Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Cahit Zarifoğlu'nun askerlik anıları...


 

Ekrem Erdem'in genel başkanı olduğu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği'nin yayınladığı Dil ve Edebiyat dergisi, Kasım sayısını ?Mavera Dergisi Özel Sayısı? olarak çıkardı.

Genel Yayın Yönetmeni Üzeyir İlbak'ın Rasim Özdenören ve Atasoy Müftüoğlu'yla yaptığı söyleşilerle, Nazif Gürdoğan, Mustafa Özçelik, Mustafa Miyasoğlu, Mustafa Yürekli, Mehmet Atilla Maraş, Ömer Lekesiz, Nurettin Durman, Hüseyin Yorulmaz ve Zafer Acar'ın yazılarıyla dikkat çekiyor, bu sayı. Mustafa Yürekli, Dil ve Edebiyat'ın ?Mavera Dergisi Özel Sayısı' sayısına ?Kelimeler Andı Bekler' şiiriyle ve ?Mavera'nın Önderliği ve Cahit Zarifoğlu' yazısıyla katkıda bulundu.

1976 - 1990 yılları arasında yayın hayatını kesintisiz ondört yıl sürdüren Mavera dergisinden Cahit Zarifoğlu'yla ilişkimi ana hatlarıyla anlatacağım bu yazıda.

1978 yılında, lisede öğrenciyken bir mektubumda Cahit Zarifoğlu'na müdürümüz Mehmet Sait Kırmacı'nın Kahraman Maraş Lisesi'nden Nuri Pakdil'in sınıf arkadaşı olduğunu anlatmıştım ve edebiyat uğraşımla yakından ilgilendiğini, Edebiyat'a abone olduğumu yazmıştım.

Cahit Zarifoğlu da cevap mektubunda Adana Orman İşletmesi Müdürü Sait Zarifoğlu'nun kardeşi olduğunu yazmıştı. Gidip tanıştım onunla, haftalık ziyaretlere başladım. Sait Zarifoğlu bana Cahit abiyle Kızılay Pasajı'nda Akabe kitapevini nasıl açtıklarını anlatmıştı; gerektikçe anılarını paylaşırdı benimle..

Sait Zarifoğlu, müdürümüz Mehmet Sait Kırmacı'yla da dosttular zaten, sık sık görüşüyorlardı. Akif İnan'ı, konferans için Adana'ya gelişinde Sait Zarifoğlu karşılamıştı; Kırmacı Hoca da beni Orman İşletmesi'ne götürüp Akif İnan'la tanıştırdı.. Akşam da birlikte konferansını dinledik.

Bütün bu ilişkileri ve Adana'daki gelişmeleri mektuplarda ayrıntılarıyla anlatmıştım Cahit Zarifoğlu'na. Mektuplarla birlikte şiir çalışmalarımı da gönderiyordum.

İlişkiler böyle gelişirken, Cahit Zarifoğlu, ?Yaşamak'ta[1] topladığı anı yazılarını, kitaplaştırmadan önce, Mavera dergisinde yayınladı. ?SARIKAMIŞ 1979' başlıklı ilk metin, dergide yayınlanınca, içeriğiyle ve başlığıyla dikkatimi çekmişti; karda yapılan bir askeri tatbikatı anlatıyordu çünkü.

Yaşamak'ın başındaki Cahit Zarifoğlu'nun biyografisinde, ?İstanbul'da bir yıl özel bir lisede öğretmenlik yaptıktan sonra askere gitti (1973). Askerliğin kıta hizmetinin dokuz ayını Sarıkamış Dağcı Alayı'nda, son üç ayını da 1974 Kıbrıs harekatını müteakip gönderildiği Kıbrıs'ta ikmal etti (1975).? deniyordu. Dolayısıyla yazarın ilk metinde anlattığı askeri tatbikat, 1974 kışında, Sarıkamış'ta yaptığı askerlikten bir hatıraydı.

1981 Eylül'ünün sonunda, üniversiteye kayıt yaptırmak için gittiğim Erzurum'dan Adana'ya dönüşte Ankara'ya uğramış, Cahit Zarifoğlu'yla görüşme fırsatı bulmuştum. Sohbette, ilk metne koyduğu ?SARIKAMIŞ 1979' başlığında tashih olup olmadığını sordum. Askerlik tarihiyle başlıktaki tarih farklıydı. ?Başlık doğru.' dedi. ?Başlıkta olay yeri ile yazılış tarihi bir araya getirilmiş olmalı.' dedim. Memnuniyetle doğruladı. Bunun ne anlam ifade ettiğini sordu bana. Kitaba, bir askeri hatırayla başlamak çok şey ifade ederdi: ?Askerlikte yakaladığı cihat ruhunu, tezkereden sonra sivil hayatta da sürdürme çabasıydı bu.' Cevabıma öyle bir olumlu tepki verdi ki sevindiğimi hatırlıyorum. Yazar, ruhunu yalnızlıktan sadece ?anlayan ve takdir eden' okuyucuyla kurtarır.

O günlerde Rusya Afganistan'ı işgal etmiş, mücahitler başarılı bir direniş gösteriyorlardı. Irak, Humeyni devriminden sonra İran'a saldırmış, 1980'den 88'e kadar, sekiz yıl sürecek savaş başlamıştı. Filistin'de mücahitler İsrail'e karşı direniş gösteriyorlardı.. Cahit Zarifoğlu, Afgan cihadını başından itibaren kesintisiz destekledi, yazılar kaleme aldı, şiirler yayınladı.. Erdem Bayazıt'ın başkanlığında bir ekip Afganistan'a gidip cepheleri dolaştı, mücahitlerle röportajlar gerçekleştirdi ve Mavera dergisi Afganistan Özel Sayısı bile yayınladı.

Cahit Zarifoğlu'na, 1974 yılında, Kars'a, Sarıkamış Dağcı Alayı'na çok mektup yazdığımı anlattım. Şaşırdı. ?Babam, sizin asker arkadaşınız. Ziya Yürekli'nin, büyük oğluyum ben.' dedim. Babamı hemen hatırladı. Babamın kışlada bir depoyu mescit yapıp bir askeri de imam olarak görevlendirdiğini anlattı bana. Babam, Cahit Zarifoğlu'nu Maraşlı Abdullah olarak biliyordu. Cahit Zarifoğlu da, babam da 1940 doğumluydu. O yıllarda yüksek öğrenim görenler, askerliği otuzüç yaşına kadar tecil ettirebiliyordu. 1973 yılının son üç ayında, Tuzla Piyade Okulu'nda eğitim alıp dağıtım oldular. Yaşamak'ta ?TUZLA İSTANBUL 1973'[2] başlıklı metinde, ?Daha üç gün olduğu halde, bir tek ünlem hepimizi hizaya getirmeye yetiyor. Kişisel isteklerin ve kaprislerin budandığını ve fazlalıkları bıraktıktan, atıp unuttuktan sonra geçilebilen dar bir koridora doğru sürüldüğümüzü görüyorum.'[3] diyerek anlattığı askerliğin ilk günlerine ilişkin izlenimlerini, asker arkadaşlarıyla ilişkilerini okumuştum. Ayrıca İstanbul'a dair düşünce ve duygularını, yalnızlık, aşk, ayrılık, özleme ilişkin düşüncelerini, tasavvufa ilişkin değerlendirmelerini okudum, Tuzla notlarında.

Babam, dağıtımda, kurada Kars'ı çekmişti. Dağıtım izniyle Adana'ya geldiğinde, ben, bugünkü Seyhan ilçesinde, Sümer Mahallesi'ndeki Mehmet Akif Ersoy İlkokulu'nda öğrenciydim ve babam askeri üniformasıyla okulumuza gelip öğretmenimle ve müdürle görüşmüştü. Ne kadar çok gurur duymuştum babamla, bir subay olarak okulumuza geldiğinde.

İstanbul - Tuzla'da da tanışıp tanışmadıklarını, ne o sohbette Cahit Zarifoğlu'na sordum, ne de daha sonra babama. Cahit Zarifoğlu'yla, asker arkadaşının oğlu olarak değil, genç bir şair, Mustafa Yürekli olarak iletişimimi ve ilişkimi yürüttüm. Elbette asker arkadaşı Ziya Yürekli'nin oğlu olmam, en az Adana İmam Hatip Lisesi mezunu ve ilahiyat öğrencisi olmam kadar olumlu bir referanstı. Ben onunla ilişkide, şiirlerini ve eserlerini önceledim, o da benim çalışmalarımı; bu konumlanmamdan o da memnundu..

(Devam edecek?)


[1] Cahit Zarifoğlu, Yaşamak, Akabe Yayınları, Ankara, 1980.

[2] Yaşamak, s. 118 - 121.

[3]Yaşamak, s.119.

Mustafa Yürekli - Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.