Onur mu dediniz?

Onur mu dediniz?

İslam düşmanlarının dine olan öfkesi ve mücadelesi devam ediyor. Batı çalışma grupları, 28 Şubat gibi birçok özel plan ve projelerle yaptığı darbe girişimlerine karşın hâlâ İslam’ı savunma refleksleri kuvvetli bir ülkeyiz.

Yaşam biçimi olarak Araplara benzemiyoruz, Avrupa’nın yaşam tarzına özendiriliyor olsak da hâlâ gelenek görenekle hareket ederek kendimize has yaşam tarzımız var, farklı bir ülkeyiz.

Şer güçler, fitne odaklı kâfir topluluklar, müşrikler, münafıklar kurumsallaşmaya devam ediyor ve İslam dini ile mücadeleye devam ediyorlar. Anladığımız kadarıyla toplumu ifsat faaliyetleri çerçevesinde AK Parti eliyle “İstanbul Sözleşmesi” denilen rezil bir proje sessiz bir şekilde hayata geçirilmeye çalışılıyor.

“İstanbul Sözleşmesi” ülkemizde ciddi sorunlar doğurmaya devam ediyor, son örneği LGBT yürüyüşleri ve beraberinde getirdiği kavram karmaşasını yaşıyoruz, sap ile saman at ile it izi birbirine karıştı…

Kuran-ı Kerim, Allah’ın erkekler arasında yaygınlaştırılmaya çalışılan sapık ilişkiyi önlemek amacıyla Lut Peygamberi uyarıcı olarak görevlendirdiğini ancak sapıklıkta ısrar eden bu topluluğu helak ettiğini haber veriyor ve uyarıyor böyle bir hataya düşülmesin diye..

Tüm cinsi sapıklar adını onur koydukları bir ahlaksız proje ile toplumu ifsat etmek üzere yürüyüş gerçekleştiriyorlar.

Sözlüklerde; İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis olarak özetleniyor “onur” dediğimiz kavram!

Bireysel hak olarak gördükleri azgınlık ve sapıklıklarını toplumsallaştırma adına sokaklara dökülüyor ve hiç utanmadan onur yürüyüşü diyerek yaptıkları ahlak dışı sapık ilişki ve yaşam biçimlerini kamuoyunda meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

İslam dinini yaşamaya çalışan halkımıza karşı önyargılı tavır ve mücadeleleriyle bildiğimiz CHP’li belediye başkanlarının bir kısmı bu ahlaksız yürüyüşe sosyal medya hesaplarından destek verdiler.

Burada tartıştığımız bireysel özgürlük veya haklar değil. Eğer öyle olsaydı bu tür sapık ilişkilere girenlerle ilgili olan belediye başkanları kızlarını kızlarla erkek çocuklarını erkeklerle evlendirebilirler, zaten alenen işlenen bu ahlaksızlığı yapan ve onları destekleyenler sokaklara dökülerek akılları sıra bu çirkinliği meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

Milliyetçi muhafazakâr ve kendilerini dindar olarak gören milletvekilleri, bürokratlar hemen harekete geçmeli biran evvel İstanbul Sözleşmesinin iptal edilmesi için gerekli adımları atmalıdır.

Aile Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve STK’lar çok daha aktif olmalı, üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.

Çağdaşlığın ölçüsü inanç yoksunu, ahlaksız batı değildir olamayacak da, su akıp yine yatağını bulacaktır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.