Cübbenin İçinde Ne Var?

Bülent Arınç Covid sürecinde Selahattin Demirtaş’ın seher isimli teröristin adını verdiği kitabını okurken birden farklı alemlere dalmış.

Kürtlerin yaşamış olduğu travmaları fark etmiş.

25 yıl milletvekili yapmış, bakanlık yapmış meclis başkanlığı yapmış, barış sürecini yaşamış bir zaten Kürtlerin yaşamış olduğu travmayı Kürtlerin kanını üstüne siyaset yapan onlarca kişiyi katleden canlı bomba seherin ismini taşıyan kitaptan anlaması ahmaklıktan başka bir şey değildir.

Kimse kusura bakmasın bu hal ve hareketler için Anadolu’da “kendisi eşek oluyor semeri bize vuruyor” ifadesini kullanırlar.

Kürtlerin yaşamış olduğu sıkıntıları, travmaları yeni anlamış olması asla kabul edilebilir bir hadise değildir.

1960 ihtilalinden sonra Sivas Temeltepe toplanan Kürt kanaat önderlerinin çekmiş olduğu işkence ve zulümleri demek ki hiç duymamış.

Kapatılan medreseleri, sarıklarından Sürüklenerek götürülen ve bir daha geri gelmeyen melleri hiç duymamış.

Şeyh Saidi, Seyit Rıza’yı duymamış.

Tarihi hadiseleri bir tarafa bırakalım;

12 Eylül darbesinden sonra Diyarbakır Cezaevi’nde Yaşananları demek ki hiç duymamış.

Urfa’nın bir köyünde halkın meydana toplayıp pislik yediren binbaşıdan hiç haberi olmamış.

Yasaklanan dilden, yasaklanan türkülerden, ismi değiştirilen köylerden hiç haberdar olmamış.

Sistem tarafından kurulan ve kontrolden çıkan PKK terör örgütü tarafından Kürt halkına yapılan yeryüzünün en büyük işkencelerinden, katliamlarından, haraç toplamalarından hiç haberi olmamış.

40.000 kişinin şehit edilmesinden haberi olmamış.

Ak partiye gönül verenleri kaçırıp dere kenarlarında öldürmelerinden demek ki hiç haber olmamış.

O hendek olaylarında fetoculerle işbirliği yaparak memleketi bölmek için ayaklanma çağrısı yapan eli kanlı Selahattin Demirtaş’ı hiç tanımamış.

Bülent Arınç bunca yaşı boşuna yaşamış anlaşılan.

50 senedir içinde bulunduğu siyasetin en önemli konusunu Kürt travmasını eli kanlı bir katilin romanından tesadüfen öğrenmesi ve ağlak hatlarıyla buradan çözümler üretmesini anlayabilmek mümkün değil.

Oysa ki; içinde bulunduğu Adalet ve Kalkınma Partisi Kürt halkının sıkıntılarının çözülmesi için sayısız adımlar atmış sorunların büyük bir ekseriyetinin çözmüştür.

Elbette Bülent bey işine gelmediği için bunları görmemektedir.

Canın sıkılınca cübbesinden bahseden Bülent Arınç’ın cübbesinin içeresinde hangi şeytanların cirit attığını doğrusu merak etmekteyim.

Bunca yıl siyaset yapmış bir insanın ihanet içeresinde değilse rüzgârların önünde savrulan yaprak gibi sağa sola zikzaklar çizmesini anlayabilmek mümkün değildir.

Bülent Arınc’ın toprağın altını olduğunu, toprağın altından gelen sesleri idrak etmesini ummaktayım.

Gerisi boş laf.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.