PKK Terörünün İçyüzü...

PKK Terörünün İçyüzü...

1. Ülkemizde bir buçuk milyon Kripto Ermeni vatandaşımız olduğu iddia ediliyor. Bunun kaçta kaçı militanlık yapıyor? Bu militanlar hangi kurumlarda ve...

A+A-

1. Ülkemizde bir buçuk milyon Kripto Ermeni vatandaşımız olduğu iddia ediliyor. Bunun kaçta kaçı militanlık yapıyor? Bu militanlar hangi kurumlarda ve sektörlerde yuvalanmış, kadrolaşmıştır? Şimdiye kadar neler yapmışlardır? Amaçları nedir? Kripto Ermeni militan ve aktivistlerinin PKK hareketiyle ilgileri var mıdır? Gayeleri nedir?

2. Yine bir buçuk milyon Kripto Yahudi olduğu iddia ediliyor. Bunların da kaçta kaçı militandır? Neler yaptılar, neler yapıyorlar? Hangi temel kurumlara sızmışlar ve kadrolaşmışlardır? Son yüz yıllık tarihimizdeki ağırlıkları ne kadardır?

3. PKK gerçekten bir Kürt hareketi midir, yoksa Ermeni emperyalizminin ve Siyonizmin kurduğu bir hareket midir?

4. Üç bin (Beş bin diyen de var) Kürt köyünü haritadan silen, halkını süren ve perişan eden zihniyet Kürt halkının bir kısmını dağa çıkartmak için mi yapmıştır bu işi?

5. PKK terörünün ölü bilançosu 35-40 bindir. Bunların kaçta kaçını PKK öldürmüştür? Onun öldürmediklerini kimler öldürmüştür?

6. PKK terörünün gölgesinde şimdiye kadar kaç yüz milyar dolarlık uyuşturucu ticareti, kaçakçılığı, trafiği yapılmıştır? Bu işi kimler yapmıştır? Yapmaktadır?

7. PKK'ya, ordumuz için üretilen MKE mermilerini kimler vermiş veya satmıştır?

8. PKK terörü Kürtlere hürriyet ve adalet sağlamak için mi yapılıyor, yoksa Türkiyeyi parçalayıp Doğu ve Güneydoğu bölgemize ileride Ermeni nüfusu getirmek, bir de Eretz İsrail'i gerçekleştirmek için mi?

9. İsrail 1948'den bu yana Kürtlerle niçin çok yakından ilgilenmektedir? Bu konudaki gayesi nedir?

Yukarıda dokuz soru sordum. Bunların doğru cevapları bilinmedikçe PKK terörü asla anlaşılamaz. Bir kör döğüşüdür gider.

* (İkinci yazı)

Ahlaksız İslam Toplumu Olmaz

İnsanların, ailelerin ahlak katsayısı olduğu gibi mahallelerin, köylerin, beldelerin, toplumların, ülkelerin, milletlerin de vardır.

Türkiyede siyasî bir hercümerç yaşanıyor. Sadece siyasî mi? Hayır, siyasî olmaktan önce ahlakî bir hercümerçtir bu.

Türkiye bir İslam ülkesidir ama burada İslam ahlakı yeterli miktarda yoktur, yeterli miktarda yaşanmamaktadır.

İslam ahlakı sadece nazariyattan (teoriden) ibaret değildir, yaşanan/uygulanan bir sistemdir.

İslam ahlakının yaşandığı, uygulandığı toplumlarda adalet olur, güven olur, huzur olur.

İslam ahlakı yardımlaşma ve paylaşma demektir.

Hiç yalansız, aldatmasız, hıyanetsiz, suçsuz bir toplum olmaz ama İslam toplumu, bu saydıklarımın en az nispet ve seviyede olduğu bir toplumdur.

Bir toplumda yüzde bir yalana tahammül edilir ama yüzde doksan yalan olursa orası cehenneme döner, yaşamak zorlaşır.

En geniş mânasıyla hırsızlığın binde bir nispetinde olduğu bir toplum huzurludur ama hırsızlık nispeti (en geniş mânasıyla yüzde elli olursa orada yaşanan hayat islamî hayat değildir.

İslam toplumunda hukuk önünde eşitlik vardır. Bu eşitlik yoksa ezanlar yüz yirmi desibel okunsa, camiler Cuma namazlarında dolsa bile orada bozukluk var demektir.

Bir İslam toplumunda binde bir fuhuş ve zina olabilir ama fuhuş ve zinanın çok yaygın ve yoğun olduğu bir toplum, dıştan İslam toplumu gibi görünse de gerçekte değildir.

Ahlaklı bir Müslüman toplumda haram yenmez.

İhalelere fesat karıştırılmaz.

Tefecilik yaygın olmaz.

Riba ve faiz genelleşmez.

Nepotizm yapılmaz.

Emanetlere hıyanet edilmez.

İşler, vazifeler, memuriyetler, başkanlıklar, makamlar mevkiler ehliyetli olanlara verilir, ehliyetsiz olanlara verilmez.

Bir İslam toplumunda para ve zenginlik ana değer, put olmaz.

Bir İslam toplumunda zekatlar öncelikle o toplumun fakir ve miskinlerine verilerek sosyal adalet sağlanır.

Bir İslam toplumunda zekatlar, Kur'ana ve Sünnete aykırı olarak toplanmaz ve sarf edilmez.

İslam toplumunda Müslümanlar birbirinin kurdu değil, meleğidir.

İslam toplumunda evlerin kapılarını sımsıkı kilitlemeye hiç lüzum yoktur.

Bir toplumda uygulanan eğitim sistemi çocuklara, genç nesillere ahlak ve karakter terbiyesi veremiyorsa o toplumun geleceği karanlıktır.

İslamın yaşandığı yerde hırsızlık, fuhuş, zina, azgınlık, haksızlık, gaddarlık çok az olur. Nispet olarak binde biri geçmez. Bu nispet toplumu kirletmez, kokuşmuş hale getirmez.

Hem İslamcı geçinecekler, hem de her haltı yiyecekler... Böyle İslamcılık olmaz olsun.

Gerçek, vasıflı, örnek Müslüman o kimsedir ki, en azılı dinsizler bile onun yüksek ahlakını, yüksek karakterini, faziletini kabul ederler.

Bir İslam ülkesini dinsiz azınlıklar değil, ahlaksız Müslümanlar çökertir.

Birlik olmamak ittifak ve vifak içinde bulunmamak büyük bir ahlaksızlıktır.

"Benim cemaatim iyi, öteki cemaatler kötü demek" de ahlaksızlıktır.

Para, şahsî menfaat konusunda her haltı yiyor, sonra her yıl umreye giderek kendisini dindar ve faziletli gösteriyor. Bu adamlar kimi kandırdığını sanıyor? (Her umreye gidene ahlaksız demiyorum...)

Başına rengârenk, alaca bulaca, deve hörgücü gibi bir örtü bağlıyor, daracık elbiselerle sokaklarda meydan ve caddelerde kırıta kırıta, fıldır fıldır dolaşıyor. Bu kadın ahlaklı bir Müslüman mıdır?

Bundan otuz sene önce mücahitti, şimdi yaman bir müteahhit oldu, helâl haram demeden malı götürüyor. Böyle İslamcı tepesi üstü düşsün, Allah onun belasını versin!

Emr bi'l mâruf ve nehy 'âni'l-münker yapılmayan bir toplum ahlaklı bir İslam toplumu olamaz.

Gıybetin ve nemîmenin yaygın olduğu bir toplum da İslam toplumu değildir.

İlahî İslam dininin ahlak boyutu vardır. Bu boyutun olmadığı veya güdük kaldığı bir toplum İslam toplumu değildir.

Ahlak iledir kemâl-i âdem

Ahlak iledir nizam-ı âlem

Mehmet Şevket Eygi ? Milli Gazete

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.