1. HABERLER

  2. AFRİN - MÜNBİÇ VE BARIŞ PINARI HAREKATI DOSYASI

  3. Moda denen aldatmacayla oyalanıp durmak...
Moda denen aldatmacayla oyalanıp durmak...

Moda denen aldatmacayla oyalanıp durmak...

Hanım okuyucularıma bu moda bu değil, 'Bu in, bu out' demek, hayatı giyim kuşam gibi dar bir alana hapsetmek onlara saygısızlık olacaktı. Ben bunu yapamazdım....

A+A-

Hanım okuyucularıma bu moda bu değil, 'Bu in, bu out' demek, hayatı giyim kuşam gibi dar bir alana hapsetmek onlara saygısızlık olacaktı. Ben bunu yapamazdım. Kadına daha geniş pencereden bakmayı; hayatın özellikle hanımlar için ayrılmaz bir parçası olan giyim kuşam işini de kapsayacak bir yaklaşımı daha doğru buluyorum.

SAADET BERRİN ÜSTÜNER / DERSAADET
İnsanlar neyle hemhal olurlarsa o işi daha iyi bilirler. Naçizane benim de "uzmanlık alanım kadın modası.' Bunu yazmak, açılım getirmek üzere bu köşeye misafir oluyorum. Bildiklerimi sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Lâkin katıldığım tv ve radyo programlarında da dile getirdiğim gibi, hanım okuyucularıma bu moda bu değil, 'Bu in, bu out' demek, hayatı giyim kuşam gibi dar bir alana hapsetmek onlara saygısızlık olacaktı. Ben bunu yapamazdım. Kadına daha geniş pencereden bakmayı; hayatın özellikle hanımlar için ayrılmaz bir parçası olan giyim kuşam işini de kapsayacak bir yaklaşımı daha doğru buluyorum. Değer yargılarının değiştiği, insanların bir şeylerin ölçülerini kaçırdığı zamanımızda; kadına, anneye büyük vazifeler düşüyor. Aslında bu tarihlerde biraz bahar, biraz yaz modası ve kıyafetleri, özelikle muhafazakâr hanımların düğün sezonu nedeniyle, abiye tercihlerinin doğruluğu ya da yanlışlığı üzerine yazılar yazmayı planlamıştım. Gelin görün ki son günlerde yaşanan olaylar, üzüntüler doğal olarak gündemimizi bunun dışına taşıdı. Mavi Marmara' nın içindeki kadınlar, şehit anneleri, eşleri ne durumdalar acaba demeden, onlarla hemhal olmadan etek- bluz- elbise demek doğru bir yaklaşım olmasa gerek. Furkan' ın annesi ne yapıyor acaba? Kayseri' de komşuları olan bir dostumun söylediğine göre metanet içinde, şehit annesi olmanın gururunu yaşarken yokluğuna alışmanın, uğradığı haksızlığın mücadelesini veriyor.

Çocuklarımız bizim için ne kadar kıymetli değil mi? Şu an yirmi altı yaşında olan oğluma, küçükken büyüyünce ne olacaksın diye sorulduğunda "Şehit olacağım' derdi. Ben ağzından yel alsın ne biçim konuşuyorsun diye uyarıp, bu çocuk niye böyle şeyler söylüyor diye düşünürken içten içe üzülürdüm.

Furkan'ın annesinin başına gelen benim başıma gelseydi ne yapardım, bu onurlu duruşu sergileyebilir miydim? Ne kadar üzülsek de sonuçta yine ateş düştüğü yeri yakıyor. Gerçi bu hain saldırı ülke olarak hepimizi yaktı. Ama ben biliyorum ki Furkan'ın annesi Gazze'deki annelerin tamamının yıllardır bu acılara göğüs gerdiğini düşünerek sabrediyor. Ya eşi kollarında vefat eden Çiğdem Hanım. İnancı uğruna yaban ellerde, üstelik İsrail gibi vicdansız bir ülkede esir düşüyor, direniyor sonunda eşinin cenazesiyle geri dönüyor. Bir düşünsek bunlar nasıl travmalar. Bir kadından neleri alır hayatının bundan sonraki kısmına etkisi nedir? Ya Gaye Somuncu. Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi, refah içindeki hayatını bırakıp sonunda nelerin olacağı belli olmayan bu riskli yolculuğa niye çıkmıştı? Ailesi, yakınları, annesi ondan iyi bir haber gelir mi ümidiyle telefon başında uzun saatler geçirdiler. İyi bir haber gelmeyebilirdi de. Ben biliyorum ki her şeye hazırlıklıydılar. Gaye'nin annesi Tülin Hanım acaba gitme demiş miydi? Hiç sanmıyorum. Gaye Hanım'la katılacağımız bir televizyon programı hakkında konuştuğumuzda, çok yorgunsunuz, isterseniz erteleyelim dedim. Hayır, her zaman her platformda dile getirip anlatalım, insanları bilgilendirelim diye itiraz etti. 'Gazze' deki çocukların, kadınların bize ihtiyacı var. Gündemden düşürmeden yapabileceklerimizi yapmalıyız' dedi.

Furkan'ın annesi Çiğdem Hanım, Gaye hanım ve diğerleri bu durumdayken biz nasıl moda yazacaktık. Nasıl yazılarımızı elbiseye indirgeyecektik. Tabii ki kadınlarımız temiz, pak, şık ve vizyon sahibi olmalı. Bu onların toplum içindeki statülerini belirler. Lakin toplum içinde, sosyal hayatta kadınlar, sadece giyimi kuşamı çocuklarının okullarını puanlarını, eşlerinin iyi ya da kötü yanlarını anlatarak zaman geçirmesinler. Bunların yanında; dünyanın dört bir tarafındaki kadınların sıkıntıları, yaşantıları, başarıları da onları ilgilendirsin.

Her görüşten, her inançtan, her meslekten kadın bir araya gelebilse dünyayı yerinden oynatır. Her kadın Gazze'deki kadınların yerine kendisini koyup empati yapabilse hayatın sadece giyinmek süslenmekten ibaret olmadığını hisseder. Hepimiz daha duyarlı olmak zorundayız. Dünyaya geliş sebebimizin çerçevesinin bu denli dar olduğunu düşünmüyorum. Çalışıyorsak işimizi iyi yapmanın, ev kadınıysak evimizi ve çocuklarımızı doğru dizayn edebilmenin sıkıntısını yaşamalıyız.

Sadece görselliğe odaklanmaktan haya etmekteyim. İşimin yoğunluğuna rağmen kadınlar için farklı şeylere emek harcamanın da gerekli olduğunu düşünüyorum.

Yazılarım için alacağım telif ücretini önümüzdeki bir yıl boyunca İHH aracılığı ile Gazze'deki kadınlara ulaştırılmak üzere bağışlıyorum. Bir yılın sonunda Gazze ablukası kalkmış olursa, rotayı Çeçenistan'daki, Irak'taki ya da dünyanın başka bir köşesindeki ihtiyaç sahibi kadınlara çeviririz.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.