1. YAZARLAR

  2. Mustafa Yürekli

  3. Kılıçdaroğlu neden özür dileyemez?
Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Yazarın Tüm Yazıları >

Kılıçdaroğlu neden özür dileyemez?

A+A-



Geçmişle yüzleşmek, İttihat Terakki?nin devamı olan CHP için imkansız. Çünkü İttihatçı CHP geçmişiyle yüzleşmeye kalkarsa, temsilcisi olduğu Masonik zihniyetle hesaplaşmak zorunda..

Dersim katliamı vesilesiyle rahmetli üstadım Necip Fazıl Kısakürek?in ?Son Devrin Din Mazlumları? isimli eseri ülke gündemine taşındı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dersim katliamıyla ilgili belgeleri açıklarken ilk olarak bu eseri kürsüde gösterip içinden bölümler okudu ve devlet adına Dersimlilerden özür diledi. Bu çok hoş bir tarihi tablodur.

Necip Fazıl Kısakürek, sunuş yazısında, yakın tarih planında İttihad ve Terakki Fırkası ile başlayan ve CHP ile Cumhuriyete yerleşen ? İslam nefreti?nin zeminini çizdiğini belirtir. ?Son Devrin Din Mazlumları? kitabında, Türkiye?nin yakın tarihindeki bazı olayları anılardan, kitaplardan ve kişisel bilgilerinden yararlanarak anlatılırken İttihatçı Masonik zihniyetle, Batıcı politik eksende ?en kuduz zulüm kılıcıyla düşürülen masum başlar?ın hikayelerini ölümsüzleştirir..

Dokuz bölümden oluşan ?Son Devrin Din Mazlumları? belgesel çalışmalarımda yararlandığım bir kaynak eser. Kitabın ?Mazlum Padişah? başlıklı ilk bölümünde, 31 Mart isyanı ve II. Abdülhamid?in tahttan indirilmesi anlatılıyor. Kısakürek, isyanı ?din davasına vurulan ilk darbedir ve her noktasıyla sahtekarca tertiplenmiş bir İttihad ve Terakki oyunudur? ifadesiyle tanımlıyor. İkinci bölüme de ?Şeyh Said ? Genç İsyanı? adı verilmiş. ?Şapka Kurbanları? isimli üçüncü bölümde şapka devriminin Türkiye Büyük Millet Meclisi?nde nasıl ele alındığını örneklerle anlatan Necip Fazıl, bazı illerdeki ?şapka giymeyiz? direnişlerini aktarıyor. Kitabın ?İskilipli Atıf Hoca? başlıklı dördüncü bölümü ve ?Şeyh Esad Efendi-Menemen? başlıklı beşinci bölümünün ardından ?Doğu Faciası? başlıklı altıncı bölümde ise Dersim olayı anlatılıyor. Kitabın diğer bölümleri ise ?Said Nursi?, ?Süleyman Efendi? ve ?Esseyid Abdülhakim Arvasi? başlıklarını taşıyor.

Dokuz bölümden oluşan kitabın ?Doğu Faciası? başlıklı bölümde anlatılanları, Başbakan Erdoğan ?Kimsenin konuşmadığı, konuşmaya cesaret dahi edemediği Dersim meselesi, merhum üstad Necip Fazıl?ın kalemiyle bir nesle en doğru şekilde aktarılmıştır. Üstad Alevi dememiştir, Kürt dememiştir, Ermeni dememiştir. Necip Fazıl, Dersim?i ve Dersimlileri, ?din mazlumları? sınıfına alarak, onlara sadece insan gözlüğüyle bakarak, insani bir trajediyi bizlere aktarmıştır.? sözleriyle değerlendirdi.

Necip Fazıl Kısakürek, Atatürk?ün Cumhurbaşkanı, Celâl Bayar?ın Başbakan ve Mareşal Fevzi Çakmak?in Genelkurmay Başkanı bulunduğu 1938 yılında cereyan eden Dersim faciasında yaşananların gerekçesi olarak da bu bölümün sonunda şu ifadelere yer veriyor: ?Dayandığı tek sebep de birtakım asayişsizlik ve itaatsizlik bahanesi altında, bütün Doğu Anadolu?yu kapsayıcı olarak, o mıntıkanın bir türlü sulandırılamayan koyu İslami rengidir. Bir kıvılcım halinde gösterdiğimiz Dersim yangınının kömürleştirilmiş 50 bin cesedinde, kutup şahsiyetler dışı bir yığın olarak din mazlumluğunun en çarpıcı levhasını seyredebilirsiniz.?

Yakın tarihin gerçekleriyle yüzleşmek kolay değil.. Her kesim için zor.

Geçmişle yüzleşmek, İttihat Terakki?nin devamı olan CHP için imkansız. Çünkü İttihatçı CHP geçmişiyle yüzleşmeye kalkarsa, temsilcisi olduğu Masonik zihniyetle hesaplaşmak zorunda.. Sadece tek parti olarak iktidarda olduğu yılların değil, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 27 Nisan askeri müdahaleleriyle günümüze kadar uzanan resmi tarihin kanlı ve karanlık dosyalarının da hesabını vermek durumunda kalır.. Son seçimde, milletvekili listelerinde Ergenekon sanıklarını çıkacak yerlere koyup cezaevinden Meclis?e tünel kazması da bu yüzden.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP adına özür dileyemez, dilerse o koltukta bir saniye bile duramaz. Siyasette CHP İslam nefretiyle, kanlı ve karanlık geçmişiyle ve İttihatçı, Masonik geleneğiyle kendine yer açıyor ve bundan güç alıyor..

Türkiye yeni anayasasını yapıp demokratikleşmesini tamamlayabilirse, CHP de tarihin parti mezarlığına bütün yüküyle girecektir. Çünkü milletin vicdanında yargılanıp idam hükmünü yemiş bir partidir.

Mustafa Yürekli / Haber 7
mustafa.yurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.