Çağın Azdırdığı Terör ve Seçim

 

 

Yılan ve terörü besleyen belasını bulur. Küçükken gereği yapılmalıdır. Irak, Suriye, Mısır, İsrail ile doğan BAAS terörünün, bela olduğu belliydi. Halk, rahatını bozmamak için gayrete gelemedi. Fatura ağırlaştıkça ağırlaştı. Şimdi tam ibret oldu.

İnsana, insani değerlere tuzak kuran, canlı bomba olup felaket doğuranterörist, aslında ücretini aldığı vahşet projesine, ikbal hayaliyle kendini satan hain bir köledir. Çıkar örgütleri robotu, zulüm makinesidir. Terörü doğuran, alkış tutan, besleyen, koruyanlar, ruhunukötülüğe satan, teröristten de aşağı bedbahtlardır. 

Terör, tarih boyu yaşanan bir vahşettir. Globalleşen dünya, bu vahşet için sosyal ve siyasi yeni imkanlar doğurmuştur. Ahlaka sırt çevirenmateryalist özgürlük caniyi, cinayeti işleyene kadar koruyor. Mazlumu koruyan ahlak yok olunca, hak ispat edilinceye kadar korunamıyor. “Ölme, öldür. Kazası mümkündür” teşviki doğuyor. Ahlaka saldıran şirretler,güven ve huzurun temelini dinamitliyor.İman ve ahlakı savunma suç haline geliyor.

Seçim barajını aşağı çekme, dış baskının oyunu. Batı ve komünist devletler gibi bloklaşmamış, kalkınma zaruretinde ülkeler için, tehlikeli bir istikrarsızlık nedenidir. “Temsilde adalet” diye sistemle oynayanlar, kanunu takmayan zulümden tek kelime söz etmiyor. Hiçbir parti büfe dahi açamaz. CHP, İş Bankası ile, on binlerce işçi, memur; milyarlarca kredi dağıtan bir partidir. Atatürk’ün partisi CHP’yi Kenan Evren kapattı.Kapanan partilerin mal varlığı hazineye geçer? Banka sahibi CHP bu servetle, oya hiç ihtiyaç duymadan darbe avukatlığı ile dahi yaşar. 

Cani, yangın çıkarıp, çağırdığı itfaiyeyi kurşunluyor. Barış diye, vahşet planlıyor. Eskiden fitne ve terör, sınırlı sahada, kısa ömürlü idi. Şimdi çıkarcı dünya güçleri, Rusya, Esat desteği ile terörü işgal; Batı, Sisi oyunuyla fitneyi darbe vasıtası yaptı. Vahşetle, ülkeleri kontrol ediyorlar.İbrettir ama ibreti gören yok.

Bugünün terörünü, “Plansız, programsız yakıp-yıkma” deyip gelip geçici bir vahşet olarak görme imkanı yoktur. Terör, büyük imkanlarla desteklenen, binlerce cani besleyen, her vahşeti işleyebilen devamlı bir çıkar sektörü olmuştur.

Ermeni ve PKK terörü gibi geniş kadroları yıllarca beslemek kaynak gerektirir. Legal görüntülü sosyal, siyasi eylem gurupları, adeta part taym olmaktan çıkarılıp, her an eyleme hazır maaşlı eleman haline gelmiştir.Artık terörün basını ve evrensel destekçileri vardır. “Üst akıl”, terörü besleyen devletindir. Terörün gelir kaynağı çeşitlendi. Zehir ticareti ve kara para aklamaktan, vergi toplamaya kadar geldiler. 

İsrail’in kuruluşuyla teşkilat haline gelen terör, Rusya’nın, Afganistan darbesiyle üretime sokup, Amerika’ya devri, terörün yenilenip, gelişmesinde önemli bir merhaledir. Batı ve Rusya, Suriye terörünü körüklemekte birleşti. PKK’dan sonra bir de PYD’yi silahlandırma, Ortadoğu ihanetinin son halkasıdır.

Teröre müsait iklimi hazırlayan Üst Akıl, toplumu, toplum değerlerini, ahlakı ihmal eden manevi boşluğun yoğurduğu çıkarcı bireyden yararlanıyor. Toplum değerlerini tanımama özgürlüğü, terörü üreten çöplüktür. Üst Aklın güttüğü terör, sömürü savaşının yeni silahıdır. 

Böylesine zalim bir ateş çemberine alınan İslam dünyası, Türkiye üzerine düzenlenen tuzaklar, istikrarsız bir dönemle, tüm kalkınma hamleleri tersine çevrilmek istenmektedir. “8 yıllık kesintisiz eğitim” demek, sanayi ve manevi kalkınmadan yıkımı demektir. 1. Dünya savaşında olduğu gibibu örtülü savaşta da, zıt görüntülü şer kuvvetler, çıkarları için her şeyi yakıp yıkmaktadırlar. 

Düşmandan lütuf ve sığınak beklemek, zaten ruhen ölmek ve yok olmaktır. Çare, ahlakımız, birliğimiz, devletimiz ve istikrarımızdadır. İslam düşmanları, fitne, iftira, yalan, kaba kuvvet ve zulümde müttefiktir.Allah’ın lütfu, Müslümanların ve “insanlık ölmesin” diyenlerin gayretiyle, sadece Irak, Suriye, Mısır değil, Kırım, Ukrayna da boğazlarına çakılacaktır. 

Görülüyor ki, çağımız saldırganlarının ana silahı ve öncü kuvveti fitne ve terördür. Bu saldırının savunma silahı da, birlik, kardeşlik ve istikrardır. Bu gücü ve istikrarı hayata geçirme fırsatı seçimdir. İnşallah milletçe, 1 Kasım’da, “İstikrar!” diyecek, fitne ikliminin kışını bahara çevireceğiz. “Kolaylık, zorluktan sonradır”. Biz bir olursak, zorluk, zaferi büyüten müjde olacaktır. Hamd Allah’a! 

 

 

Hasan Aksay/ Yeni Akit

Önceki ve Sonraki Yazılar