İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Bu defa Bayram tadın da 1 Mayıs

 

Bayramları, bayram coşkusu ile yaşamak hepimizin arzusudur.

Bayramlar insanları sevgi, şefkat, hoşgörü ve muhabbetle kucaklamaya uzak diyarlarda olanların kavuşmalarına, hasret gidermelerine vesile olan özel ve nadide günlerdir.

Her topluluğun kendine has milli ve dini bayramları olduğu gibi farklı millet, kültür ve inançtan gelen ancak orta payesi olan özel günler ve bayramlar vardır.

Anneler günü, İnsan hakları günü, Dünya engelliler günü, sevgililer günü, Nevruz bayramı vs. örnekler sayılabilir. Bunlardan bir tanesi de hemen hemen dünyanın her köşesinde her yıl 1 Mayıs?ta kutlanan işçi bayramı(Emek ve dayanışma günü) dür.

1935 yılında 1981 yılında Milli Güvenlik Konseyi tarafından kaldırılana kadar ülkemizde resmi tatil olan 1 Mayıs Bahar ve çiçek bayramı olarak kutlanmaktaydı. 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM?de kabul edilen yasa ile 1 Mayıs işçi bayramı resmi tatil ilan edilmiştir.

Ülkemizde 1977 yılında 34 kişinin hayatını kaybettiği kutlamalarından bu yana 1 Mayıs kutlamaları öncesi kutlama yeri ve şekli itibari ile her zaman sancılı olmuştur. Türkiye bir aydan fazla bir süredir yine 1 Mayıs gerginliği yaşıyor. İşçi sendikaları 1 Mayıs?ı Taksim?de kutlamak istiyor. Bazı siyasi partilerde bu isteği destekliyor.

Konuyla ilgili olarak İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu?nun son açıklaması, Sendikalar, parti ve sivil kuruluşların Anıta çelenk koyma basın açıklaması ve sembolik olarak anma dışında kesinlikle Taksimde toplu olarak kutlama yapılmasına müsaade edilmeyeceğini, Vatandaşın mal ve can güvenliğini sağlamalarının öncelikli görevi olduğunu, edinilen istihbarata göre uzun namlulu silahlar ile saldırıların olacağı, yapılan operasyonlarda iki adat kaleşinkof tüfek bulunduğunu, Taksime çıkacak bütün yolların kapatılacağını, otobüs, metro ve her türlü toplu taşıma vasıtalarının çalışmayacağını. Ancak Kutlama yapacakların Yenikapı?yı tercih etmeleri haklinde her türlü ulaşım ücretsiz sağlanacağını ayrıca 300 adet otobüsün ücretsiz olarak Yenikapı?ya sefer yapacağı, 19 bin polisin görev yapacağı Taksim?de meydana girmek isteyen üç-beş kişilik gruplara dahi müdahale edileceğini söylüyor.

Sendikalar ise Taksimde anma ve kutlama yapmakta ısrarlı. Onlarda hükmet kanadı gibi geri adım atmaktan yana değil. Disk Başkanı Kani Beko dün (30.04.2014) yaptığı basın toplantısında; ?1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü 1977 yılında şehit olan 34 arkadaşlarının anısına Taksim?de çelenk koyduktan sonra 1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününün anlamı işçi sorunları ve talepleri konusunda bir açıklama yapacaklarını. Daha sonra, meydanı bayrakları ve flamaları ile bir gelincik tarlasına dönüştüreceklerini, davullar eşliğinde halaylar, horunlar ve türkülerle bir bayram havasında kutlamalar yapacaklarını söyledi.  Beko, yeter ki engelleme yapılmasın, biz polis koruması da istemiyoruz güvenliği biz sağlarız. 1977 öncesi ve 2010, 2011, 2012 yıllarında nasıl olaylar olmadıysa bu yılda olaylar olmaz. ?

Beko?nun açıklamaları barışçı ve sevindirici ifadeler içeriyor. Ancak en önemli sorun ve provokatörlere engel olunabilinmesi ve tahriklere kapılmayı önleyebilmek. İşte hem sendikalar hem de güvenli güçleri tarafında en büyük zaaf ve eksikliğimiz bu. Bu yönde mutlak tedbir için her kesim kendi içerisinde eğitim ve bilinçlendirme çalışmalar yapmak zorundadır. Biz millet olarak çabuk galeyana gelen ve tahrikle çok çabuk kanan bir toplumuz.

Ben yazımı hazırlarken son açıklamalar böyle idi. Belki konuya hassasiyeti olan grup ve kişiler bana kızacaklardır ama ben açıkçası yer ve mekânlar üzerinde fazla takıntılı olunmaması görüşündeyim. Önemli olan yer ve mekân değil, günün önemi ve bu günü önem ve anlamına layık olarak en iyi nasıl değerlendirebiliriz olmalı. Geçmişte resmi kutlamalara izin verilmez iken bu gün resmen İşçi bayramı ve bir diğer adıyla Emek ve Dayanışma günü resmen kutlanabiliniyor. Ağır bedeller ödenerek elde edilen bu kazanımları iyi değerlendirmeli bu demek değil ki geçmişte yaşananlar unutulmalı. Tabi ki geçmişte yaşananlar hatırlanacak yâd edilecek ama en önemlisi herkes bulardan payına düşen dersi çıkaracaktır.

Yazımın başlığını ?Bu defa Bayram tadın da 1 Mayıs? olarak belirledim. Gölümden öyle geçiyor, biliyorum ki, tüm ülkenin de gönlünde aynı düşünceler yatıyor aklın yolu birdir.

Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı her birey anayasamızda ?Türk Milleti ? olarak anılır. Tarihte 16 devleti yıkılmış ancak 17?nci devletini kurmayı başarmış necip Türk milletinin Anadolu son yurdudur. Bu yatana ya birlikte sahip çıkacağız yâda birlikte parçalanarak yok olacağız. Bu nedenle bütün değerlerimize birbirimize, birliğimize ve dirliğimize her zamankinden daha fazla sahip çıkmaya ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde üzerimizde planları olan emperyalist ve Siyonist güçlere bu 1 Mayıs?ta birliğimizi dirliğimizi ve kardeşliğimizi bir kez daha göstermeliyiz.

Bu bayramlar dünyanın her yerinde kendi örf adet ve gelenekleri çerçevesinde coşku ile kutlanır, aslına yakışanı da budur.

21. Yüzyılda, teknoloji ve ileri medeniyet çağını yaşadığımız bir dönemde, haklarımızı ararken, kazanımlarımızı koruma yolunda ve etkinliklerimizi yaşarken daha çağdaş, birlikçi, paylaşımcı en önemlisi sevgi ve saygıyı yitirmeden demokrasi ve eşitlik anlayışını kendimizle birlikte diğer bireylerinde hakkı olduğunu düşünerek yaşamamız en doğal bir davranış olsa gerek.

Geçmişte yaşanan tatsız olayların bir daha yaşanmaması, daha adil, barışçı, insan hak ve hürriyetlerine değer verilen bir dünya adına 1 Mayıs?ın amacına uygun kutlanması dileği ile ?Bu defa bayram tadında 1 Mayıs? dileğimi yineleyerek, tüm işçi ve emekçi arkadaşlarımızın bu özel gününü kutluyorum.

 

 

İbrahim Halil SİPAHİ

Araştırmacı Yazar

01.05.2014/adanpost.com

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.