Mustafa Yürekli
Korku tutsaklığı
Mustafa Yürekli, Batı'nın üç korkuya tutsak düştüğünü söylüyor: Tanrı'nın yerine konulan teknolojinin verdiği korku. Tarihi İslam korkusu. Ve sömürülen halkların başkaldırmasından duyulan korku.. Yürekli, ?Batı korkuya tutsaklıktan kendiliğinden kurtulabilecek mi?' sorusunu soruyor..
Batının yüzyıllar boyunca İslâm'a karşı önyargının, nefretin temelini oluşturan bir coğrafya olduğunu belirten Seyyid Hüseyin Nasr, sözkonusu korkunun nedenini, ?Avrupalılar İslâm'dan; Endülüs'ten ve sonra da Türkler'den, Doğu dünyasından korkuyordu; kendilerini İslâm'a ait bu geniş medeniyetle çevrili olarak hissettiler. O içsel korku, sekülerleşip dinlerini kaybetseler ve artık Hıristiyanlıkla ilgileri kalmasa bile, halen daha Avrupalıların ruhunun bir parçasıdır.' diyerek açıklamıştı, bir söyleşisinde..
Batı, bir sömürü uygarlığı kurdu; ancak, ezilmiş halkların gün gelip de, ezilmişliğin acısıyla bir şanlı başkaldırı ve direniş içerisinde olacağını da hiç, ama hiç unutamadı .
Günün birinde sömürülen halkların Batı'ya karşı ayaklanması ihtimali ve bu gerçeği unutamamak, bir büyük 'korku' oldu ve sardı Batı'nın ufkunu.
Nuri Pakdil, Biat'te, korkunun Batı medeniyetinin özünde olduğunu vurguladı: "Korku, giderek saçmalığa dönüştü. Camus, çağımızın korku çağı olduğunu söylerken, bir batılı olarak doğru bir saptama yapmıştır. Çünkü insan, kendi yaptığı makinayı Tanrının yerine koyarak onun kölesi olunca, korku başlamıştır. Korku, tutsaklığın doğal sonucudur. Tutsak insan, önünde hep bir saçmalık görür. Tanrıyı arayamayacak denli saplanmıştır bir karanlığa. İnsan, bu korkunun eğemenliği altında sıkıştıkça erdem de uzaklaşıyor bizden." (Zulum)
Özellikle ikinci dünya savaşı sonunda Batı, iyice anladı yittiğini. Çünkü savaşın sebebi çılgınlıktı. Çılgınlık uğruna savaşmak ta hiç kuşkusuz saçma geliyordu insana, haklı olarak.
Batı, tanrı tanımazlıktan, sermayenin, teknolojinin ve pazarın kulu kölesi olmaktan kurtulmak istiyor, içine düştüğü çılgınlıktan çıkmaya çalışıyor..
Batı korku tutsaklığından kendiliğinden kurtulabilecek mi? Batılı aydınlar, yitiği arayıp tevhit düşüncesine ulaşarak Allah'ı bulabilirse, korku tutsaklığından da kurtulabilirler.. Düşünce, yönetimlerin peşinde sürüklendikçe.. Bilim teknolojiye, sanat da piyasaya teslim oldukça..Batının tevhit düşüncesine ulaşmak gibi yüksek entelektüel performansı göstermesi çok zor görünüyor..
Batıyı korku tutsaklığından sadece İslam kurtarabilir. Ne var ki teknolojinin yaydığı korkunun ve tarihi İslam korkusunun üstüne, bugün, başkaldıran sömürülen halkların önemli bir kesiminin Müslüman oluşundan doğan korku da binmiş durumda.
Daha acıklı olanı ise, ülkemizdeki Batı düşüncesini öykünen yazarların korkuya tutsaklığı. Batıcı yazarlar, öykünmecilik kepazeliğinden dolayı Batı'nın bunalımını paylaşıyor ve korku tutsaklığından kurtulamıyor.
Mustafa Yürekli- Haber 7

Mehmet Akif, Necip Fazıl ve Sezai Karakoç çizgisi
11 Eylül 2026 Cuma 14:14Helal Haram Duyarlılığı
09 Eylül 2026 Çarşamba 11:52Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na Mısır, Katar ve Irak'ın katılımı
02 Eylül 2026 Çarşamba 21:27İslam kardeşliğinin güvencesi imandır
29 Ağustos 2026 Cumartesi 22:48Suskunluk, başsızlık ve dağınıklık..
17 Ağustos 2026 Pazartesi 18:23Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Savunma İş Birliğinin Geleceği
12 Ağustos 2026 Çarşamba 21:10Rahmet ve bereket vesilesi: Sıla-i rahim
11 Ağustos 2026 Salı 21:54Hakikatin temsilcileri: Peygamberler
10 Ağustos 2026 Pazartesi 01:15Suskunluk, başsızlık ve dağınıklık..
05 Ağustos 2026 Çarşamba 12:24Müslüman kimliğimiz geleceğimizdir
30 Temmuz 2026 Perşembe 00:02
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.