Mustafa Yürekli: Kur’an Mevsimi geldi

Mustafa Yürekli: Kur’an Mevsimi geldi

Çağları, kutsal kitaplar ve peygamberlerle sınıflandıran İslam dini, evrensel, bütün bir yeryüzünde kıyamete kadar geçerli, son ilahi kitap olan Kur’an döneminde, Kur’an Çağı’nda olduğunu haber vermektedir insanlığa.

Asr-ı Saadet’te, Medine’de, Mescid-i Nebevi’de Hz. Peygamber sallahu aleyhi vesellem, Abdullah b. Mesûd radiyallahu anhı yanına çağırdı. “Ey Abdullah! Bana Kur’an oku.” dedi.

Abdullah radiyallahu anh bir an şaşkınlık yaşadı. “Yâ Resûlallah, Kur’an size indirilirken, ben mi okuyayım?” diye sordu.

Resulullah sallahu aleyhi vesellem,  “Evet, ben Kur’an’ı başkasından dinlemeyi çok seviyorum.” buyurdu.

Allahu Teala, Bakara Suresi’nde “Resulullah sallahu aleyhi vesellem ve müminler, Rabbinden ona indirilene iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. ‘Peygamberler arasında ayırım yapmayız!’ ve ‘İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz Rabbimiz, gidiş sanadır!’ dediler.” (Bakara Suresi; Ayet: 285-286) buyurmuyor muydu?

Hz.Muhammed aleyhisselama,  Hz.İsa aleyhisselama ve peygamberlere kötülük yaptıkları için lanetlenen Yahudilerden ve Hz.Muhammed aleyhisselamı peygamber kabul etmeyen  Hıristiyanlardan iman edip Müslüman olanlar vardı. Dolayısıyla o Yahudi ve Hıristiyan kökenli sahabelerin şehadetine vurgu vardı, ‘Peygamberler arasında ayırım yapmayız!’ ayetinde. Yine ayette peygamberler, sahabeler ve müminlerin “İşittik, itaat ettik” sözlerinin altı çizilmektedir.

Abdullah b. Mesûd, Nisâ Suresi’nden okumaya başladı. Nihayet “Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!” (Nisa Suresi; Ayet: 41)  ayetine gelince Resulullah sallahu aleyhi vesellemin gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı ve “Bu kadar yeter.” buyurdu. (2 Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân, 33)

Kur’an Çağı

Son peygamber Hz.Muhammed aleyhisselama indirilen Kur’an-ı Kerim; Allah’ın son kitabı, sözlerin en güzeli ve en doğrusudur; bunda şüphe yoktur: “Gerçekten size Allah’tan bir nur, apaçık bir kitap geldi. Rızasını arayanı Allah onunla kurtuluş yollarına götürür ve onları iradesiyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır, dosdoğru bir yola iletir.”  (Mâide 15, 16)

Kur’an-ı Kerim;  insanları en doğru yola ileten şifa kaynağı, hidayet rehberi ve rahmet vesilesidir. Nitekim bir ayet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır: “Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet olan Kur’an geldi.” (Yunus Suresi; Ayet: 57)

Kur’an-ı Kerim, insanları inançsızlığın karanlıklarından hidayetin aydınlığına, barbarlıktan medeniyete çıkarmak için Yüce Allah’tan gelen eşsiz bir kitaptır; ilahi bir hitaptır. Allah, insanı muhatap alıp Kur’an-ı Kerim ile seslenerek şeref bağışlamaktadır.

Çağları, kutsal kitaplar ve peygamberlerle sınıflandıran İslam dini,  evrensel, bütün bir yeryüzünde kıyamete kadar geçerli, son ilahi kitap olan Kur’an döneminde, Kur’an Çağı’nda olduğunu haber vermektedir insanlığa. Daralan gönüllere ferahlık veren Rahmânî bir ses ve nefes vardır Kur’an-ı Kerim’de.

Allahu Teala Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin ve yaşamanın önemine şöyle dikkat çekmiştir: “Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. De ki: Ancak Allah’ın lûtfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.”  (Yunus 57, 58) Resulullah sallahu aleyhi vesellem,  “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’ân, 15) buyuruyor.

Sevgili Peygamberimiz sallahu aleyhi vesellemin ümmetine bıraktığı en değerli emanet Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an-ı Kerim’i okumak, doğru anlamak ve en güzel şekilde yaşamak kulluk görevidir ve insan hayatının ana amacı olmalıdır.

Kur’an Mevsimi

Kur’an-ı Kerim, indirildiği andan itibaren tüm mekan ve zamanları teşrif etmektedir. Bin aydan daha hayırlı olan ramazan ayı, Kur’an-ı Kerim’im ilk ayetlerinin inzal buyrulduğu Kadir Gecesi’ni ve Kur’an-ı Kerim Çağı’nı kutlama mevsimidir. İşte böyle Kur’an-ı Kerim’in şereflendirdiği mevsimlerden biri de yaz Kur’an kursları nedeniyle yaz aylarıdır. Camilerimiz her yıl yaz aylarında Kuran okuyan çocukların güzel sesleriyle aydınlanmakta ve neşelenmektedir.

Unutmayalım ki çocuklarımız, Yüce Allah’ın bize birer emanetidir. Bu nadide emanete sahip çıkmak, onları Kur’an ve Sünnet’in rehberliğinde büyütmekle mümkündür. Peygamberimiz  sallahu aleyhi vesellemin buyurduğu gibi “Hiçbir anne baba çocuğuna güzel terbiyeden, güzel ahlaktan daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.” (Tirmizî, Birr, 33)

Hz. İbni Abbas radiyallahu anhdan rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallalahu aleyhi vesellem yine şöyle buyurdu: “Kalbinde, kafasında, hafızasında hiçbir ayet bulunmayan kimse harab olmuş bir ev yani virane gibidir.” (Tirmizi, Fezailül Kur’an 18)

Göz aydınlığımız olan yavrularımızı, Kur’an’ın dirilten, geliştiren ve yenileyen iklimiyle buluşturmak, onu okumalarını ve dinimizi öğrenmelerini sağlamak; Kur’an-ı Kerim’in beyan ettiği tevhit dünya görüşünü ve varlık tasavvurunu, kurmayı hedeflediği ilahi düzeni, helal ve haramları evlatlarımıza öğretmek, kulluk görevimiz, en büyük idealimizdir. Ebû Ümâme el-Bâhilî radiyallahu anhu  Resulullah sallahu aleyhi vesellemin “Kur’ân okuyunuz! Çünkü o, kıyamet günü kendisiyle hemhâl olan kişilere şefaatçi olarak gelecektir.” (Müslim, Müsâfirîn, 252) buyurduğunu rivayet etmektedir.

Ülkemizde din eğitiminde sıkıntılar var. Çocuklar ne evde öğrenebiliyor sahih İslam’ı ne de okulda. Yaz Kur’an kursları, din eğitimi alanında doğru uygulamalardan birisi. Dinimizi, kültürümüzü, örf ve adetlerimizi yeni nesillere aktarmak, toplumun devamlılığını sağlamak zorundayız.

Çocuklarımızı Allah’a kul, Resûlüllah’a ümmet olma şuuru kazanmış, güzel ahlaklı, vatanına, milletine ve insanlığa faydalı nesiller olarak yetiştirmek en önemli görevimizdir. Hz. Ömer ibni Hattab (R.A)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (S.A.V) şöyle buyurdu: “Allah şu Kur’an’la amel edip hayatlarını onunla ayarlayan toplumları yükseltir. Onun izinden gitmeyip onu arkalarına atanları da alçaltır.” (Müslim, Müsafirin 269)

Kur’an Mevsimi yaklaşıyor. Çocuklarımız, Kur’an’la, ibadetle, Sevgili Peygamberimizin örnek hayatıyla buluşup tanışacaklar. Yahya Kemal Beyatlı’nın Ezansız Semtler’ yazısında anlattığı gibi çocuklar camilere girecekler, Müslümanlığın çocukluk rüyasını görecekler. Gönülleri ve zihinleri Kur’an’ın nuruyla aydınlanacak.. Güzel bir fırsat bu.

Not: 5 Temmuz 2021, Pazartesi gününden itibaren yavrularımız, hem yüz yüze hem de çevrim içi olarak Yaz Kur’an Kursları ile buluşacak inşallah. Bu vesileyle siz okuyucularımı çocukları, cami ve Kur’an kurslarımızda Kuran Mevsimi’nden istifade etmeleri doğrultusunda çaba göstermeye davet ediyorum.

yazının devamı..

 

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler