İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

MİT Kanununda düzen-leme

 

Milli İstihbarat Teşkilatı gibi devletin omurgasını oluşturan en önemli sinir noktası üzerinde bir takım yenilikler getirilmeye çalışılırken tehlikeli düzenlemeler yapılmaya çalışılıyor.

Daha 10-15 yıl öncesine kadar dünyanın en önemli ve etkin istihbarat teşkilatı olan MİT, üst ve yan istihbarat teşkilatlarının devre dışı bırakılması, Terör konusunda dış istihbarat (CIA)?nın yardımı ve yönlendirilmesine muhtaç edilmesi MİT?i dışarıda itibarsızlaştırmış ve pasife etmiştir.

Bir ülkenin istihbarat teşkilatının en önemli özelliği ve öncelikli görevi dış tehdit unsurlarını ortadan kaldırmaktır. Bunun bertaraf edilmesi henüz tehdit oluşmadan istihbar edinip tehdit fiiliyata geçmeden tedbir alıp önlemektir.

2937 sayılı kanunda elbette günümüz dünya şartlarına göre bir takım değişiklikler yapılması gerekmektedir. Ancak böyle hassas bir kurum ve konu iki milletvekilinin inisiyatifine bırakılacak kadar basit olmamalıdır. Böyle hassas bir konuda akademisyen ve konunun uzmanlarından oluşan bir komisyon kurulması daha akıllıca olacaktır.

AKP iktidarı, bugüne kadar hazırladığı anayasa ve kanun değişikliği tasarılarında olduğu gibi bu tasarıda da kuşkusuz ülke güvenliğine yönelik MİT?in güçlenmesi ve yetki alanlarında yapılması gereken önemli düzenlemeleri içeren maddeler getirmiş. Ancak, muhalefetinde eleştirilerine maruz kalan kişisel haklar ve muhaberat devleti oluşturmaya yönelik önemli değişiklikleri de her zaman olduğu gibi araya sıkıştırmışlar.

Tasarıdaki ilk değiştirilecek maddeye bir bakalım;

?Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiş ve ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Devletin güvenliği ile ilgili" ibaresi "Devletin güvenliği ile ilgili, sınır ötesi görevler hariç olmak üzere," şeklinde değiştirilmiştir.? Deniliyor. Burada ?Devletin güvenliği ile ilgili? ibaresinin kaldırılarak ?dış görevler hariç? ibaresi eklenmesi son derece manidardır. Bu arada aynı maddeye eklenen üç yeni bendin içeriği ise fevkalade yerinde bir eklenti olarak dikkat çekiyor.

6. Maddenin a bendinde yapılan değişiklikte ?Milli güvenliğin ve ülke menfaatinin gerektirdiği hallerde yerli ve yabancı her türlü kurum ve kuruluş ile tüm örgüt veya oluşumlar ile kişilerle doğrudan ilişki kurabilir, uygun koordinasyon yöntemlerini uygulayabilir.? Burada tüm örgüt ibaresi MİT?in dolayısı ile devletin PKK ile görüşmelerini meşru kılmaktan öte gelecekte maruz kalınacak terör örgütleri ile devlet kurumunun görüşmelerini meşrulaştırıyor. Bu gün birçok yüksek rütbeli subay PKK ile görüştüğü gerekçesi ile cezaevinde.

Yine 6 maddenin b bendinde yapılan değişiklik kişisel ve kurumsal mahremiyeti ortadan kaldıracak nitelikte ?b. Kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlar ile diğer tüzelkişiler ve tüzelkişiliği bulunmayan kuruluşlardan bilgi, belge, veri ve kayıtları alabilir, bunlara ait arşivlerden, elektronik bilgi işlem merkezlerinden ve iletişim alt yapısından yararlanabilir ve bunlarla irtibat kurabilir. Bu kapsamda talepte bulunulanlar, kendi mevzuatlarındaki hükümleri gerekçe göstermek suretiyle talebin yerine getirilmesinden kaçınamazlar.? Olarak değiştiriliyor.

Daha birçok tartışmaya açık düzenlemeler var ben sadece iki örnek vererek Bir dönem görev yaptığım kurum için kısaca görüşlerimi bu vesile ile aktarmak istedim.

Ülkemizde siyasi irade seçim sonrasında iktidarı eline geçirdiğinde siyasi iradeden arınıp devlet iradesi oluşmaması nedeni ile Milli istihbaratın direk bakanlık veya başbakanlık himaye ve kontrolünde olması teşkilatın sağlıklı çalışmasını ve güvenilirliğini zedeler/zedeliyor da.

Milli İstihbarat Teşkilatının elbette sorumlu olacağı kontrol edileceği bir üst makam olmalıdır fakat bu tamamı ile siyasi iradenin tayini ile değil temayüllere dayalı bir üst mekanizma olmalıdır.

MİT, Başbakanın ve siyasi iradenin kurumu olmamalı. Devletin kurumu haline getirilmelidir. Aksi takdirde siyasi iradeye tabi olan bir kurum siyasi iradenin yakın zaman da yaşadığımız 17 Aralık operasyonu gibi bir olayın cereyan etmesi halinde görevini devlet ve millet adına yapabilme bağımsızlığında olması söz konusu olamaz.

MİT?in araç, gereç, görev ve yetkilerinin arttırılması, gerektiğinde denetlenmesine evet.  Ancak denetim mevki?nin  görev veren mevki olmasına ve siyasi iradenin kontrolü altında olmasına hayır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.