1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Mahmut Korkmaz: Biz ne ara buralara geldik!
Mahmut Korkmaz: Biz ne ara buralara geldik!

Mahmut Korkmaz: Biz ne ara buralara geldik!

Bir dünya değişirken, bir toplum köylerden kentlere yığılırken, ataerkil yapılar çekirdeğe dönerken, teknolojik iletişim unsurları tüm duvarları yıkarken görmeyenler konuşmasınlar. Bu sorunlar iktidar muhalefet sorunları değil..

A+A-

Biz ne ara buralara geldik!

Bir olay medyada yer aldıktan sonra konuşlanmak için şekil almaya çalışanlar bana çok samimi gelmiyor.
Oysa konuya mevzu olan hadise medyada yer almazdan öncede var idi.
Fatih'te bir ailenin dört bireyinin, Antalya'da baba dahil üç kişinin intiharından sonra herkes durumdan vazife çıkarmaya çalıştı.
Olay hakkında herkes fetvalar arz ederken konuda en çok konuşması gereken psikologlar, psikiyatrlar maalesef konuşmadı.
Yada sesleri ara gürültü içinde yok oldu.
İntihar çok derin kökleri olan bir bitiş hali.
Üç yıl önce benim bir arkadaşım intihar etti.
İlk gençlik yıllarından bu yana arkadaştık. Kırılmadık, incinmedik.
Çocuk tertemiz helale ve harama sonuna kadar dikkat eden biri idi.
Yurt dışında ikamet etmekteydi.
Dört evladı vardı ve hepsi okumuş, meslek sahibi olmuş değerlerini korumuş pırlanta gençler.
Baba çok çalışkan asla muhannete muhtaç olmayan bir durumdaydı.
Bir gün evde kahvesini içtikten sonra kendini evin balkonundan son hızla koşarak aşağı atmış.
Arkadaşım çok Çevik, çok gözü kara, korkamadan sürünün içine dalan biriydi.
Duvarlara en güzel yazıları o yazardı.
Bu hal üzere olan biri niye intihar etti?
Çocukluğa inmek var ya.
Baba polisti, kızdığında banyoya kapatır copla döver ve banyoya kilitlerdi.
Siyasi görüşleri yüzünden yediği dayağın haddi hududu yoktu.
Anne garip ve mazlum Anadolu.
Anne vefat etti.
Arkadaşım yıkıldı. Tam üç ay annenin mezarında yattı. Deliler gibi derler ya.
Ben o zaman abilerini ikaz ettim "dikkat edin intihar eder" diye.
Ayetlerle, hadislerle intihara giden arabanın frenine bastık bir anlamda.
Dışarıda sükunet olsa da yere içerde cerahatini biriktirmiş.
Yurt dışına gitti, evlendi, çoluk çocuğa karıştı.
Zaman zaman arızalı haberleri geldiğinde aileyi bir kez daha ikaz ettim.
Bir sorun olduğunda işi "huysuz, geçimsiz" tanımlaması ile geçiştiririz ya.
Aynen öyle oldu.
Hiç kimsenin ummadığı bir anda yük ağır geldi ve gitti.
Arkasından herkes kendine göre yorumlar yaptı.
Tanrılık taslayıp öte yanda cehenneme bile sokanlar oldu.
Ben evlatlarına "babanızla gurur duyun, asla kötü şeyler düşünmeyin, insanlar amelleri ve çektikleri ile cennete gidecekse (ki öyledir) babanız onlardan biridir" dedim.
Hayat bir uzun koşu.
Dününü bilmediklerimiz için medyatik artistlik yapmanın alemi yok.
"Biz ne ara buralara geldik" güzellemesi yapanlar olanlardan habersiz olanlardır.
Bir dünya değişirken, bir toplum köylerden kentlere yığılırken, ataerkil yapılar çekirdeğe dönerken, teknolojik iletişim unsurları tüm duvarları yıkarken görmeyenler konuşmasınlar.
Bu sorunlar iktidar muhalefet sorunları değil.
Çağın yeni yaşam tarzının sorunlarıdır.
Dün başka sorunlar vardı, bugün başka sorunlar ortaya çıktı.
Bu kadar.

yazının devamı..

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.