Jülide Sarıeroğluna açık mektup

Jülide Sarıeroğluna açık mektup

Bir STK temsilcisi olarak şahsınızla bazı ortamlarda bir araya geldik. Fakat dernek, vakıf, platform yöneticileri ile özel bir görüşme olmadı.

Gönlümüzden geçen STK’lardan sorumlu ve Adana Milletvekili olmanız münasebetiyle daha sık görüşebilmek ki, bu bir gösteriş, birlikte görünme özlemi değil elbette. Sorunlarımıza çözüm ve ülkemizi ve Adana’mızı ilgilendiren sorunları birlikte konuşmak, istişare etmek ve örnek bir dayanışma özlemi ve her şey daha iyi olsun arzusu…

Sorumlusu olduğunuz alan ile ilgili eksik olan ve olması gerekeni dile getiriyoruz kısacası.

FETÖ üzerinden dernek, vakıf ve cemaatlere operasyonlar çekilmeye devam ediliyor ve itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.

Bu sorunları konuşmak şöyle dursun, hükümet üzerinden bilerek mi, bilmeyerek mi yapılıyor devlet kendi STK’larını oluşturuyor, öne çıkarıyor. Yurt içerisinde ve yurt dışında çok nitelikli ve ülkemiz adına gurur verici işler yapılmasına rağmen STK’lar görmezden geliniyor.

Özellikle bürokratlar STK’lara bağış yapmak, birlikte iş yapmaktan çekiniyorlar.

Bu Kurban Bayramında çok bariz örnekler yaşandı, Diyanet tüm camilerde kurban talebinde bulunurken dernek, vakıfları işaret ederken toplumu şüpheye düşürecek bir takım işaretlerde bulunmaları zor bir süreç yaşayan STK’ların işlerini daha da zorlaştırdı.

Protokollerde ve birçok önemli konuların istişare edildiği ortamlarda meslek odaları ve hükümete yakınlığı ile bilinen kurum yöneticileri davet ediliyor ki bu istişareden ziyade işbirliği oluyor, yani alınmış karaların desteklenmesi anlamına geliyor.

Dernek, vakıflar içerisinde istismar olmuştur, oluyordur da devletin bazı kurumlarında olduğu gibi…

Burada yapılması gereken şey; suç işleyen kurum yöneticilerinden, insanların iyi niyetlerini istismar edenler tespit edilerek gerekli cezaların verilmesidir. Aksi takdirde tüm kurumları töhmet altında bırakacak konuşmalar ima ve işaret etmek hiç kimsenin hayrına değildir.

Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada maddi yardımların yanı sıra manevi çalışmalarla ile toplumda denge oluşturan kurumların zayıflaması, uzun vadede tüm mazlum ve mustazaflar için büyük bir kayıp, toplumda dengelerin bozulmasına vesile olacaktır.

Sayın Sarıeroğlu, aile konusu, gençlik, eğitim gibi birçok alanda sorunların olduğu ve kamuoyunun verdiği tepkilerden ve özellikle İslami refleksleri kuvvetli olan STK’ların yaşadıkları sorunlar ve zorluklardan habersiz olamazasınız!

Her Ramazan’da hilal tartışması ve gereksiz birçok konu üzerinden çıkarılan tartışmalar ile bir aylık manevi iklim Müslümanlara zehir edilirdi.

Nihayet Diyanet’in devreye girmesi ve aklıselim sahiplerin çabaları sonucu normale dönüyoruz derken fitne odakları şimdi de kurban üzerinden yeni senaryolar üreterek harekete geçtiler.

Lüks mekânlarda en kaliteli etleri tüketen güruh hiç utanmadan, sıkılmadan kurbanı katliam olarak lanse ediyor, adeta aklımızla alay ediyorlar.

İspanya’da hayvanları katleden, Hindistan’da kutsallaştıran zihniyet Müslümanlar için maddi ve manevi dayanışma içeren bir ibadeti hayvan katliamı olarak yorumluyor, üstelik ellerindeki insan kanı kurumamışken…

Her türlü sapkınlıklarına sosyal ve kültürel kılıflar bulup meşrulaştırırken bizim için ibadet olan her bir şey onlar için tehlike, terör, katliam oluyor!

Vahşi batı ve dindaşları ile uğraşmakla kalmıyor, birde onların uşakları ile mücadele ediyoruz ve maalesef böyle bir ortam da sizleri yanımızda göremiyoruz.

Mesele STK’lar değil aslında İslam’a karşı mücadele veriyorlar.

Cemaatler, vakıf, dernekler, hocalar itibarsızlaştırılıyor.

Milletvekilleri, bürokratlar kendilerine biat etmemizi, verilen emirleri bir memur mantığı ile yerine getirmemizi istiyorlar adeta…

İş birliği, istişare hak getire, seçimden seçime kurumları ziyaret, bize mecbursunuz alternatifiniz yok havası son seçimle bertaraf olmuştur lütfen farkına varın!

Her eleştiriyi karşıtlık görmek yerine verilen tepkiyi içeriğini ve isteklerin ciddiye alınması hükümeti zayıflatmak yerine daha fazla güçlendirecektir, bundan emin olun.

Sayın Vekilim STK’lardan sorumlu bir isim olarak dernek, vakıf, platform başkanları ile bir araya gelseniz, aile konusu, İstanbul sözleşmesi, milli eğitim ve adalet emeklilikte yaşa takılanlar konusunda kamuoyunu dinleseniz ve Sayın Cumhurbaşkanı’na iletseniz birçok sorunun çözümünde en büyük rolü gerçekleştirmiş olacaksınız.

Vekili olduğunuz ilin en seçkin kurum yöneticilerinin bir araya geldiği ASİM Platformu ile bir araya gelebilir, bir sonraki adımda tüm illerimizde faaliyetlerini sürdüren platform başkanları ile görüşebilir sayın cumhurbaşkanı ile görüştürecek ortamı sağlayabilirsiniz.

Sadece STK’ların geleceği için değil, ülkemizin geleceği için hayırlı bir adım olacaktır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum