Kınama, Uyarı ve Vahdet Çağrısı

 

Maalesef insanlık 20 Temmuz 2015'te SURUÇ'ta bir katliama daha şahit oldu. Mevcut rakamlara göre 31 can toprağa düştü, 100'den fazlası ise hastanelere. Ölenlere rahmet, tüm ülkeye, hassaten yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Rabbim yaralılara acil şifalar versin.

Her türlü terörü, kimden ve nereden gelirse gelsin şiddetle kınıyorum.  Şiddetin, terörün ve zulmün rengi, ırkı, dini ve mezhebi olmaz, olmamalıdır.

Adıyaman'da da maalesef bir askerimiz PKK tarafından şehit edilmiştir. Bunu yapanları da şiddetle kınıyorum. Şehidimize rahmet, tüm ülkeye hassaten ailesine baş sağlığı diliyorum.

Dikkat çekiyorum:

Kaybolan canın bir kişi, akan kanın bir kişiden olmasıyla bin kişiden olması arasındaki fark nitelikte değil sadece niceliktedir. Zira her can bir dünyadır. Bu nedenle her türlü şiddeti ve terörü lânetliyorum.

Bu durumda artık "senin teröristin kötü, benimki iyi" anlayışı kınanmalı ve elimizin tersiyle itilmelidir. Eğer samimi isek hepimizin tek kurtuluşu budur. Terörün her şekline karşı vahdet zamanı gelmiştir. Aksi halde bugün Suruç, yarın Allah muhafaza başka bir yer. Bugün Adıyaman'da yarın Allah korusun bir başka yerde bir şehit.

Bu ülke maalesef şunu gördü: Madımak'ı kınayanlar Başbağlar’a sessiz kaldı ya da tam tersi bir durum yaşandı. Akıllar tutulmuştu, gözler kör olmuştu. Bakışlar bencilleşmiş, idrakler Cemil Meriç'in ifadesiyle ”izm”lerin  deli gömleğini giymişti. Kuran’da bu durum “kalplerin mühürlenmesi”, yani hakikatin görülmemesi olarak anlatılır.  İsterseniz buna Rokeach'ın deyimiyle “kapalı zihin” ya da “bilişsel dogmatizm” diyelim, sonuç aynıdır. Daha yeni bir kavramla “realite körlüğü” ya da “ideolojik miyopluk”.

DAEŞ/İŞİD'i lanetleyelim ancak unutmayalım ki İŞİD/DAEŞ ya da türevleri üstünden İslam’a saldırmak İslam’ı küçültmez, lakin saldıranları küçültür.

Katliamda ihlali olanlar varsa hesabını vermelidir. Ancak katliamdan Türk devletini sorumlu tutmak insafsızlıktır.

Amerika'da her yıl birkaç piskopat okullarda katliam yapıyor ve masum çocukları öldürüyor. Bu tür vahşetlerin yaşanmasından  iç ve dış siyaset, eğitim politikaları, ekonomik yaşam, güvenlik şartları vs. sorumlu tutuluyor, ancak Amerika Devletini fiilen suçlayıp, "yıkılsın bu Amerika" diyeni duymadık. Zira her ABD'li bilir ki Amerika yıkılırsa kendi başlarına yıkılacaktır. Bu da Suriye, Irak, Afganistan gibi zillete maruz olmak demektir.

İŞİD, el-KÂIDE, PKK yahut DHKPC ya da bir başkası tarafından gerçekleştiren terör eylemlerini lanetleyemeyenler terörden beslendiklerini ikrar etmektedir. Terörü kınamayanlar işin ucunun kendisine dokunacağını düşünenlerdir. Bu haliyle onlar ikiyüzlüdür. Samimi değillerdir.

 

Var mısınız, her türlü terörü isim vererek, tek tek tadat ederek lanetlemek için her şehrin en büyük meydanında toplanalım. Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Çeçen,  Sünni, Alevi, seküler, dindar, inançlı, ateist solcu, sağcı… hep birlikte kol kola girelim. Biz bu ülkede huzurla yaşamak istiyoruz. Ölüm ve zulüm istemiyoruz. İnsanca var olmak, varlığımızla insanlara huzur vermeyi arzuluyoruz, diye bağıralım.

Haydin teröre lanetimizi bütün dünyaya haykıralım. Ahlaki davranalım. Varsa kamburlarımızdan kurtulalım. Herkes evinin önünü temizlemezse şehir temizlenmez. Bu nedenle önce aklımızı ve duygularımızı temizleyelim. Saf bir çocuk fıtratına dönelim. Akl-ı selim ile düşünelim. Kalp gözümüzü açalım, Vicdanımızla baş başa kalalım. Elimizi hep birlikte taşın altına koyalım.

Bilelim ve bildirelim ki zulüm ile abat olunmaz. Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur. Her nerede ve her kim olursa olsun her zaman ve her fırsatta zalime karşı, mazlumun yanında olmalıyız.

Her şeyden önce ölen her can için ya bir damla yaş dökelim ya da kalbimizde derin bir ürperti ve burukluk hissedelim. Bunları yapamıyorsak insanlığınızı sorgulayalım.

Eleştiri ile sövgüyü, ahlak ile ahlaksızlığı birbirinden ayıralım.

İktidarından muhalefetine kadar herkes üzerine düşeni yapmalıdır.

Tolstoy der ki: "Acı duyabiliyorsan canlısın başkasının acısını duyabiliyorsan insansın."

İnsan olduğumuzu hatırlayalım mı  artık?

Şimdi samimiyet sınavıdır.

 

Prof. Dr. Asım Yapıcı

asimyapici@cu.edu.tr

adanapost.com, 21.07.2015, Adana.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.