Adanalı ?Fasık Şehir?li olmaktan kurtulmalı!..


Adanalı ?Fasık Şehir?li olmaktan kurtulmalı!..

Seçimler yaklaştı... Adanalılar, acilen bu 'siyasi bela'dan, ?fasık şehir?lilikten kurtulmanın yolunu bulmalı?

Gaflet uykusundan uyanıp, hizmet etme makamı olduklarını beş-altı ay öncesine kadar anlayamadılar, kadar belediye başkanlarımız laf üretmekten iş üretmeye fırsat bulamadılar?

Seyhan, Sarıçam Başkanları hükmet icraat farkıyla kıl payı kazandıklar?

Yüreğir başkanlığı çok rahat yürütmesine rağmen iş üretemediğini büyükşehir adayı gösterilmeyişinden anlamadılar?

Çukurova Belediyesi diğer merkez üç belediyelerden daha çok iş ve istihdam sağlayıp hijyene dikkat ettiler?

Mahalli idareler seçimi yaklaştı, aday isimlerinin liyakat sahipliği noktasında seçmenin gönlünü rahatlatacak olgunlukta ve dirayete sahip midirler?

Adanalı seçmen büyükşehir ve merkez ilçe başkanlıklarını rahat kazanabilecek ne bir parti ne bir aday henüz bulamadılar?

Siyasi Partiler adaylarını belirlemede sona yakalaştıkları halde, seçim heyecanı kulislerden caddelere, mahallere, sokaklara ve evlerimize kadar ulaşamadılar?

Tabii olarak, Adana?daki siyasiler aday isimlerinin erken açıklanmamasının  sebebi; yıpranma payı diyerek virajı dar alsalar da, asıl sebep ehil aday kıtlığından olacaklar?

Bundan sonra adayların işi çok daha zor; seçim sath-ı mailin de madden ve manen çalışabilecek meclis üyesi, milletin sesini duyan, ensesini göre bilen, ihaleleri iyi bölebilen, liyakatli birilerini belki bilinecekler?

Kısaca, Adanalı üst siyasilerin ?durak?ını temizleyip, pıtraklarından kurtulabilir ise, belki o zaman hizmet kervanı İstanbul, Ankara, Kayseri üzerinden güzelim Çukurova?ya ve dahi Adana?ya kadar ulaşabilir?

Adanalı siyasiler Adana?ya hizmet kervanını getiremezken, Bakan Yıldırım ise hızlı tireni Adana?ya kadar getirebilir?

AK Parti İktidarı Türkiye'yi dünyada güven duyulan, itibar edilen, saygı duyulan bir ülke konumuna getirdi. Acaba Çukurova?dan Adana?dan ne zaman görülebilir?

Hükümetimiz Türkiye?yi 1 Aralık 2014'ten itibaren ise G20'nin dönem başkanı olacak güce gelebilmiştir!..

Adanalı, Türkiye?nin ilerlemesine sevinirken,  ?Fasık Şehir?li olmaktan kurtulabilecek mi?..

'Yiğit Adana? lıların boynu bükük, gönlü kırık!... bu durum çok ama çok vahim bir haldir!..

Gün bu gün cancağızım. Adana?mızı bu sosyal, siyasal, ekonomik belâlardan kurtarma zamanı gelmiş, ?cahil toplum? olmamak için uykumuzdan uyanıp, tekrar aslımıza;  ?erdemli toplum? vasfına 'Yiğit Adana?lı geri dönmelidir!..

Bu konuyu bir de İslam filozoflarına soracak olursak:

Ahlak ve erdemden söz edebilmenin ön şartı insanda irade hürriyetidir? İrade, iyi ve kötünün bilgisi ile donandığında, iyiyi tercih ederek, kendisini ahlaki olarak geliştirme imkânını elde eder?

Ahlak çoğunlukla siyasetin içinde yer alır?

Ahlak ve siyaset birlikteliğinin amacı ise erdemli toplum ve ruhun ebedi saadetidir?

Ahlak ve Toplumsal-siyasi hayat içinde anılır?

Müslüman filozof Farabi:

?Devlet şekilleri veya yönetim tarzları, kendi başına iyinin ne olduğu sorusuna verilen cevaba göre sınıflandırır: Fasık şehir, dalalette olan şehir vs. şeklinde. Fasık şehirdekiler doğrunun ne olduğunu bildiği halde ona göre amel etmeyenlerdir. Fasık, bilgi yönünden erdemli insana, davranışları bakımından da cahil insana benzer. O hakiki saadet yerine dünya zevklerini gaye haline getirir ve toplumdaki her şeyi bu gayeye göre düzenler. Dalalette olan şehirdekiler de gerçek mutluluk yerine başka şeyleri mutluluk diye kabul etmiş veya ikna edilmiştir. Bunun gibi iyilik ve mutluluğu şeref ve itibarda, para ve servette, hâkimiyet ihtirasında vs. arayan şehirler mevcuttur. Bunların hepsi cahil şehirler olup, hiç biri gerçek manada ahlak toplumu değildir. Gerçek mutluluğa ancak doğru fikirlerin ve doğru davranışların bulunduğu ?Erdemli Şehir?de (el-medinetü?l-fazıla)ulaşılabilir?

Böylece İslam felsefesinde toplumların, siyasi yönetim biçimlerine göre ?cahil toplum? veya ?erdemli toplum? vasfını aldıklarını görürüz?

Evet, Günümüz şartlarında Hakka kul olmak, gönül rahatlığıyla bu meşgale içinde ibadet etmek; Rahmet, zahmet mukabilinde olduğu gibi, hizmetin en makbulü de meşakkatli olanıdır.

Hz. Peygamberimiz şöyle buyurdu: ?Sizden sonra sabır günleri gelecek, o günlerde dininde sabru sebat göstermek, ateşi avuçlamak gibidir. O günün bir salihine elli salih mü?min ecri verilir.?

Yani, her külfetin karşılığı fazlasıyla ecir ve lûtuf olacaktır. Nitekim Efendimiz bir hadisi şerifinde: ? Fitnelerin vücuduyla beraber Allah?a ibadet, bana hicret gibidir.? buyurmuştur.

Hakk?ın rızası ise halkın rızasındandır?

 

Selim Elçi, adanapost

adanapost01@gmail.com

01.12.13, Adana

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.