1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Ethem Sancak'tan ASKON'a özel mesaj
Ethem Sancak'tan ASKON'a özel mesaj

Ethem Sancak'tan ASKON'a özel mesaj

ASKON?un tecrübe aktarım konferansına katılan Hedef Alliance Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak Kura'an daki ilk ayeti hatırlattı ve ekonomin ile...

A+A-

ASKON?un tecrübe aktarım konferansına katılan Hedef Alliance Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak Kura'an daki ilk ayeti hatırlattı ve ekonomin ile siyasetin temeline bilgiyi koydu.

Hedef Alliance Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, her şeyin temelinin bilgi olduğunu belirterek, ?Geleceği daha iyi inşa edebilmek için bilgiyi paylaşmalıyız. Kadim medeniyetimiz bilgiye dayalı yönetimleriyle tarihe damga vurmuşlardır. Kuran?da Allah?ın ilk emri Oku?dur. Bilgiye dayalı yönetim ve strateji geliştirmeliyiz? dedi.

ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, Genel Başkan Yardımcısı Sıtkı Abdullahoğlu, ASKON Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda katılımcının iştirak ettiği toplantıda, Ethem Sancak, iş hayatındaki tecrübelerini ASKON?lularla paylaştı.

Ethem Sancak, ekonominin de siyasetin de temelinin bilgi olduğunu belirterek, ?Bilgi en değerli hazinedir. Bilgi paylaşıldıkça hata payı azalır. Geleceği daha iyi inşa edebilmek için bilgiyi paylaşmalı ve birbirimize faydalı olmalıyız. Bizim kadim medeniyetimiz 1400 yıllık süre içinde bilgiye önem verdikleri, bilgiyi paylaştıkları ve bilgiye dayanarak strateji geliştirdikleri dönemlerde tarihe yön vermişlerdir. Yüce kitabımızda Allah, ?Oku? emriyle bizlere okumamızı, bilgi sahibi olmamızı emretmektedir? dedi.

1980?lere kadar ticaret dışında herşeyi yaptığını, 80 darbesinin hayatının dönüm noktası olduğunu belirten Sancak, ?Darbe Türkiye için musibetti, ama bizim için hayırlı oldu. O dönemde mecburiyetten ticarete atıldım. Babamızın istemediği bir istikamette siyasetin içinde olduğum için uzun müddet kendisiyle dargın kalmıştım. Elimiz ekmek tutmaya, aklımız kemale erince babamızla da barıştım. O dönemde Güneydoğu?da terör ve PKK olayları patlak verdi. Babam ve ailemiz 1000 kişiyle İstanbul?a göç ettiler. Ben şu anda onların tamamının iaşesinden sorumluyum? dedi.

1980 yılında kurdukları ecza deposunun 10 yıllık bir süre içinde Türkiye?nin ilk üçüne giren bir ecza deposu haline geldiğini, Pazar paylarının da yüzde 40?a ulaştığını kaydeden Sancak, ?Bu iş bizim en iyi bildiğimiz iştir. Bu sebeple yabancı ülkelerde de aynı türden işi yapalım istedik. Fakat o dönemde Türkiye?nin ekonomisi çok kötü olduğu için, enflasyonumuz yüzde 100?e yakın olduğu için pasaportlarımızın hiçbir kıymeti harbiyesi yoktu. Bir çok ülke bizimle ortak iş yapmak istemedi. En sonunda İtalyan bir ortakla yine aynı işi yapıyoruz. Mısır?da, Cezayir?de, Rusya?da çok iyi noktadayız. İlaç dağıtım pazarında 21 bin çalışanımız var, 5 milyar dolar ciromuz var. Önümüzdeki dönem içinde Romanya, Ukrayna, Yunanistan, Hindistan, Sudan, Libya, Fas, Suriye, Kazakistan gibi ülkelerde de yatırımlar planlıyoruz? dedi.

İş hayatında edindiği en önemli tecrübenin herşeyi kayıt altına almak olduğunu vurgulayan Sancak, ?Bizde kayıtsız hiçbir şey yoktur. Her şey şeffaftır. Hiçbir şey sözde kalmamalı, yazıya dökülmelidir. Böylelikle yarın bir gün sorun çıktığında, elinizdeki metne göre hareket ederek problemi rahatça çözebilirsiniz. Bu durum aynı zamanda çok uluslu olmak adına yaptığımız stratejilerde geleceğe kalmak, büyümek adına yaptığımız en önemli adımdır. Kayıt altına girmek, şeffaf olmak bizi yoksullaştırmaz, tam tersine geleceğe bırakma noktasında daha faydalı olur? diye konuştu.

Ecza depoları dışında yaklaşık 15 hastaneden oluşan sağlık sektörü yatırımları olduğunu, medya yatırımları olduğunu belirten Sancak, medya yatırımlarına neden girdiği konusuna da şöyle açıklık getirdi: ?Türkiye?de işadamlarına sürekli susma, asosyal olma görevi verilmiştir. Benim böyle bir karakterim yok. Kazandığınız para sizi özgürce konuşturmayacaksa, siz o paranın esiri olursunuz?

Türkiye?de Tanzimat?tan beri Tarım mı, Sanayi mi şekliyle iki paradigmanın ülkenin önüne konulduğunu, oysa bu tercihlerin yanlış olduğunu belirten Sancak, ?Tarımla geçinilmez, tarımla kalkınılmaz diye zihinlerimizi dönüştürmek isteyenler kesinlikle yalan söylüyorlar. Tarım ve hayvancılığını islah edememiş hiçbir ülke kalkınamaz. Türkiye?de bugün 14 euro?ya et yeniliyorsa, bunun en temel sebebi, hayvancılığımızın yıllardır ıslah edilememiş olması ve bu konuda hala yetkililerin kıllarını bile kıpırdatmamalarıdır. Cumhuriyet döneminin bir eksikliği de toprakta miras bölüşümünü kabul etmesidir. Bugün hiçbir Avrupa ülkesinde toprak bölünmez. Amerika?daki en küçük çiftlik 500 dönümdür. Avrupa?da bu oran 150 dönümdür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İsviçre?den aldığı medeni kanunda hiçbir değişiklik yapmadığı için bu bizim başımıza geliyor. Tarım ve hayvancılığın yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Hükümet diyor ki, tüm köylülere birer hayvan vereceğim. Köylü ne yapıyor bu hayvanı, ya çocuğunun çeyizi için satıyor, ya da kavurma yapıp yiyor. Ülkemizdeki tarım ve hayvancılığın ıslahı için öncelikle köylüye bilgi vermemiz, bilinçlendirmemiz gerekiyor.

Ben parası olan işadamlarının tamamına tarım ve hayvancılık sektörüne girmelerini tavsiye ediyorum. Tarım ve hayvancılığı kurtarırsak Türkiye?yi de kurtarırız? açıklamasını yaptı.

Haber7.com

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.