1. HABERLER

  2. KÜLTÜR - SANAT - YAŞAM

  3. Celalettin Alkan: Gazâlî'ye göre çocuklara iman esaslarını öğretmenin yöntemleri
Celalettin Alkan: Gazâlî'ye göre çocuklara iman esaslarını öğretmenin yöntemleri

Celalettin Alkan: Gazâlî'ye göre çocuklara iman esaslarını öğretmenin yöntemleri

Çocuklarımıza iman esaslarını nasıl ve ne kadar öğreteceğiz? İyi birer Müslüman olabilmeleri için tüm incelikleri bilmeleri mi gerekiyor; yoksa temel imânî konuları bilmeleri yeterli mi?

A+A-

Celalettin Alkan: Gazâlî'ye göre çocuklara iman esaslarını öğretmenin yöntemleri

Çocuklarımıza iman esaslarını nasıl ve ne kadar öğreteceğiz? İyi birer Müslüman olabilmeleri için tüm incelikleri bilmeleri mi gerekiyor; yoksa temel imânî konuları bilmeleri yeterli mi?

Bu sorular hepimizin zihnini meşgul eden, çocuklarımız büyüdükçe onlarla birlikte zihnimizde büyüyen sorulardır. Bu konuda genellikle çoğumuz yöntem ve ölçü bilmediğimiz için tedirginlik yaşarız. Nasıl yapacağız, neleri ne kadar öğrenecek ve öğreteceğiz?

Neyse ki büyük İslam âlimi; Kur'an'dan sonra İslam dünyasında en çok okunan eser konumunda olan "İhyâ-u ulumi'd-dîn" adlı eşsiz eserin sahibi, Hüccetü'l İslâm (İslam'ın delili) lakaplı İmam-ı Gazâlî hazretleri (ö. 505), yıllar önce bizim için "Kavâidü'l Akâid” (İnanç Esasları) adlı eserinde bu soruları cevaplamış ve bir âlim şefkatiyle hareket ederek henüz o günlerde sadra şifâ açıklamalar yapmayı başarmış, nasıl davranmamız gerektiğini bizlere öğretmiştir. Allah kendisinden razı olsun.

Bu yazı bahsi geçen eser özelinde İmam-ı Gazâlî'nin görüşleri üzerinde durmaktadır. Konuyu işlerken bu nefis eserden kesitler sunacak, araya çok girip insicâmı bozmamaya gayret ederek yeri geldiğinde küçük açıklamalar

yapacağız. Şimdi kısaca üzerinde konuşacağımız eserden bahsettikten sonra İmam-ı Gazâlî'nin engin düşünce dünyasına hep birlikte dalalım.

1) "Kavâidü'l Akâid" nasıl bir eserdir?

Öncelikle İmam Gazâlî'nin bu eseri Kudüs'te bulunduğu sırada müstakil bir eser olarak kaleme alıp sonraları "İhyâ"ya dahil ettiğini söylemeliyiz. Ehl-i sünnet itikadının oldukça hoş bir şekilde özetlendiği bu eser o kadar güzeldir ki bu haliyle gerçekten de "İhyâ"ya eklenmeyi hak etmiştir.

Eser dört ayrı bölümden oluşmakta ve her bölümde iman esasları farklı bir metodla incelenmektedir. Şöyle ki; ilk bölümde İslam inanç esasları en sade şekliyle, kelime-i tevhidin kısa bir şerhi yapılarak anlatıldıktan sonra, ikinci bölümde bu hakikatleri başkalarına öğretme metodları ele alınmıştır. Son iki bölümde ise çeşitli sorular cevaplandırılarak, daha girift konulara giriş yapılmıştır. Bu haliyle eser, aslında temel konuların ardından detaylanarak ilerleyen bir çizgiyi takip eder halde hazırlanmış oldukça kıymetli bir eserdir.

Biz bu yazıda "Kavâidü'l Akâid"in ilk iki bölümüyle ilgileneceğiz. Zira kimin ne kadar bilmesi gerektiği ve çocuklara neyin nasıl öğretileceğinin izahı burada yapılıyor.

2) İmam Gazâlî'ye göre kim, neyi, ne kadar ve nasıl öğrenmeli?

İmam Gazali'ye göre herkesin bilmesi gereken temel imânî konular ve yalnız ehlinin ilgilenmesi gereken, uzmanlık isteyen konular vardır. O, ehli olmayanların temel ilkeleri bilmeleriyle kurtuluşa ereceklerini savunan bir İslam âlimidir. Ona göre İslâmî ilimlerle meşguliyeti olmayan kişilerin ihtisas isteyen konulara dalması uygun değildir.

  1. Herkesin bilmesi gereken temel imânî konular

Eserin ilk bölümünde iman esaslarının en sade şekilleriyle kelime-i tevhid üzerinden anlatıldığını daha önce söylemiştik. İmam-ı Gazâlî'ye göre bu bölümde anlatılan bilgiler mutlaka mesleği, yaşı, konumu ne olursa olsun her Müslüman tarafından bilinmesi, hatta ezberlenmesi gereken bilgilerdir. Söz konusu bölümde aktarılan bu önemli bilgileri kısaca şöyle özetleyebiliriz:

"Kelime-i tevhidin birinci kısmı tenzihten ibarettir. Bu da Allah hakkında aşağıdakileri bilmek demektir:

1. Allah şekillenmiş bir cisim değildir,

2. Allah hayydır (hayat sahibi), kâdirdir (kudret sahibi),

3. Allah bütün mahlukatı bilendir,

4. Allah irade sahibidir,

5. Allah semi'dir (işiten), basîrdir (gören),

6. Allah mütekellimdir (konuşan),

7. Allah için hiçbir şey vacip değildir (Hiçbir şeyi yapmak zorunda değildir).

Kelime-i tevhidin ikinci kısmı ise Hazreti Peygamberi (sas) aşağıdaki konularda tasdik etmekten ibarettir:

1. Muhammed (sas.) Allah'ın rasulüdür.

2. Kabir azabı haktır.

3. Mizan haktır.

4. Sırat haktır.

5. Kevser havuzu haktır.

6. Hesap haktır.

7. Müslüman ebedi olarak cehennemde kalmayacaktır.

8. Şefaat haktır.

9. Sahabeyi övmek ve aralarındaki fazilet sırasını bilmek gerekir. Bu sıra ise Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali (r.anhüm) şeklindedir."

  1. Çocukların bilmesi gereken temel imânî konular ve bunların çocuklara öğretilmesi

İmam Gazâlî özetle verdiğim bu bilgilendirmeden sonra tespit edilen esasların çocuğa ezberletilmesi, daha sonra çocuk büyüyünce manalarının aşamalı olarak konu konu kendisine açıklanması gerektiğini ifade ediyor. Bu 

esnada çocuğun salih kulların meclislerine devam etmesinin de imanın kalbinde Allah'ın bir lütfu olarak kökleşmesine sebebiyet vereceğini söylüyor.

Bu tavsiyelerin ardından Gazâlî sözü aslında konuyu açmama neden olan yere getiriyor; kim neyi, ne kadar öğrenecek? Bu hususta da Gazâlî şu kıymetli değerlendirmeleri yapıyor: "Çocuk bu itikatla (İlk bölümdeki bilgilerle) büyür, gelişir, sonra dünya kazancıyla meşgul olursa ona bunlardan fazlası açılmaz, anlatılmaz. Çünkü çocuk ileride bu öğrendikleriyle ömür sürerse Allah'ın izniyle selamete ulaşır. Fakat eğer ahiret yolunu tutacak olursa (Dînî ilimlerle meşgul olamaya karar verirse) ona Allah ameli, takvası, kötü alışkanlıklardan uzak kalışı oranında belki ilahi bir nur verir de böylece bu konularda derinleşebilir. Çünkü kişi kendi mesleğiyle ilgilenirken itikadın incelikli konularında derinleşemez."

İmam-ı Gazâlî sonra kendi işiyle meşgul olan kimselere kelâmın zor konularını anlatıp onları "sorgulamaya" davet etmeyi, dal budak versin diye ağaca demir balyozla vurmaya benzetiyor ve bu işi; "Zararı faydasından çok olan iş." olarak niteliyor.

3. Herkesin bilmesi gereken imanî konular

Kavâidü'l Akâid'de İmam Gazâlî'nin bu hassas ve gerçekçi tavrını görünce ilk olarak günümüzde olur olmaz zaman ve zeminlerde ekranlara çıkıp insanlara en tartışmalı konuları açarak onların kafasını karıştıran, milletin imanının umurlarında olmadığını düşündüğüm insanlar aklıma geldi.

Bu kimseler öğrenim durumu, mesleği, meşguliyeti bambaşka olan kitlelerin karşısına çıkıp kendilerinin dahi anlamadıkları konuları o insanlara anlatarak güya onları sorgulanıp sağlaması yapılmış bir imanla yaşamaya davet ediyorlar.

İmam-ı Gazâlî hazretleri de isteseydi pekâlâ o kimseler gibi çok şaşırtıcı şeyler söyleyerek bizi kendine hayran bırakabilirdi. Fakat o kısaca şunları söyledi:

a) Herkesin bilmesi gereken temel imânî konular vardır. Çocuklara bunlar önce ezberletilmeli, sonra izah edilmelidir. Bunun yanında çocuğun salih kimselerle irtibatı sürdürülmelidir.

b) Dünyalık geçimleriyle ilgilenen kişiler temel mevzuları bilip amel ederlerse kurtulurlar. Onlardan daha fazlası 

beklenmez. Zaten uğraşları farklı olduğu için böyle kimselerin imânî konularda detaylara vakıf olmaları da mümkün değildir.

c) Temel konuların dışında kalan hususları yalnızca işin ehli ilim adamları konuşup tartışmalıdır.

Ne kadar sade ve yerinde bir yaklaşım! Hele ki günümüzde hem İslâmî ilimlerle uğraşmayıp -hatta Arapça öğrenme zahmetine dahi katlanmayıp- hem de fıkhı İmam Ebû Hanife gibi, kelâmı İmam Gazâlî gibi, Kur'ân'ı İmam Nesefî gibi anlayabileceklerini zannedip sonra hepsini birbirine karıştırarak iki dünyalarını da mahvedenleri görünce...

Bu insanların içine düştükleri acınası hale bakınca onları "sorgulamaya" çağıran kişilerin aslında ne kadar zalim, onları gündelik işleriyle birlikte her şeyi anlama güçlüğünden ve mecburiyetinden kurtararak "Size bu kadarı yeter" diyen İmam-ı Gazâlî gibi kadim ulemanın ne kadar şefkatli oldukları bir kez daha anlaşılıyor.

Allah ayaklarımızı İslam dini üzere sabit kılsın ve bize tarafından bir nur bahşeylesin ki duracağımız yeri bilelim..

Unutmayalım; kendini (haddini, kapasitesini) bilen rabbini bilir.

 

Not: Alıntıladığım kısımlar için bkz: Ebû Cafer Muhammed b. Muhammed el-Gazâlî,  "Kavâidü'l Akâid", Âlemü'l-kütüp, Lübnan, 1985, s. 1-184.)

www.dunyabizim.com/

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.