Erol Güngör’ün Batıcılık Eleştirisi

Erol Güngör’ün Batıcılık Eleştirisi

Genel yayın yönetmenimiz üstat Yüksel Kanar'ın Erol Güngör'ün 'Türk Kültürü ve Milliyetçiliği' eserinden aldığı notları yayınlıyoruz Ulu Kanal okuyucularına..

Meclis başkanı olduğu zaman "Ben isbatiye mesleğindenim (pozitivistim)" diyerek yemin etmek istemeyen Ahmet Riza Bey öldüğü zaman kütüphanesinde bir sürü değersiz kitap arasında Auguste Comte'un bir tek kitabı bulunmuş, onun da sadece önsözüne ait sahifelerin açık olduğu görülmüştür. (Erol Güngör, Türk Kültürü ve Milliyetçilik, 1978, s. 42)

Bilhassa sosyal ilimlerin gelişmesi sayesinde, cemiyetin fizik kanunlarına tabi olmadığı da iyice anlaşılarak başlangıçta zihinlere hakim olduğu görünen ilkel pozitivizmin yerini bugünkü İlm zihniyeti aldı. Mamafih, batıdaki bu gelişmeleri layıkıyla takip edemeyen geri kalmış memleket aydınları ne olduğu iyice bilinmeyen bir modernizm namına kendi kültürlerine karşı düşmanlıktan vazgeçemediler. Bizim Meşrutiyet devri münevverlerinden Ahmet Rıza ve Abdullah Cevdet beyler bu tipin su katılmamış iki örneğidir. (Erol Güngör, Türk Kültürü ve Milliyetçilik, 1978, s. 42)

Türkiye'deki politikacı elit mensuplarına Türk halkı hakkındaki kanaatlarını sorunuz. Seçimi kazananlar bu halkın kuvvetli sezgisinden, irfanından, keskin zekasından, temyiz kudretinden bahsedeceklerdir. İktidarı kaybedenler göre aynı halk ileriyi göremeyen, kendi çıkarının Nerede olduğunu bilmeyen, alimden çok cahile kulak veren, kısa vadeli hırs ve iştihalarının esiri olan bir kitleden ibarettir. Her iki ifadenin arkasındaki motif aynıdır. İktidara gelenlerin de gelmeyenlerin de kendilerinden başka kimseye kıymet vermeyişleri. (Erol Güngör, Türk Kültürü ve Milliyetçilik, s. 62)

İngiltere'yi İkinci Dünya Harbinden galip çıkaran şahıs sulh zamanında işe yaramayacağı için iktidarı kaybetmiştir. Tek parti politikacılarının (ve günümüzdeki ardıllarının Y.K) şimdi de faydalı olabileceklerini düşünmek diktatörlük ile demokrasiyi eşit tutmak gibi bir mantık hatası değil midir? Ama bu hata Türkiye'de çok sık işleniyor. (Erol Güngör, Türk Kültürü ve Milliyetçilik, 1978, s. 62)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar