Türkiye'den İsrail Başbakanı Netanyahu'nun açıklamalarına tepki
ANKARA
Bakanlık, Netanyahu'nun açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz, provokatif ve gerçek dışı ithamların, Netanyahu ve suç ortaklarının uluslararası kamuoyunu yanıltma çabasından ibaret olduğu vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:
“Soykırım uzmanı Netanyahu'nun, gerçeklerin üstünü örtmek için başvurduğu yalanlar işlediği ağır suçların sorumluluğunu gizleyemez. Türkiye olarak, Netanyahu ve işbirlikçileriyle ilgili doğruları en açık dille ifade etmeye devam edeceğiz. Hukuku ve insani değerleri hiçe sayan eylemlerin hesabını uluslararası yargı mercileri önünde vermeleri için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Netanyahu'nun sözleri insanlık vicdanında yok hükmündedir
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Netanyahu, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik mesnetsiz itham ve iftiraları ile kendi suçlarını ve günahlarını örtemez. Sözleri, bizlerin ve insanlık vicdanı nezdinde yok hükmündedir." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
"Soykırım suçuyla uluslararası mahkemede yargılanan, bölgemizi pervasızca ateşe atan, bölgesel ve küresel istikrarı hedef alan Netanyahu, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik mesnetsiz itham ve iftiraları ile kendi suçlarını ve günahlarını örtemez. Sözleri, bizlerin ve insanlık vicdanı nezdinde yok hükmündedir. Türkiye Cumhuriyeti bölgesinde ve küresel düzeyde hukuku, diplomasiyi, barışı ve mazlumları savunmaya devam edecektir."
Adalet Bakanı Gürlek: Tam anlamıyla bir akıl tutulması
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
“Gazze'de çocukların, kadınların, masum sivillerin üzerine bombalar yağdıran, insanlığın ortak vicdanında mahkum olmuş Binyamin Netanyahu'nun Sayın Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hadsiz sözleri yok hükmündedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında şüpheli, kabul edilen iddianamede ise sanık konumunda bulunan Netanyahu'nun, insanlık onurunu savunan Sayın Cumhurbaşkanı'mızı hedef almaya kalkışması tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.”
Erdoğan'ın, Filistin halkının haklı davasını, mazlumların hukukunu ve insanlığın vicdanını en güçlü şekilde savunduğunu vurgulayan Gürlek, buna karşılık Gazze'de yaşananlar karşısında susanların tarihin karanlık sayfalarına yazılacağını ifade etti.
Netanyahu ve beraberindeki cinayet şebekesinin işledikleri insanlık suçlarının hesabını er ya da geç bağımsız yargı önünde vereceğinin altını çizen Akın Gürlek, Türkiye'nin dün olduğu gibi bugün de hukuk, adalet ve insanlık adına en güçlü sesi yükseltmeye devam edeceğini belirtti.
İçişleri Bakanı Çiftçi: İşgalin dünyadaki en açık temsilcisi Netanyahu hükümetidir
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu'nun açıklamalarına tepki göstererek, şunları kaydetti:
“Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu hakikatlerden rahatsız olan soykırımcı Netanyahu ve hükümetinin peş peşe yaptığı açıklamalar, aslında söylenen sözlerin ne kadar yerini bulduğunu göstermektedir. Gazze'de çocukları, kadınları ve masum sivilleri katleden, açlığı ve susuzluğu bir silah olarak kullanan, tüm dünyanın gözleri önünde insanlık suçu işleyen bir hükümetin ahlaktan, hukuktan ve insan haklarından söz etmesi tam anlamıyla ibretliktir. Kudüs sevdasını işgalcilik olarak göstermeye çalışanlar önce kendi sicillerine baksınlar. İşgalin, yayılmacılığın, zorla yerinden etmenin ve toprak gasbının bugün dünyadaki en açık temsilcisi Netanyahu hükümetidir.”
Gazze'deki katliamların, Batı Şeria'daki gasp politikalarının ve bölgeyi istikrarsızlaştıran saldırıların sorumlusunun da yine aynı zihniyet olduğuna işaret eden Çiftçi, "Kudüs, bizim inancımızın, tarihimizin ve vicdanımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu sevgiyi çarpıtmaya çalışanlar da bundan işgalcilik ve yayılmacılık anlamı çıkarmaya çalışanlar da hakikati değiştiremeyecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Çiftçi, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya, Filistin davasını ve Kudüs emanetini kararlılıkla savunmaya devam edeceğinin altını çizdi.
İletişim Başkanı Duran'dan İsrail Başbakanı Netanyahu'nun açıklamalarına tepki
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: Netanyahu'nun açıklamaları içinde bulundukları acziyetin bir yansımasıdır
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarına ilişkin, "Gazze'de tarihin gördüğü en büyük soykırımlardan birine imza atanların, insanlığın ortak vicdanına tercüman olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hadsiz açıklamaları içinde bulundukları acziyetin bir yansımasıdır." ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu'nun açıklamalarına tepki göstererek, şunları kaydetti:
“Gazze'de tarihin gördüğü en büyük soykırımlardan birine imza atanların, insanlığın ortak vicdanına tercüman olan Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a yönelik hadsiz açıklamaları içinde bulundukları acziyetin bir yansımasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği 'Daha Adil Bir Dünya' vizyonu, eli kanlı katillerin iftira ve propagandalarıyla gölgelenemeyecek kadar büyüktür. Türkiye olarak, hukuk, adalet ve hakikat tarafındaki yerimizi korumaya, zalimin karşısında durmaya devam edeceğiz.”
Ticaret Bakanı Bolat: Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde insan onurunun yanında durmaya devam edecektir
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarına ilişkin, "Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dün olduğu gibi bugün de hakkın, adaletin ve insan onurunun yanında durmaya devam edecektir. Filistin davası, yalnızca bir halkın mücadelesi değil, insanlığın vicdanını koruma mücadelesidir." ifadelerini kullandı
Bakan Bolat, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze'de aylardır devam eden vahşetin baş sorumlusu olan Netanyahu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hezeyanlarının hakikatin karşısında duyulan rahatsızlığın ve vicdanlarda mahkum edilmiş insanlık dışı bir siyasetin tezahürü olduğunu belirtti.
Masum çocukların katledildiği, kadınların, yaşlıların ve sivillerin hedef alındığı, hastanelerin, okulların ve ibadethanelerin dahi saldırılardan kurtulamadığı bir tablo karşısında dünya vicdanının derinden yaralandığına dikkati çeken Bolat, böylesine ağır bir insani trajedinin gölgesinde, kendi sicilini perdelemeye çalışanların başkalarına yönelik ithamlarının inandırıcılığının bulunmadığını aktardı.
Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çok uzun yıllardır mazlum Filistin halkının meşru haklarını en yüksek sesle savunan, zulme karşı ilkesel duruşundan taviz vermeyen ve insanlık vicdanının sözcülüğünü yapan liderlerin başında geldiğine işaret ederek, şunları kaydetti:
"Bundan dolayıdır ki hakikatin dile getirilmesinden rahatsız olanlar, oklarını her fırsatta kendisine yöneltmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki güç geçicidir, adalet kalıcıdır. Bugün sahip olunan askeri ve siyasi imkanlar, masumların feryadını tarihin kayıtlarından silemeyeceği gibi, vicdanlarda verilmiş hükmü de değiştiremeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dün olduğu gibi bugün de hakkın, adaletin ve insan onurunun yanında durmaya devam edecektir. Filistin davası, yalnızca bir halkın mücadelesi değil, insanlığın vicdanını koruma mücadelesidir. Bu mücadelede Türkiye'nin durduğu yer bellidir, zulmün karşısı, mazlumun yanıdır ve böyle de olmaya devam edecektir."
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Netanyahu'nun Cumhurbaşkanımıza dil uzatması tek kelimeyle hadsizliktir
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarına ilişkin, "Uluslararası hukuku fütursuzca ayaklar altına alan, hastaneleri, okulları, mülteci kamplarını ve ibadethaneleri acımasızca bombalayan bir zihniyetin, bölgede barışın, adaletin ve insan haklarının sarsılmaz savunucusu olan Cumhurbaşkanımıza dil uzatması tek kelimeyle hadsizliktir." ifadesini kullandı.
Bakan Yumaklı, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu'nun açıklamalarına tepki gösterdi.
Masum Gazzelilerin katili, cinayet ve soykırım şebekesinin başı Netanyahu'nun, barbarlığını perdelemek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz ithamları kendi karanlık suçlarını asla örtemeyeceğini belirten Yumaklı, şunları kaydetti:
"Uluslararası hukuku fütursuzca ayaklar altına alan, hastaneleri, okulları, mülteci kamplarını ve ibadethaneleri acımasızca bombalayan bir zihniyetin, bölgede barışın, adaletin ve insan haklarının sarsılmaz savunucusu olan Cumhurbaşkanımıza dil uzatması tek kelimeyle hadsizliktir. Türkiye olarak, hakkı haykırmaktan, adaleti savunmaktan ve katledilen mazlumların hesabını sormaktan asla geri adım atmayacağız."
Sağlık Bakanı Memişoğlu: Netanyahu'nun sözleri suçluluk psikolojisinin aciz bir tezahürüdür
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarına ilişkin, "Gazze'de hastaneleri bombalayan ve masum kanıyla beslenen bir zihniyetin, ömrünü insanlığın selametine vakfeden Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik sözleri, suçluluk psikolojisinin aciz bir tezahürüdür." ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu'nun açıklamalarına tepki göstererek, şunları kaydetti:
“Gazze'de hastaneleri bombalayan ve masum kanıyla beslenen bir zihniyetin, ömrünü insanlığın selametine vakfeden Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik sözleri, suçluluk psikolojisinin aciz bir tezahürüdür. Netanyahu, tarihin utanç sayfalarında bir 'yıkım figürü' olarak anılmaya mahkumdur. Buna karşın Sayın Cumhurbaşkanımız, sadece Türkiye'nin değil, tüm mazlumların sığındığı yıkılmaz bir vicdan kalesidir. Siz ölümü kutsarken, biz liderimizin 'Daha adil bir dünya' vizyonuyla barışın ve hakikatin tarafında durmaya devam edeceğiz.”
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: Netanyahu'nun mesnetsiz ithamlarda bulunması kabul edilemez bir hadsizliktir
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarına ilişkin, "Gazze'de on binlerce masumun katledilmesine neden olan saldırıların sorumlularının, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunması kabul edilemez bir hadsizliktir." ifadesini kullandı.
Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu'nun açıklamalarına tepki göstererek, şunları kaydetti:
“Gazze'de on binlerce masumun katledilmesine neden olan saldırıların sorumlularının, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunması kabul edilemez bir hadsizliktir. Sayın Cumhurbaşkanımız, nerede bir mazlum varsa onun yanında durmuş, insan hayatını, adaleti ve vicdanı her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmuştur. Gazze'de yaşanan insani felaket karşısında sessiz kalmayan Türkiye'nin haklı ve ilkeli duruşunu hedef alan açıklamalar, işlenen suçların üzerini örtmeye yönelik sonuçsuz çabalardan ibarettir.”
Çocukların, kadınların ve sivillerin yaşam hakkını savunmanın insanlığın ortak sorumluluğu olduğunun altını çizen Ersoy, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, adaleti, insan onurunu ve uluslararası hukuku savunmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
AK Parti Sözcüsü Çelik: Dünyanın en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemler
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına ilişkin soru üzerine Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Netanyahu'nun söylediğinde şöyle bir ifade var, 'İsrail ordusu, dünyanın en ahlaklı ordusudur' diyor. Bu, dünyanın en büyük yalanıdır. Yeryüzünde, Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Eğer Siyonizm hastalığına kapılmamışsa yeryüzünde, Gazze'de yaptığı soykırım karşısında o ordunun ahlaklı olduğuna inanacak bir tane Yahudi de yoktur. Gazze'de gerçekleştirilen soykırım, İran'a yapılan saldırı, Lübnan'da gerçekleştirilen katliamlar, dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemlerdir. Zaten ilk cümlede, 'dünyanın en ahlaklı ordusu' diye İsrail ordusunu, bu katliamları ve soykırımı gerçekleştiren silahlı gücü nitelemesiyle açıklamasının değersizliği, niteliksizliği, her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net bir şekilde görülüyor."
Kaynak:AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.