Mustafa Yürekli: Ayasofya’ya Selimiye Camii Statüsü Uygulanabilir

Mustafa Yürekli: Ayasofya’ya Selimiye Camii Statüsü Uygulanabilir

Ayasofya, Batı’nın ve Batıcıların maskelerini parçaladı. Batıcılar, Ayasofya ibadete açılacağı için dünya gücü Avrupa devletlerin ne kötülükler planlayıp yapacağını sayıp dökmekteler. Başka devletlerin kültürel ırkçılığına destek veren argümanların bu..

Ayasofya Camii’nin ibadete açılması, dünya gündemine bomba gibi düştü. Dünya güçleri ve işbirlikçilerini fena sarstı. İslam aleminde, doğurduğu sevinçle bayram etkisi yaptı..

İstanbul’daki Ayasofya cami, Türkiye’nin hükümranlık alanında olan bir dini kurum. Dolayısıyla Türk hukuku burada geçerli. Ayasofya’yla ilgili statüyü yabancı ülkeler düzenleyemez ya da bize dayatamaz. Danıştay’ın kararına bütün ülkelerin, herkesin saygı duyması gerekir. Bu kararı övünçle savunacağız ve elbette önümüze bakacağız.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Danıştay'ın kararını hukuk devleti adına, maşeri vicdanı rahatlatma adına müspet bir adım olarak görüyoruz. Ayasofya'nın statüsüyle ilgili nihai karar mercii başkaları değil Türk Milleti'dir. Bu, bizim iç meselemizdir. Diğer ülkelere de ancak alınan karara saygı göstermek düşer.” diyerek son noktayı koymuştur. Milletimizin özlemi buydu. Bu gerçekleşmiştir.

Birleşmiş Milletler topluluğuna bağlı bir sosyal örgüt niteliğinde olan United Nations Educational Scientific and Cultural Organizatio (UNESCO) Türkçe’ye Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu olarak geçmiştir. Amacı, birleşmiş milletler üyeleri arasında eğitim, bilim, kültür alanlarında işbirliğini sağlamaktır.

İnsanlığın ortak mirasına ait en önemli örneklerin bulunduğu Dünya Mirası Listesi ise, gezegenin tarihi zenginliği ile doğasının çeşitliliğini kutluyor. Birçok farklı kritere göre seçilen bu yerler tarihi, doğal ya da bilimsel açılardan çok önemli rollere sahipler. 

Kısaca insanlığın ortak mirası olan ve evrensel değerlere sahip çıkmayı hedefleyen UNESCO, 'Dünya Kültür Mirası Listesi'nde farklı kültürlerin, medeniyetlerin, dinlerin ve tarihi dönemlerin küresel kültürde bıraktığı izler arasından en nadide örnekleri seçip listeliyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde Dünya Miras Alanı olarak belirlenmiş 1121 miras yer almaktadır. Her biri kendine has karakteristik özelliklere sahip ve hepsi bir arada, dünya tarihinin önemli bir arşivini oluşturmaktadır.

Ülkemizde de UNESCO Dünya Mirası Listesi kapsamında pek çok kültürel ve doğal varlık yer alıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan, Türkiye'deki Dünya Miras Alanı olarak bu listede 16'sı kültürel, 2'si karma olmak üzere 18 miras yeri vardır ve Ayasofya da listededir.

86 yıldır müze olarak hizmet veren Ayasofya'nın tekrar cami olarak ibadete açılma kararından sonra UNESCO'dan da peş peşe açıklamalar geldi:

"Türkiye’nin kararının bir diyalog ya da önceden bildirimle olmaksızın alınması üzüntü verici. UNESCO, Türk makamlarına gecikme olmaksızın, Dünya Kültür Mirası Komitesi’nin bir sonraki toplantısında, statüsü gözden geçirilecek bu istisnai mirasın evrensel değerinden geri adım atılmasından kaçınılması için, diyaloğa girmeleri çağrısında bulunuyor" ifadeleri kullanılmış.

UNESCO'nun Ayasofya açıklamasına Türkiye hemen cevap verdi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, şu değerlendirmeyi yaptı:

"İstanbul'un Tarihi Alanları"nın bir bileşeni olarak 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne kaydedilen Ayasofya, UNESCO'nun 1972 tarihli Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması Sözleşmesinin yanı sıra ulusal mevzuatımız kapsamında da güçlü bir şekilde korunmaktadır.

UNESCO Sözleşmesinde listeye kayıtlı bir varlığın işlevinin değiştirilmesine engel herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ayasofya'nın cami olarak kullanılması kesinlikle anılan sözleşmenin ihlali değildir. Bu durum Ayasofya’nın üstün evrensel değerini asla etkilememektedir.

Öte yandan, 8. yüzyılda cami olarak inşa edilmiş ve 13. yüzyılda kiliseye dönüştürülmüş olan ve halen ibadete açık aktif bir kilise olarak kullanılmakta olan İspanya Cordoba Camii, 1984 yılından beri UNESCO Dünya Miras Listesi'nde varlığını sürdürmektedir."

Medeniyetler beşiği Türkiye'den UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'ne giren 18 eseri inceledim. Mimar Sinan’ın Edirne’deki abidevi eseri Selimiye Camii ve Külliyesi, 2011 yılında listeye alınmış. Sivas'taki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası ise, Selimiye Camiinden de önce 1985 yılında listeye alınmış.

Demek ki bir eserin cami olması ve fonksiyonel olması listeye girmesine engel değil.. Ayasofya’ya, rahatlıkla Selimiye Camii statüsü uygulanabilir.. 'Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Türkiye’deki eserlerden Ayasofya, 3. cami olacak..

Türkiye dünya mirasını korumada ve başka dinlerin ibadet mekanlarına saygı göstermede alnı açık bir ülke.. 

Dünyada hem evrensel mirası temsil eden hem de ibadete açık çok sayıda mekan vardır. Ayasofya Camii’ne her dinden insanın ziyaret maksadıyla erişimi de her zaman mümkün olacaktır. Ayasofya Camii’nin evrensel kültürel mirası korunacaktır.

Ayasofya, Batı’nın ve Batıcıların maskelerini parçaladı. Batıcılar, Ayasofya ibadete açılacağı için dünya gücü Avrupa devletlerin ne kötülükler planlayıp yapacağını sayıp dökmekteler. Başka devletlerin kültürel ırkçılığına destek veren argümanların bu topraklarda yaşayanlardan çıkması yakışmıyor. Tabii ki farklı görüşler olabilir. Ama devletimizin egemenlik hakkını kullanmasına, başka devletlerin argümanları üzerinden eleştiri getirmek tam kimlik bunalımıdır.

yazının devamı..

 

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler