1. HABERLER

  2. AFRİN - MÜNBİÇ VE BARIŞ PINARI HAREKATI DOSYASI

  3. Erdoğan: Kim bidon kafalı göreceksin?
Erdoğan: Kim bidon kafalı göreceksin?

Erdoğan: Kim bidon kafalı göreceksin?

Başbakan Erdoğan, referandum mitingleri kapsamnında Çorum'da halka hitap etti.Referandum çalışmaları kapsamında yurt gezilerini sürdüren Başbakan Recep...

A+A-

Başbakan Erdoğan, referandum mitingleri kapsamnında Çorum'da halka hitap etti.

Referandum çalışmaları kapsamında yurt gezilerini sürdüren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Çorum?da binlerce kişiye seslendi.

İşte Erdoğan?ın açıklamalarından satır başları:


OLAYLARIN ÜZERİNİ ÖRTMEDİK

Biz ilk günden itibaren çetelerle mücadele ettik. Tehditlere boyun eğmedik. 2006 yılında Danıştay?a bir saldırı oldu. Eli silahlı katil ya da katiller ellerini kollarını sallaya sallaya Danıştay?a girip kurşun yağdırdılar. Olaydan sonra hemen Ak Parti suçlandı. Cenazelerde kitleler bize karşı kışkırtıldı.

Biz olayın üzerini örtmedik. Tüm boyutlarıyla üzerine gittik. Şimdi görüyorsunuz. Ak Parti?nin sorumlu olduğunu söyleyenler başları önde eğik dolaşıyorlar. Bunları Çorum?da hatırlatmamın bir nedeni var. Anlıyorsunuz değil mi. Biz artık tarihteki karanlık noktaların aydınlanmasını istiyoruz. Konuşulmayanlar konuşulsun, tartışılmayanlar tartışılsın istiyoruz.

KİRLİ ELLER ÇORUM?U KULLANDI


Çorum?da maalesef kanlı olaylar yaşandı. 1980?de Çorum?da yaşananlar asla bir sağcı solcu çatışması değildi. Asla Alevi Sunni çatışması da değildi. Olanlar açık açık bir provokasyon yaşandığını gösterdi. Kirli eller Çorum?u hedeflerinde bir laboratuar olarak kullanmak istediler.

 Danıştay?a yapılan saldırı da aynı. İşte bugün tek tek açığa çıkartılan çeteler sokakları kan gölüne çevirerek bu millete rota çizmek istediler. Benzeri olayları bugün de denemek istiyorlar. Hassas il ve ilçelerimizde milleti galeyana getirerek rant sağlamak istiyorlar. İnegöl de böyle Dörtyol da böyle. Bakın Dörtyol da kimlerin arabaları kullanıldı.

KİM BİDON KAFALI GÖRECEKSİN

Bu CHP zihniyeti benim vatandaşıma göbeğini kaşıyan, bidon kafalı diyor. 12 Eylül?de kim bidon kafalı kim göbeğini kaşıyan göreceksin.

 Anayasa 27 Mayıs?la, 12 Eylül?le yüzleşmektir. Çorum?un bir sözü var, Deniz suyu gibi ne içiliyor ne geçiliyor.

CHP milletvekilleri Silivri?ye gidiyor. CHP çıkıyor ben Ergenekon?un avukatıyım diyor. Haftalardır 27 Nisan bildirisini diline dolayan CHP Genel Başkanı ?Hayır CHP Ergenekon?un avukatıdır demedi. CHP?ye gönül vermiş vatandaşlarıma sesleniyorum. Bu oylama bir genel seçim oylaması değil. Yanılgıya düşmeyin.  CHP?ye oy vermiş vatandaşıma diyorum ki, sana saygım var oyuna saygım var ama bu bir halk oylaması.

BU MİLLETİN ANAYASASI

MHP, CHP ile yan yana gelebilir mi? MHP BDP ile yan yana gelebilir mi? Bakın şimdi CHP, MHP, BDP, Yarsav bir araya gelmiş ?Bu Ak Parti?nin anayasası? diyor. Bu Ak Parti?nin değil, milletin anayasasıdır.

Bu Kesk, Kamusen filan diyor ki ?Toplu görüşmeyi referandumdan sonraya bırakalım.? Evet çıkacağını kabulleniyorlar. Ama biz hayır diyeceğiz diyorlar. Kusura bakmasınlar arkadaşlarım görüşmeyi kendileriyle yapacaklar. 25 kuruşa simit olmaz. Doğrunun yanında ol. Bu yolda olmayanlara haddini bildirmek milletimin görevi.

DERSİM?Lİ OLDUĞUNU SÖYLEMEKTEN NEDEN ÇEKİNİYORSUN

CHP Genel Başkanı gittiği her yerde soy ağacından bahsediyor. Her yerde Akşehirli olduğunun altını çiziyor. Neden göğsünü gere gere Dersimli olduğunu söyleyemiyor. Neden bundan çekiniyorsun. Söyle.

Burada bir incelik var. Dersim katliamının altında ne yatıyor. On binlerce insan orada katledildi. Kim katletti, CHP zihniyeti katletti.

Sayın Genel başkan ben  o zaman doğmamıştım diyor. Biz sana işin faili sensin demiyoruz ki. Biz mensubun olduğun soy ağacının bu ülkede neler yaptığını anlatıyoruz.

 Lafa gelince ?Cumhuriyeti biz kurduk diyorlar?. Ortada kuyu var yandan geç diyorlar. Artık yok öyle 25 kuruşa simit. Biz kuyuların ağzını kapatıp içini de dolduruyoruz artık. 

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bugün de bazı illerimizde, bazı ilçelerimizde kirli senaryolarını uygulamaya koymak istiyorlar. Tıpkı 1980'de Çorum'da olduğu gibi, bugün de hassas vilayetlerimizde, hassas ilçelerimizde kargaşa çıkartmak, arbede çıkartmak, milleti galeyana getirip buradan rant sağlamak istiyorlar. İnegöl de öyle, Dörtyol da öyle bunu böyle biliniz'' dedi.

Erdoğan, ''İşte Dörtyol'da bakın kimin arabaları kullanıldı. Ortaya çıkıyor, görüyorsunuz. Kimler kimlerle nasıl teknik takiplere takıldı görüyorsunuz'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, partisince Çorum'da, Abide Meydanı'nda düzenlenen mitingde, ''kadim bir medeniyet şehri'' olarak nitelediği Çorum'un, bir Hitit, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet şehri olduğunu söyledi.

İstiklal Savaşı'nda en fazla şehit veren illerden biri olan Çorum'un 1510 İstiklal Madalyasına sahip olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, Türk milleti olarak Çorum'un yiğitliğiyle, mertliğiyle ve gözüpekliğiyle her zaman gurur duyduklarını dile getirdi. Erdoğan, ''Nasıl ki Çorum, bu topraklardan yetişmiş Akşemseddin Hazretleriyle, Ebus-Suud Efendiyle, Koyunbabayla, İskilipli Atıf Hoca'yla gurur duyuyorsa bizler de Çorum ile gurur duyuyoruz'' dedi.

AK Parti iktidarı olarak, ekonomik istikrar ile demokratik istikrarı eşzamanlı  geliştirmenin ne kadar önemli olduğunu gördüklerini vurgulayan Erdoğan, demokratikleşme olmadan refahın da, kalkınmanın da, adaletin de sağlanamadığını gördüklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bir yandan sessiz devrim denilen reformları hayata geçirdik, diğer yandan Türkiye'yi büyütecek, güçlendirecek hizmetleri, yatırımları yaptık. Tüm bunları yaparken demokrasiden, millet iradesinden hoşlanmayan, sivil siyasetten hazzetmeyen bir kısım karanlık odakların harekete geçtiklerini gördük. Gördük ki bu ülkede kirli birtakım örgütlenmeler var, kirli birtakım çeteler var, adı konulmamış şiddet yapılanmaları var. Bu kirli örgütlerin, çetelerin, bu kirli odakların, toplumun damarlarına kadar, devletin koridorlarına kadar sirayet ettiğini gördük.

Sizden aldığımız güçle, sizden aldığımız destekle, sizlerin hayır duasıyla çetelere karşı, mafyaya karşı, hukuk dışı örgütlenmelere karşı amansız bir mücadele başlattık. Tehditlere boyun eğmedik, provokasyonlara aldanmadık, kışkırtmalara eyvallah demedik. Ülkenin selameti, milletin huzuru ve refahı için tüm bu kirli örgütlenmelere karşı dik durduk, hepsiyle cesur bir şekilde mücadele ettik, ediyoruz.

Hatırlayın, 2006 yılında, Danıştay'a bir saldırı oldu. Eli silahlı katil ya da katiller, ellerini kollarını sallayarak Danıştay'a girdiler, toplantı salonunu bastılar ve oraya kurşun yağdırdılar. Olay anından itibaren hemen bazı medya kuruluşları, bazı siyasiler, bazı bürokratlar doğrudan doğruya AK Parti hükümetini, bizi suçlamaya başladılar. Cenaze törenlerinde kitleler bize karşı kışkırtıldı.''

''BİZ ARTIK TARİHLE YÜZLEŞMEK İSTİYORUZ''

Geçmişte de benzer birtakım olaylar olduğunu belirten Erdoğan, ama bu olayların hiçbirinin çözülemediğini, asıl sorumluların bulunamadığını ifade etti.

AK Parti hükümeti olarak kendilerinin Danıştay saldırısının üzerini örtmediklerini, bir kısım medyanın hedef saptırmalarına aldanmadık ve olayın tüm boyutlarıyla üzerine gittiklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''İşte şimdi görüyorsunuz, hükümetin, AK Parti'nin sorumlu olduğunu söyleyenler şimdi başları önünde dolaşıyorlar. Kimlerin kimlerle iş tuttuğu, kimlerin bu ülkenin istikrarına, huzuruna, güvenliğine kastettiği, kimlerin bu kirli hedefler için kader birliği yaptığı ortaya çıkıyor.

Bakın, bu olayları, bu çeteleri Çorum'da hatırlatmamın bir sebebi var. Anlıyorsunuz değil mi? Biz artık adalet yerini bulsun, kirli oyunlar bozulsun istiyoruz. Biz artık tarihle yüzleşmek istiyoruz. Biz, tarihimizdeki karanlık noktaların artık aydınlanmasını istiyoruz. Biz, hiçbir şeyin üzeri örtülmesin, her şey açığa çıksın ve hak yerini bulsun istiyoruz. Biz konuşulmayanlar konuşulsun, tartışılmayanlar tartışılsın istiyoruz.

1980 yılında mayıs ayında Çorum'da maalesef kanlı olaylar yaşandı, birçok vatandaşımız öldürüldü, birçoğu yaralandı. 1980 yılında Çorum'da yaşanan olaylar, asla ve asla bir sağcı-solcu çatışması değildi. 1980 yılında Çorum'da yaşanan olaylar, asla ve asla bir Alevi?Sünni çatışması da değildi. Çorum'da, bu olayların öncesinde yaşanan gelişmeler, bu olayların sonrasında ortaya çıkan gerçekler, burada açık açık bir provokasyon, açık açık bir kışkırtma yaşandığını gösterdi. Gizli eller, kirli eller, karanlık birtakım odaklar, Çorum'u alçakça hedeflerinde bir laboratuvar olarak kullanmak istediler.

Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylar, Sivas'ta yaşanan olaylar, İstanbul Gazimahallesi'nde yaşanan olaylar, Danıştay'a yapılan saldırı, faili meçhul cinayetler, kirli suikastlar... Bunların tamamı, kirli senaryoların kışkırtma denemeleridir. İşte bugün tek tek açığa çıkartılan çeteler, terör örgütlenmeleri, korku salarak, tedirgin ederek, sokakları kan gölüne çevirerek bu ülkeye ve bu millete yön vermek, rota çizmek istediler.

Benzeri olayları bugün de zaman zaman denemeye çalışıyorlar. Bugün de bazı illerimizde, bazı ilçelerimizde kirli senaryolarını uygulamaya koymak istiyorlar. Tıpkı 1980'de Çorum'da olduğu gibi, bugün de hassas vilayetlerimizde, hassas ilçelerimizde kargaşa çıkartmak, arbede çıkartmak, milleti galeyana getirip buradan rant sağlamak istiyorlar. İnegöl de öyle, Dörtyol da öyle bunu böyle biliniz. İşte Dörtyol'da bakın kimin arabaları kullanıldı. Ortaya çıkıyor, görüyorsunuz. Kimler kimlerle nasıl teknik takiplere takıldı görüyorsunuz.

Dün nasıl, Çorum'da, Kahramanmaraş'ta kirli senaryolar hayata geçirilmek istendiyse bugün de bir kısım senaryolar yazılıyor ama hamdolsun daha uygulamaya geçmeden bunların hepsi deşifre ediliyor.''

''ŞİMDİ ARTIK DEMOKRASİ DIŞI GÜÇLERE ÇANAK TUTAN BİR YÖNETİM YOK''

O devirlerin artık geride kaldığını, o karanlık dönemlerin kapıları açılmamak üzere kapandığını belirten Başbakan Erdoğan, şimdi artık karanlığın yerini aydınlığın aldığını, artık çetelere avukatlık yapan bir iktidarın değil, çetelerden hesap soran, artık milletin avukatı olan bir iktidarın bulunduğunu dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: 

''Şimdi artık demokrasi dışı güçlere çanak tutan bir yönetim yok, millet iradesini en üstte tutan bir yönetim var. Şimdi artık şapkasını alıp giden bir iktidar yok, millet adına milletin emanetini canından kutsal bilen bir iktidar var.

Bu ülkede artık çetelerin değil, milletin dediği oluyor. Bu ülkeye artık mafya değil, terör örgütleri değil, artık millet yön veriyor, millet rota çiziyor. İşte Anayasa değişikliğinin anlamı budur.

Gayet güzel pankartlar asmışsınız. Zaten gerçekler orada. Benim halkım en güzelini biliyor. Bu CHP zihniyeti benim vatandaşıma 'göbeğini kaşıyanlar' diyor, 'bidon kafalı' diyor. 12 Eylül'de kim bidon kafalı, kim göbeğini kaşıyan göreceksin.

Anayasa değişikliği, 27 Mayıs'la yüzleşmektir, 12 Eylül'le yüzleşmektir. Anayasa değişikliği bu ülkede mazlumların sırtından geçinenleri hesaba çekmek için onlarla yüzleşmektir, 12 Eylül öncesi akan kanların hesabını sormaktır. Anayasa değişikliği, bu ülkenin tarihindeki o karanlık noktaları aydınlatmaktır. Anayasa değişikliği, milli iradeyi gerçekten egemen kılmaktır, demokrasiyi gerçekten hayata geçirmektir, hukukun üstünlüğünü gerçekten hakim kılmaktır.

'Evet' demek, bir daha bu ülkede 12 Eylül'ler yaşanmasın demektir. 'Evet' demek, bir daha 27 Mayıs'lar yaşanmasın demektir. 'Evet' demek, darbeci anlayışlara, vesayetçi anlayışlara, müdahaleci anlayışlara dur demektir.''

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.