İrfan Küçükköy
Çevrecilerden Önce Çevreciler -1-
İnsanlığın, medeniyetin, Müslümanlığın temeli temizliktir. Müslümanın vücudu, elbisesi, evi, işyeri, gezdiği, dolaştığı yerler, çevresi tertemiz olur. Peygamber Efendimiz tertemiz idi. Temizliğe çok özel bir titizlik gösterirdi. Çok az öfkelenirdi; Öfkelendiği birkaç anı nakleden can arkadaşları sahabeler, sebep olarak, temizlik eksikliğinin görülmesini ifade etmişlerdir. Atalarımız, “Aslan yuvasından, yattığı yerden belli olur” demişlerdir. Bununla temizliğin önemini dile getirmiş olurlar. Müslüman olarak temizliğe, çevremizin temizliğine çok önem vermeliyiz.
Peygamber Efendimiz Medine-i Münevvere’ye hicret buyurduklarında, ilk yaptıkları icraatlardan biri, bugünkü anlamda çevre düzenlemesi olmuştur. Kış mevsiminde Medine içinde, gölcükler ve bataklıklar oluşurdu. Medine’ye arzî aylardan Ocak ayı başında, yani kış mevsiminde ulaşmıştı. Peygamberimiz ilk icraatlar olarak gölcükler arasına, bataklıklara arklar açtırdı ve suyu badiyeye, çöl ortalarına ulaştırdıttı. Böylece bataklıklar kurutuldu. Sıtma hastalığının önüne böyle geçildi. Bu önemli bir çevre düzenlemesidir.
Mescid-i Nebevi yapılınca, sonu Mescid-i Nebeviye ulaşan yollar düzenlendi ve çevresinde evler yapılan sokaklar oluştu. Bu sokaklar düzenlenirken, ikindi namazına gelen Müslümanların, evlerin uzayan gölgesi serinliğinde Mescid-i Nebeviye ulaşım da düzenlenmiştir. Ben site tipi apartmanlaşmaya, otelleşmeye geçilmeden önce böyle yollarda çok yürüdüm.
Hazret-i Peygamber devrinde, başka rivayette Ömer bin Abdülaziz’in Medine Valiliği döneminde sokakların Mescid’e yakın yerlerine kaldırım taşları döşendi. Peygamberimiz devrinde buralara kumların serildiği kesin.
Medine kenarlarındaki ve Kuba’daki akarsuların, derelerin, çayların hukukî statüsü belirlendi. Medine çevresindeki pınarların kaynayan suları ile beslenen bahçe sulama işlemi bazı statülere kavuşturuldu. Su yollarının korunması, tahrip edilmemesi için tedbirler alındı. Çaylar sularının kullanma kuralları kondu. Bu konularda, Hadis Mecmualarında, ilgili bölümlerde ilgili nakiller vardır. O hadislerin incelenmesi ile çayların hukukî statüsü belirlendi, Müctehid kavillerinde ve Fıkıh kitaplarında şeriat hükmü olarak yerini aldı.
*********
NOT: DEVAMI VAR

Dostluk Mihengi
29 Temmuz 2026 Çarşamba 21:48Hazret-İ Hüseyin’e Ağıt
28 Haziran 2026 Pazar 15:57Bir Sevdadır, Üsküdar
11 Haziran 2026 Perşembe 22:30Kurban Bayramınız Mübarek Olsun
25 Mayıs 2026 Pazartesi 12:07Türkiye’nin Büyük Devlet Olma Stratejisi
19 Mayıs 2026 Salı 14:13Cumhuriyet Türkiye’si Destanı
18 Nisan 2026 Cumartesi 14:05Ahmet Taşgetiren ile Prof. Dr. Hayrettin Kahraman arasında geçen bir mükâleme
13 Nisan 2026 Pazartesi 19:38Prof. Dr. Hayrettin Karaman Abiye TEŞEKKÜR
12 Nisan 2026 Pazar 10:22Altmışıncı Evlilik Yıl Dönümümüz
10 Nisan 2026 Cuma 07:01Elhamdü Lillâh
21 Mart 2026 Cumartesi 11:48
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.