.

Torosların Kartalı

Adana’dan çıkarak Konya’da bir döneme adını altın harflerle yazdıran isim Necmettin Erişen’den başkası değildir. 1964’lerde henüz 20’li yaşlarda Konya, Afyon, İstanbul’dan bir grup gençle başlayan ve adını Yeniden Milli Mücadele olarak tarihe yazdıran bu gençlik hareketinin öncü isimlerinden ve liderlerinden birisi olan Necmettin Erişen hakkı verilerek anlatılmış, yazılmış isimlerden birisi değildir. 3 Haziran 2011 tarihinde aramızdan ayrılan Necmettin Erişen, Anadolu Ay Yayınları arasından geçtiğimiz günlerde çıkan Torosların Kartalı Necmettin Erişen (Haz. Hacı Ali Bozdam, Anadolu Ay Yayınları, Temmuz 2023, 280 s.) kitabıyla dava arkadaşları, dostları, yakın çevresi ve ailesi tarafından kaleme alındı.

Meydanları Ve Kürsüleri İnleten Gür Sesli Hatip

Milli Mücadele Hareketi içinde yetiştirdiği binlerce genç, öğretmenlik yıllarında okuttuğu binlerce talebe ve bıraktığı eserlerle yakın tarihimize mâl olmuş Necmettin Erişen, farklı cepheleri ile kitapta Necmettin Türinay, İrfan Küçükköy, Veli Şirin, Aydın Bolat, Mustafa Yürekli, Şefik Dursun, Mustafa Aydın, Caner Arabacı, Rahim Özkaymak, Murat Ertuğrul Erişen, Cihat Erişen ve daha onlarca isim tarafından kaleme alınmış. Genç yaşlarda büyük bir ideale sevdalanan Necmettin Erişen doğup büyüdüğü Adana’dan İmam Hatip okulunu bitirip, Diyanet teşkilatından imam-hatip olarak vazifeye başladığında yaşı henüz 18’dir. Adana’da göreve başlamasının akabinde Konya Yüksek İslam Enstitüsü sınavlarına girmiş ve kazanmıştır. Konya’da Yüksek İslâm Enstitüsü Talebe Cemiyeti olarak Yeni Ümit isimli dergi çıkarır. Bu onun dava adamı kimliğinin ilk yansıması sayılabilir. Herkesin ittifakla söylediği gibi o iyi bir hatiptir. Genel Merkezi Konya’da yer alan gençlik hareketi YMM’nin ilk mitinginde yaptığı konuşma ile gönüllere tesir etmiş ve milleti uyandırmıştır. Kadir Çalışıcı’nın şu cümleleri bu hususu anlatıyor: “Konuşmuyor, sanki yüzyıllardır biriken acı ve isyanı, kızgın bir kül yığını gibi kalabalığın üzerine küredikçe kürüyordu. Zekasını bileyen bu ateşli ruhun her sözü meydan okuma, her kelimesi başkaldırı idi.” (s.21) Meydanları böyle inletirken, cami kürsüsünde de vazgeçilmez bir hatiptir. Konya merkez Sahip Ata Camii’nde imamlık vazifesi yapmıştır. 1968 yılı Konya olayları sonrasında düzenlenen mitinge kefen giyerek çıkmış ve etkileyici bir konuşma yapmıştır. Bu olaydan sonra da Konya Müftüsü Tahir Büyükkörükçü tarafından Kapı Camiinde Cuma Hutbelerini okuma vazifesi verilmiştir. (s.66)

Mücadele Birliği’ne Bir Halk Hareketi Vasfı Kazandırdı

Onun meydanları inleten gür sadası, haksızlığa ve zulme asla rıza göstermeyişi yeni bir yola sürüklemiştir ki bu yolun adı ise Yeniden Milli Mücadele Hareketi’dir. Burada kitapta yer alan “Bir devrin ve bir neslin hikâyesi” başlıklı yazısı ile döneme ve Necmettin Erişen şahsında YMM hareketine ışık tutan Necmettin Türinay’ın yazısı önemli tespitler içeriyor. “İdeolojinin Kütleleşmesi” olarak tavsif ettiği ve hareketin salt bir gençlik ve fikir hareketi olmaktan çıkarılıp topyekün bir eylem hareketine dönüşmesini Necmettin Erişen’in duruşuna bağlıyor. Burada Afyon’dan Aykut Edibali, Yavuz Aslan Argun, Konya’dan Necmettin Erişen, Mevlüt Baltacı, Mevlüt Faruk İslamoğlu, Kemal Yaman, İrfan Küçükköy, Hasan Elmas gibi isimlerle halka halka büyüyen hareketin muharrik gücünün Necmettin Erişen olduğunu belirtiyor. Zira burada Afyon ve Konya üzerinden düşünce çözümlemesi yapan Türinay, Konyalıların birebir ilişkiyi esas alıp, o usul ile genişlemeye çalışırken, Afyonluların ise mantık ve muhakemeyi esas alarak ideolojik ve entelektüel bir tavırla işe yaklaştıklarını belirtir. Tam burada Necmettin Erişen’e dair tespitleri önem arz etmektedir: “Onun genel başkanlığı döneminde Mücadele Birliği kapalı örgüt niteliğini süratle aşmış, hedefini kalabalıklara doğru çevirmişti. (…) Necmettin Erişen yaratılıştan gelen yüksek enerjisi ve doğurduğu çarpıcı tesirle, Mücadele Birliği’ne yepyeni bir boyut kazandırdı. O da mücadeleye bir tür halk hareketi vasfı eklemesidir.” (s.129)

“Milletime Hizmet Etmek En Büyük Şerefimdir”

Konya’da bir büyük hareketi inşa eden Erişen, 1974 yılında İstanbul’a getirtilir ve 1978 yılında hareketin seyrini belirleyen güçler tarafından kurucusu olduğu hareketle ilişiği kesilir. Bundan sonra eğitimci kimliği ile öğretmenlik dönemini gördüğümüz Necmettin Erişen, oğluna söylediği ifade ile “yaşadığım müddetçe hizmet etmeyi, hayat biçimi haline getirdim. Aziz Türk milletine hizmet etmek en büyük şerefimdir. Bu benim hayat felsefemdir.” (s.205) demiştir. Hayatını bu gaye uğrunda “Beni mezara dik koyun” diyecek kadar istikamet üzere yaşamış Necmettin Erişen, son anına kadar milletine hizmet etmiş ve öylece hoş sada bırakarak göç etmiş bir öncü şahsiyettir. Kitapta farklı kalemlerce kaleme alınan yazılarda onun tüm yönlerine işaret eden metinleri görmemiz mümkün. Ruhu şâd, mekanı cennet olsun.

Kaynak: Kamil Büyüker

https://www.yenisafak.com/

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.