Mustafa Yürekli
Türkler dünyaya Kürtlerle meydan okuyabilir...
Sonuçlar ortada: 30 yıldır çözülemeyen problem .. 40 bine yakın can kaybı.. 350 milyar dolar ekonomik kayıp..
Cumhurbaşkanı, ?Ülkemizin en önemli sorunu terörle mücadeledir? diyor. Peki, bu en önemli sorunu 30 yıldır neden çözemiyoruz? Çünkü soruna koyduğumuz teşhis yanlıştı, yanlış teşhis nedeniyle çözüm için başvurduğumuz yöntemler de yanlıştı. Yanlış teşhis ve çözüm yöntemlerine başvurmak, sorunu daha da büyütür. Sorunlara doğru teşhisler koymak, sorunu çözmek kadar önemli. Doğru teşhis koyarsanız, uygun çözüm yöntemleri geliştirir, sorunu bir şekilde çözersiniz.
Bu can yakıcı soruna, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti artık doğru teşhis koymuştur: Kürt kökenli vatandaşlarının etnik kimliğini tanımış, onların bu kimlikten kaynaklanan taleplerini AB standartlarında karşılamaya çalışmaktadır.
İnkar etmeye çalışsak da bir ?Kürt Sorunu?muz vardır, ayrıca bundan ayrı ve bu sorunun istismarı ile oluşmuş bir terör sorunumuz da vardır.
Asimilasyondan vazgeçen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, artık entegrasyon demektedir: Devlet, Kürt kökenli vatandaşlarını asimile etmekten vazgeçti, entegrasyonuna yöneldi.. AB ile tam üyelik müzakerelerini yürüten ve birinci sınıf bir demokrasi hedefleyen Türkiye için doğru seçim budur.
Kürt sorununu çözmek durumundayız. Çünkü terör olsa da olmasa da ülkemizin refah ve istikrarı dış müdahalelere dayanıklı hale gelmek zorunda.. Demokrasimizin geleceği, Kürt sorununun çözümüne bağlı..
Terör örgütünün en büyük korkusu, Kürt sorununun uzlaşı ile çözülmesidir. Türkiye, Kürt sorununu çözse de PKK şiddete başvurmaya devam edecektir. Fakat halk desteği bulamayacak, eleman temin edemeyecektir. PKK zamanla marjinal hale gelecektir.
Devlet ve hükümet, aslında diğer sorunlarımızda olduğu gibi, Kürt sorununun çözümü için de çok önemli adımlar attı. Terör örgütü ve onun siyasi uzantıları bu adımları etkisizleştirmeye çalışıyorlar.
Kürt sorununun çözümü için başlatılan demokratik açılım süreci, terör azsa da devam ettirilmelidir. Toplumsal desteğin AK Parti?ye kayacağı korkusuyla ?Demokratik açılım?a karşı olanlar, bu çabalara engel olacaktır. Yılmamak gerekir.
Can yakıcı Kürt sorununun çözümüne siyaset üstü bir yaklaşımla bakmak gerekiyor. Muhalefet partilerimiz Kürt sorununu siyasi malzeme yapmaktan vazgeçmelidir, çünkü bu yanlıştır.
Yol belli: Demokratik-ekonomik-kültürel adımlar atılmalı ve eve dönüşün yasal zemini hazırlanmalıdır.
Öncelikle, Kürt sorununu ortaya çıkaran sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik konularda demokratikleştirici, ülkeyi AB standartlarındaki uygulamalara yaklaştıran adımların atılmalıdır..
Ayrıca sınırımızı geçerek insanımızın canına, malına ve huzuruna kasteden teröristlerle profesyonel birimlerle ve yöntemlerle kararlı, kesintisiz bir mücadele sürdürülmelidir.. Sonra da terör örgütünün dış desteğini kesmek amacıyla Türkiye?nin tüm diplomatik imkanları seferber edilmelidir.
PKK terör örgütü, bu yolu ?kendisinin tasfiyesi? olarak gördüğü için şiddeti arttırmaya devam edecektir. Şiddet artsa da atılacak adımları atmaktan geri durulmamalıdır.
Habur girişi ile süreç sabote edildi. Suça karışmamış olan militanların dağdan indirilmesi, demokratik açılımın en son aşaması olmalıdır.
Mustafa Yürekli , 08.07.10,istanbul

Ümmet ibadetlerle diriliyor
03 Haziran 2026 Çarşamba 23:16Kurban, paylaşım ve dayanışma
28 Mayıs 2026 Perşembe 00:57CHP bölünürken...
25 Mayıs 2026 Pazartesi 22:56Sezai Karakoç’un Üç Türkiye Tasavvuru: Türkiye, Türkiyeleri ve Türkiyemiz
23 Mayıs 2026 Cumartesi 09:46Türk Devletleri Teşkilatı nereye gidiyor?
21 Mayıs 2026 Perşembe 19:24Türkiye’nin Suriye’ye desteği
18 Mayıs 2026 Pazartesi 19:39Kültürün metalaşması ve aymazlık
16 Mayıs 2026 Cumartesi 11:37Ekonomik, teknolojik ve siyasi bağımsızlık, kültürel bağımsızlığa bağlı...
13 Mayıs 2026 Çarşamba 20:04Tüketim çılgınlığı ve ölçülülük erdemi
09 Mayıs 2026 Cumartesi 16:22Tüketim kültürü ve değer krizi
08 Mayıs 2026 Cuma 01:00
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.