Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

.. ?. kervan yürür!

 

İsmet İnönü, 1923'ten 1973'e kadar, 50 yıl aktif politika yaptı.

Lozan'da Türkiyeyi İngilizlere sunan da İnönü'ydü, İkinci Dünya Savaşı sonunda 5 Nisan 1946 Cuma günü, İstanbul'u işgale gelen Amerikan Savaş Donanmasının ünlü gemisi Missouri Zırhlısı'nı nümayişle karşılayıp Truman'ın özel temsilcisi Alexander Weddel'i Ankara'da Devlet Başkanı gibi ağırlayan da.

İkinci Dünya Savaşı'nda "Üç Büyük" olarak adlandırılan Müttefik Devletler'in liderleri Winston Churchill, Franklin D. Roosevelt ve Josef Stalin 4 Şubat 1945 - 11 Şubat 1945 tarihleri arasında SSCB'nin önde gelen tatil yeri Yalta'nın 3 km güneyinde bulunan Livadia Sarayı'nda bir araya gelip Yalta Konferansı olarak adlandırılan toplantıda, İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa'nın ve dünyanın yeni düzeni üzerine kararlar aldılar ve Türkiye Amerika'nın payına düşmüştü..

Milli Şef İsmet İnönü, Çankaya Köşkünde ağırladığı misafiri bütün isteklerinin yerine getirilmesi amacıyla, Türk-Amerikan Dostluğu için gerekenin yapılacağını Türk halkına duyurdu. Yeni dostluğun adı demokrasi idi. O günün büyük gazeteleri Vatan ve Cumhuriyet Gazetelerinde boy boy manşetlerle demokrasi, özgürlük anlatma yarışına girdiler. Çünkü onlara göre halkın çoğunluğu demokrasinin ne olduğunu bilmiyordu.

Dolmabahçe Sarayı önüne demirlettirilerek başlatılan TÜRK-ABD Dostluğu'nun abidesi Missouri Savaş Gemisi, arkasında biraz frengi, biraz Amerikan sigarası, biraz dolar, biraz demokrasi, biraz özgürlük bırakarak İstanbul'dan ayrıldı!

Bürokratik vesayeti getiren 1961 Anayasası'nın amacı, siyasi partilerin siyasal yaşam üzerindeki tekellerini azaltmaktı; kontrollü sivil toplumu kuruluşları marifetiyle milliyetçi ve sol hareketleri güçlendirip terör ortamına çekerek büyük kafilenin muhalefetini kırmaya çalıştı. Bu yeni Amerikan tarzı yönetimin mühendisi, 27 Mayıs darbesinin yönetmeni ve 1961 Anayasası'nın yazarı İsmet İnönü'ydü. 1982 Anayasası da 1961 Anayasası'nın yirmi yıl sonra temize çekilmiş halidir.

Truman'ın adamı Milli Şef İnönü, 1950'de Türkiye'yi Celal Bayar'a bırakarak demokrasiye geçirdi.. Amerika'nın, 30 yıl sahne verdiği siyasi aktörlere bir bakar mısınız? 1960'a kadar İnönü - Bayar çiftiyle, 1970'e kadar İnönü - Demirel çiftiyle, 1980'ne kadar da Ecevit - Demirel çiftiyle, demokrasi görünümlü totaliterizm sahnelendi. 1980 sonrasında da Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer'e bırakılmadı mı sahne? Dünya güçleriyle işbirliği yapanlar, içerde devlet başkanı, başbakan, milletvekili, bürokrat, ülkenin en büyük işadamı oldular.. ?Beyaz Türkler? olarak çağrılan bu kitle, özellikle askeri ve sivil bürokrasi, iş dünyası, milli eğitim, sinema-tiyatro, edebiyat, müzik ve sanat, basın-yayın gibi hemen hemen tüm alanlara hakim bir zümreydi. Bu zümredeki ?din? ve ?dindar? algısı yobaz, gerici ve örümcek kafalı gibi nitelemelerle eş anlamlı kullanılmaktaydı. Müslümanları alabildiğine karikatürize ettiler. Müslümanı, üfürükçü ve muskacı olarak gördüler ve gösterdiler. Bu dönemde çekilen sinema filmlerinde, yazılan hikaye ve romanlarda, çizilen karikatürlerde ?hoca? tiplemeleri hep bu tipoloji üzerine kurgulandı. Buna karşılık ?öğretmen? tipi ise aydın, Kemalist, modern ve yardımsever bir karakter olarak gösterildi. Siyaset sağ ve sol kutuplaşmasıyla düzenlenirken, kamusal alan da milliyetçi, liberal ve sosyalist kesimlere açıldı; Müslümanlar, dışlandı, ezildi ve sömürüldü..

Bayrağı Mehmet Akif'ten Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç'a geçen İslamcılık hareketi, İsmet İnönü'nün ve çakma İnönülerin oyununu bozdu, milletimize işin aslını unutturmadı. Dağ başında, çok zor koşullarda da olsa kervan yürüyor.

Bugün insanlığın ufkunu tutan İslam, Türkiye'den tarihe sarkıyor. Geleceğin gür sesi, Müslümanların kalplerinden yükseliyor.


Mustafa Yürekli

Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.