İrfan Küçükköy

İrfan Küçükköy

Sahte Mehdi Evrenesoğlu Hakkında

Sahte Mehdi Evrenesoğlu Hakkında

1976larda Nakşilikten başlayıp, Sanayi Bakanlığnda Takunyalılar suçlamasına varan zeminde yer alıp, Mehdilikte hatta Mehdi anlamında hâşâ Rasullükte karar kılan ve son yirmi beş yılını ABD'de geçiren sapık görüşlü bir hareketi başlatan, çağdaş "Mescid-i Dırar" kurucusu İskender Evrenesoğlu Amerikada birkaç ay önce öldü. Her üç halinin de yakınen değil ama gıyabben takıpçisi oldum. Yakında kokusu çıkacak diye beklerken vefat haberini aldık.

1996'da İstanbul'da taraftarları ile görüşmüştüm. Kadıköy sular idaresine bir işim dolayısı ile gitmiştim. Kadıköy Sular idaresinde memur, mühendis dört kişi ile görüştüm. Onlar Evrenesoğlu'nun taraftarı idiler. Mehdi konusunda tartışma yaptım. Onlar bana Nur radyosunu dinlememi salık verdiler. Radyoda İslami terminoloji ile adeta yeni bir din anlatılıyordu. Sapmalar, özellikle akaidi saçmakar çoktu Namaz bir günde altı vakit farz diyorlardı. Altıncı vakit Kuşluk namazı diyorlardı.

Konyaya taşındıktan sonra odamdaki televizyonumu ARAPSAT uyduya bağlattım.Her ülkenin televizyonunu izleyebiliyordum. Cuma günleri Ummandan başlayıp birkaç Arap ülkesi televizyonundan hutbe dinledikten sonra Cuma vazı yapıp gene televizyondan hutbe dinlemeye devam ediyordum. Fas ve Moritanya hutbasiyle akşama ulaşıyordum.Daha sonra Nur Tv. Türk SAT uyduya geçtmişti. Belki frekansını bilmiyorum olabilir.

NUR Tv'de İskender Evrenesoğlunun konuşmaları sürekli veriliyordu. Tek kişilik tv gibi idi. Her zaman değil ama zaman zaman yanlış görüşlerini görüyordum.En yanlış görüsleri "Nebilik bitmiştir. Rasullük devam ediyor. Evrenesoğlu son Rasuldür" görüşleridir.Bir Amerikan Projesi olduğu aklıma gelmezdi. Sadece sapıklık sanırdım..FETÖ olayından sonra onun da Amerikan Projesi olduğu kanaatine vardım. Buna dayalı olarak ta ikinci yanlışı kendisine vahiy geldiği görüşüdür. Mehdi olduğu iddiasıda tabiiki yanlıştır. Yanlış yerine sapıklık demem gerekir.

İrfan Küçükköy Hoca

*****

Sabahki baylaşımımda bir taşlama beyti sunmuştum. Bir yorum geldi. Uzun bir yorum. Sadece bir güya hadis naklini sunacağım. Şöyle not düşmüş. "Allah Resulü "Kim Zamanın İmamına Arif Olmazsa Cahili ye Üzeredir Cahiliye Üzere Ölür Buyurmuyor mu?" diye sormuş. Şöyle ifade edeyim. Bu söz motomot Peygamber sözü değildir. Müslim’de şöyle bir Hadis var. "Her kim bîr eli itaatten çıkarırsa, kıyamet günü (kendini savunacak) hiç bîr hüc­ceti/delili olmadığı hâlde Allah'ın huzuruna çıkar. Ve her kim boynunda bir bîat olmadığı hâlde ölürse, câhiliyye ölümü (gibi bir ölüm) ile ölür.” (Müslim, İmare, 58) İmam fıkıhta Devlet Başkanı demektir. Bunun fonksiyonu şıh , şeyh, Hazret, Efendi değildir.

Zaten Hadis zayıf değilse Ehaddir. İNCELEME YAPMADIM. Tek kişilik nakildir. Ehad hadis, Akait bina etmez. İTİRAZ HÂŞÂ RASULULLAHA DEĞİL, NAKLEDİR.

*****

Sonra arkadaşa şu cevabî yorumu yazdım.

"Sayın arkadaşım,

Sayfanızı birazcık takip ettim. MİHR İskender Evrenesoğlu'nun mürit seviyesinde taraftarı olduğunuzu anladım. Sonraki yorumumda bu nakli başka niyetle, tenkidî niyetle yazdığı kanaatine vardım.

İskender Evrenesoğlu' nu 1985' lerden beri takip ediyorum. "Kendisine vahy geldiği" tezini, "Rasul" olduğu konularından ne anladığını anlayamadığımı ifade ettim.. "Siz ne anlıyorsunuz." Bir başka yazımda "acaba Mehdilik iddiası mı" diye not düştüm. Hemen on beş seneden beri Nur tv' izlerdim. Hatta daha önce İstanbul’da radyo konuşmalarını izlerdim.

Bu konulardan Başka da şüphe ettiğim konular var. Farklı zaman ve zeminde bulunan insanları yan yana getirip bana soru soruyorsunuz. Daha dikkatli okuyup gerekirse görüşlerimi ortaya koyarım. Sizin olmasa bile terim anlamıyla kimse vahye muhatap değildir. Ben bu konuda vahiy alıyorum diyen herkesi istismarcı olarak görüyorum.

*****

KUYRUKTA EL ÖPME

Hazret-Efendi, Şıh-Şeyh, Pir, her biri, birer, paye

Kula kulluğu hoş gören, baş eğenden pespaye

Bu yazıyı birkaç yıl önce yazmıştım.

Buşiiri şu olay üzerine yazmıştım.

O günkü vaiz hoca benden birkaç yaş küçük. Doğu şivesiyle konuşuyor Kaba görünüşlü.

Teravihten sonra el öpme faslı başladı.Cemaat sıraya girdi. Hocanın elini öpüyorlar. Yaşlı yaşlı kişiler hocanın elini öpüyor. Ben onlara bakıyorum ve hocayı tanımak istiyorum.

Ben bir tanıdıkla konuşurken el öptüre öptüre hoca benim yanıma gelmiş. Öpmem için elini önüme ağzıma doğru uzattı. Ben biraz geri çekildim, uzatılan eli tuttum ve müsafaha ettim. Hoca benim hoca olduğumu bilmiyor.Etrafında halelenen cemaatine döndü elini göstererek dediki" Bu arkadaş bu eli benim elim sanıyor. Halbuki bu el Hazret-i Peygamberin eli." Bir şey söyleyim dedim fırsat varmedi. Kendisinin evlad-ı Rasülden . olduğunu da ifade etti. Birşey desem o cemaate beni dövdürebilirdi.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.