İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

PKK saldırısının perde arkası nedir?

 

 

Terör bir amaç değil, bir araçtır. Terör ölüm saçan bir mikroptur. Tek yolu mikrobu tamamen ortadan kazımaktır. İşte bu nedenle;  “Çözüm süreci”nin bir oyalamaca, silah bırakmanın ise bir aldatmaca olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

10 Nisan2015 tarihinde Alman yayın kuruluşları WDR ve NDR ile mülakat yapan KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, 1990’lı yıllarda Almanya da PKK’nın düzenlediği eylemlerden dolayı “PKK adına Alman halkından özür diliyorum. Bu tür eylemler bir daha asla olmayacak” diye Alman halkından özür diledikten sonra. Bayık, örgütün artık bağımsız bir Kürt devleti kurulması amacını gütmediğini, siyasi bir çözüme ulaşılması için gayret ettiğini ifade ediyor.

Cemil Bayık, “Artık Türkiye'ye karşı savaşmak istemiyoruz. Artık yeter diyoruz. Savaşarak ne biz amaçlarımıza ulaşabildik, ne de Türk devleti” diyor. Bu açıklamalardan bir gün sonra;

Genel Kurmay başkanlığının provokasyon eylem istihbaratı üzerine Ağrı Diyadin’in Yukarı Tütek köyündeki ağaç dikme etkinliği için bölgeye güvenlik önlemi almak üzere sevk ettiği askerlere daha önceden bölgeye hakim bir tepede konuşlanan 25 kadar PKK militanı tarafından ağır silahlar ve uçaksavarlar ile ateş açılıyor. İlk anda 1 subay ve 3 uzman çavuş’un yaralandığı ve 12 saat süren çatışmalarda 10 bin merminin harcandığı ifade ediliyor. Çatışmada 5 teröristin öldürüldü açıklandı.

Bir gün önce silahlı mücadeleden vazgeçildiğini açıklayan Bayık’ın militanları askerin sadece güvenliği sağlamak amacı ile bulunduğu bir bölgede apansız ve alçakça bir saldırı düzenliyor. Bu çatışmanın devam ettiği sırada 11 Nisan2015 günü bu defa Kandil’de İMC Tv’nin karşısına geçen Cemil Bayık. Hükümet ve HDP yetkililerinin 28 Şubat’ta Dolmabahçe’de yaptığı açıklama ve 21 Mart’ta Diyarbakır’da okunan Öcalan’ın mektubunda, “PKK silah bırakacak açıklamalarını” seçim propagandası olarak nitelendirdiğini.  Silahların ancak Öcalan’ın bizzat katılacağı bir kongrede karara bağlanabileceğini söylüyor. Yani PKK bu kararı Öcalan serbest kalmadan açıklamayacakmış.

İktidarın yaklaşık iki yıldır karşısında el pençe durduğu, her sözünü talimat olarak algıladığı terörist başı Öcalan’ın Kandil karşısında ya etkinliği kalmamış, sözü geçmiyor ya da Öcalan iktidara ve kamuoyuna ayrı, PKK’nın temsilcisi HDP’li İmralı heyeti ile Kandil’e ayrı mesaj gönderiyor.

Her iki durumda da başından beri “çözüm süreci” denilen olgunun bir çözümsüzlük, bir çözülme ve bir safsata olduğu yönündeki öngörümüz ivme kazanıyor.

Sürecin diğer tarafı olan PKK’nın meclisteki temsilcisi ve ayakçısı HDP Ağrı Diyadin’de yapılan saldırıyı ilk defa sahiplenmedi ve yapılan saldırının seçim odaklı olarak yorumlanmasına karşılık Selehattin Demirtaş “insanların öldürülmesi üzerinden oy avcılığı yapanların Allah belasını versin” diyerek de tepkisini! Göstermesi de anlamlıydı!

Çözüm süreci” denilen olgunun mimarları AKP ise yaşanan terör saldırısı karşısında öfkeli.

Siz değimliydiniz? Terörist başı ile terör örgütü temsilcileri ile birlikte önce gizli kapaklı sonrasında “çözüm süreci” adı altında oturup pazarlıklar yapan.

Siz değimliydiniz?  PKK silah bırakıyor diye her televizyon kanalında beyanatlar veren, meydanlarda bayram havası estiren. 

Kapalı kapılar arkasında neler konuştunuz, ne vaatlerde bulundunuz da şimdi yerine getirmediğiniz için oyunbozanlık yapıyorlar.

Söylemeye dilim varmıyor gönlüm arzu etmiyor ama yoksa? Bu da seçime yönelik karşılıklı ayak oyunları mı?

Kandil’in birer gün ara ile tezat açıklamalar yaparak askere saldırı düzenlemesi.  İki yıldır bölgede Genel Kurmay’ın operasyon talepleri reddedilirken Ağrı valiliğinin TSK’ya operasyon talimatı vermesi hem de hiçbir yetkisi olmadığı halde eski iç işleri bakanı Efkan Ala’nın operasyon talimatı ve bizzat operasyonu yönetmesi.  5 teröristin öldürüldüğü açıklanmasına rağmen ortada ceset olmayışı, HDP 15 askerin yaralandığını bölge halkının yaralı askerleri taşımada askere yardım ettiğini söylüyor, genel kurmay halka teşekkür ederken başbakan Davutoğlu yaralı konusundaki sayıyı spekülasyon diyerek yalanlaması akıllara birçok soruyu beraberinde getiriyor.

Görülen o ki 7 Haziran’a kadar PKK’nın silah bırakması mümkün olmayacağı gibi bu tür saldırıların da bölgede devam edeceği. Sözde “çözüm süreci” ve devam eden terör saldırıların bir seçim projesi olup olmadığı, milletin nasıl algıladığı 7 Haziran akşamı belli olacak.

Yine her zaman olduğu gibi dileğimiz olumsuz düşüncelerimizin bizi yanıltması, kazananın Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milleti olmasıdır.

İbrahim Halil SİPAHİ

14.04.2015/adanapost.com

Twitter.com/ihalilsipahi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.