REDD-İ MÎRAS
1980 öncesi
İnkâr etti, vereseler
Tarihî mirası.
Saraylar, kervansaraylar
Tekkeler, dergâhlar
Mektepler, medreseler
Kaldılar, sahipsiz
Raflarda paslandı
Cilt, cilt eser.
Okurlarını beklerlerken
Çürüdüler, teker, teker.
Kitap dolu kütüphaneler
Kaldılar, okursuz
Öyle bir acı ki, ölümden beter.
Hüner örneği, kürsüler, minberler
Nakkaşın göz nuru,
Ebrular, minyatürler, tezhipler
Sedef, gümüş kakmalı rahleler
Kaldılar, öksüz
Adımıza ün olan, unvan olan
Sülüs, rik’a, nesih, kûfî yazılar
Hattatlarını arıyorlar, boşuna
Kırıldı kamışlar, kalemler
Kurudu üstatların elleri
Kaldılar mecalsiz
Karardı baharlar
Soldu, güller
Sustu, Hakk’a adanmış gönüller
İlâhî, na’t okuyan bülbüller
Lal oldu
Kaldılar dilsiz
Yüreğimiz yanık
İçimiz buruk
Kolumuz, kanadımız kırık…
Boğazımızda düğümlenen
Son hıçkırık:
Yetim dergâhlarda bestelendi
İrfan Küçükköy
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.