İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

PKK?NIN 15 AĞUSTOS DİRİLİŞ BAYRAMI KUTLAMALARI


 

Bütün dikkatler Mısır?daki gelişmelere çevrilmişken meydanı boş bulan hainler, İktidarın çözülme süreci ile asker ve emniyet güçlerinin bölgede üç maymunu oynamasını da fırsat bilerek. 15 Ağustos 1984 tarihinde Abdullah Öcalan'ın emir ve talimatıyla akşam saatlerinde Siirt'in Eruh ve Hakkâri'nin Şemdinli ilçelerinde PKK  militanları  karakollara ve askeri lojmanlara bombalı ve silahlı saldırı düzenledikleri, Bu saldırılar sonucu nöbetçi er Süleyman Aydın öldürdükleri,  ayrıca saldırı sonucunda 3 sivil ve 9 asker yaralandıkları Jandarma birliğine ait çok sayıda silah, mühimmat, malzeme gasp ederek K.Irak?a kaçtıkları 15 Ağustos gününü "ilk kurşun günü" ve "diriliş bayramı" olarak kutlama kararı aldı.

15 Ağustos?tan  daha birkaç gün önce Şırnak?ın Kato dağında 3 gün 3 gece davul zurna eşliğinde etrafı bölücü başı posterleri ve PKK paçavraları ile donatarak kutlama yapıyor. Şehit ailelerinin yüreğini yakan bu görüntüler karşısında yetkililerin ise adeta gözlerine birer perde inmiş vaziyette. Bu durumu fırsat-ı ganimet bilen hainler, dağdan kente iniyor. 13 Ağustos günü Şırnak?ın İdil ile Van?ın Özalp ve Başkale ilçelerinde PKK yandaşları sözde bayramı kutlarken, İstanbul?un göbeğinde Zeytinburnu ve Esenyurt?tada PKK? lılar gösteri yapıyor. Yüzleri poşu ile kapalı PKK?nın sözde asayiş kuvvetleri ?15 Ağustos ruhuyla Rojava?yı sahiplenelim?  pankartı açıyorlar. PKK paçavraları ile yürüyen PKK yandaşları yollara barikat kuruyor ateşe veriyor, Molotof kokteyl ve havai fişek atıyorlar. Her ne hikmet ise, hiçbir güvenlik kuvveti olayı görmüyor ve müdahale etmiyor.

PKK Şenlik yapıyor, iktidar seyrediyor!

İktidarın çözülme sürecinin rahatlığı ile meydanı boş bulan PKK artık Kandil   veya K.Irak?ta değil Güney doğuda, metropollerde hatta İstanbul?da elini kolunu sallayarak geziyor, asayiş ve trafik kontrolü yapıyor meydanlarda, sokaklarda alenen bölücü başı posterleri, pankartlar ve PKK paçavraları açıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde başlattıkları terörün yıldönümünü bayram ilan edip davul zurna eşliğinde kutlamalar yapıyorlar. 30 yılda 40 binden fazla insanımızın kanını emen milletin verdiği vergilerde milyarlarca doların haybeye israf edilmesine sebep olan örgüt adeta milletimizle alay edercesine kutlamalarda eğleniyor. İktidar ve kahraman kolluk kuvvetleri seyrediyor.

Sadece 15 Ağustos?ta Urfa'nın Viranşehir İlçesi'nde, PKK'nın kuruluş yıldönümü olan 15 Ağustos'u kutlamak isteyen BDP'li gruba polis, yaptıkları kutlamanın kanunsuz olduğu yönünde uyarıda bulunuyor. Uyarılara rağmen dağılmayan BDP'li gruba polis, biber gazıyla müdahale ediyor.

Taksim Gezi parkı eylemlerini marjinal, isyancı ve hükümeti yıkmaya yönelik eylemler olarak niteleyen bir aydan fazla süren, ülke genelinde 6 kişinin hayatını kaybetmesine sebebiyet verecek şekilde orantısız güç kullanan, hala direnişe destek verenlerden fişlenen kişilerin birer birer gözaltına alınması, öğrencilerin burslarının kesilmesine kadar varan müdahalelere devam iktidar. PKK?lı teröristlerin ve yandaşların bu şımarık ve pervasızca hareketlerine zafer! Kutlamalarına göz yumuyor, görmezden geliyor. Gezi parkı direnişinde adeta aslan kesilen ve kürsülerde kükreyerek konuşan başbakan, PKK?nın bu milletimizi aşağılayıcı ve hakaret niteliğindeki kutlamaları karşısında ise, yelkenlerini suya indirmiş, gündeminde başka konular gün öldürüyor.

Ortada iktidar yok, Jandarma yok, Valiler, kaymakamlar, emniyet güçleri hak getire. Meydan PKK ve yandaşlarına adeta teslim edilmiş. Şenlikler, kutlamalar yapılıyor, Genel Kurmay başkanı Orgeneral Özel, beklide emeklilik sonrası terörist diye tutuklanma korkusuna kapılmış hiç oralı olmuyor. Her fırsatta muhalefeti tehdit eden hükümet sözcüsü Bülent Arınç ve Akp sözcüsü Hüseyin Çelik sanırım olaylardan habersiz, gazete okumuyor Tv? leride çekmiyor büyük ihtimal.

Bu yaşanan rezalet karşısında hükümet ve iktidar partisinden bir çift söz çıkmıyor, adeta ağızlarını bıçak açmıyor. Her fırsatta % 50 ye sığınan başbakan bu rezaleti nasıl açıklayacak ve bunun vebalinin altından nasıl kalkacaktır. Yazıktır,ayıptır dahası vebaldir. Olan millete, devletin varlığa, birliğine ve bütünlüğüne olmaktadır.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

16.08.2013/adanapost.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.