Brüksel'de Türk parlamenterlerden İsrail'e karşı küresel eylem çağrısı
Brüksel
Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, Brüksel'de dün düzenlenen ve dünyanın farklı yerlerinden milletvekilleri, siyasi parti ve kamu kuruluşu temsilcileri, Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri ile etkili birçok ismi bir araya getiren Küresel Sumud Parlamenterler Kongresi marjında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Turan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti olarak, TBMM olarak ve bütün unsurlarıyla aziz milletimizle birlikte olmak üzere haklı Filistin davasının ve Filistin halkının her zaman yanında olduk." dedi.
Bedeli ne olursa olsun bu konudaki mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerine dikkati çeken Turan, şöyle devam etti:
"Bize yakışan ne ise onu yapmaya devam edeceğiz. Tarihte ecdadımız, atalarımız ne yaptıysa ona devam edeceğiz. Bu bizim insani sorumluluğumuzdur. Filistin'e Kudüs'e, Gazze'ye ve mazlum milletlere sahip çıkmak bizim insani, tarihi, ahlaki, vicdani ve İslami duruşumuz ve sorumluluğumuzdur."

Turan, Brüksel'de önemli bir toplantıya şahitlik ettiklerine işaret ederek, Küresel Sumud Filosu başta olmak üzere bu amaca hizmet eden insani bütün girişimleri desteklediklerinin altını çizdi.
Uluslararası hukukun her yerde işlediğini ancak "İsrail bundan muafmış gibi bir anlayışın olduğunu" dile getiren Turan, "Bunu kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Bunun normalleşmesine de müsaade etmeyeceğiz. Buna karşı itirazımızı her platformumuzda dinlendireceğiz." diye konuştu.
Turan, İsrail'in Gazze'deki soykırımının yanı sıra bölgedeki istikrarsızlığın da sorumlusu olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Görüyoruz ki bulunduğumuz ve toplantı yaptığımız ülkelerin halkları ayakta, sokaklarda on binler, yüz binler protesto gösterileri düzenliyor. Ama Avrupa'daki ülkelerin yöneticileri ABD başta olmak üzere İsrail'le dayanışma içindeler. Biz ise bugüne kadar hem Filistin halkını hem de onların öncülüğünü yapan direniş hareketlerini her daim destekledik, yanında olduğumuzu ifade ettik. Birileri, Filistin halkının hukukunu korumaya çalışan, kendi topraklarını muhafaza etmeye çalışan bu hareketlere 'terör örgütü' derken, biz direniş hareketi olduğunu söyledik."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bunu net şekilde ifade ettiğine değinen Turan, şöyle devam etti:
"Tabii ki bu sahip çıkmanın bir bedeli olduğunun bilincindeyiz, farkındayız. Tersinden dezenformasyonla bazıları ısrarla Türkiye'yi etkisizleştirmek, Türkiye'nin aleyhinde kara propaganda yapmak için çeşitli unsurları da, piyonları da, aparatları da kullanarak etkisiz hale getirmeye çalışıyor. Türkiye'nin verdiği bu mücadeleyi, Filistin halkının ve Filistin mücadelesinin arkasında kararlı bir şekilde duruşunu, değersizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Biz bir taraftan bununla da mücadele ediyoruz."
Turan, "Aziz milletimizin temsilcisi olarak Avrupa'da, AP'nin bulunduğu yerde, Brüksel'de en net bir şekilde mesajlarımızı bütün dünyaya verdik. 'İsrail'in insan hakları ihlallerini, işgallerini, işlemiş olduğu suçları hep birlikte engelleyelim' dedik. Özellikle çağrımızın burada yapılmış olmasının kıymetli olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
"İnşallah ikinci toplantımızı Gazze'de yapmak nasip olur"
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyesi AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız da Gazze'ye yönelik ablukanın çok defa kırılmaya çalışıldığını, bu anlamda Türk sivil toplumunun başı çeken yapılanmalardan biri olduğunu söyledi.

Yıldız, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türk siyaseti aslında İsrail'e 'dur' diyen, İsrail'in bu noktadaki suçlarını deşifre eden en güçlü ses ola geldi." dedi.
Avrupalı parlamenterler arasında İsrail'i ısrarla destekleyenler olduğuna değinen Yıldız, "Ama 7 Ekim'den sonra artık hiç birinin inkar edemediği bir hakikat karşımızda duruyor." ifadesini kullandı.
Yıldız, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2009'da Davos'ta İsrail'in eski lideri Şimon Peres'e verdiği tepkiyi hatırlatarak, "Dünya liderlerinin bu cesaret gerektiren tepkinin sebebini anlamakta zaman zaman geri kaldıklarına bizler şahitlik etmiştik." diye konuştu.
Küresel Sumud Parlamenterler Kongresi'nde dünyanın farklı yerlerinden gelen parlamenterlerin Filistin'in etrafında tek yürek olduğunu gördüğünü aktaran Yıldız, "Bu gerçekten bizim için çok önemli. Bizler üyesi olduğumuz Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde buna ilişkin bir inisiyatif oluşturmak için geçtiğimiz iki buçuk, üç yıldır yoğun bir çaba ve gayret içerisindeyiz. Ancak burada sadece kıta Avrupa'sında değil, aslında dünyanın tamamından parlamenterlerin buluşuyor olması çok önemli." değerlendirmesini yaptı.
Yıldız, şöyle devam etti:
"Artık İsrail'in saldırganlığının durdurulması mutlak bir ihtiyaçtır. Çünkü Gazze'de engellenmeyen bir abluka, bir soykırıma dönüştü. Engellenmeyen bir soykırım şu an bütün bölgeyi ve günün sonunda dünyanın tamamını içine alan bir ateş çemberine doğru evrilmeye başladı. Dolayısıyla İsrail'in bu agresyonunun dünyanın tüm taraflarınca kınanması ve durdurulması gerekmektedir."
Dünyanın odağının Filistin'de kalması gerektiğine işaret eden Yıldız, "Umuyor ve diliyorum ki, inşallah ikinci toplantımızı Gazze'de yapmak nasip olur." dedi.
"Adımlarımız önümüzdeki süreçte diğer ülkelere örnek olacak"
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Emrah Karayel de toplantılarda katılımcıların, İsrail'in dünyadaki siyonist lobinin arkasına sığınarak, büyük devletleri de alarak "aslında olmayan bir ateşkesi varmış gibi" gösterdiğini, "yoğunluğu düşmüş soykırımını devam ettirdiğini" ifade ettiğini belirtti.

Karayel, tartışmaların en temelinde AB ve BM gibi kurumların söylemleri ve eylemleri arasındaki farklılığın yattığını dile getirerek, İspanya'nın İsrail'le ticari ilişkilerin kesilmesiyle ilgili teklifinin reddedilmesine değindi.
AB'de oybirliği kuralı ve BM Güvenlik Konseyi'nde veto hakkının blokajı olduğu sürece "söz konusu insanlık dahi olduğunda" uluslararası sistemin işleyemediğini vurgulayan Karayel, şunları kaydetti:
"Burada Türkiye olarak hem Cumhurbaşkanımızın en üst seviyeden, en güçlü şekilde Filistin'e desteğini sözlü olarak ifade edilmesi hem de ülkemizin Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hem insani yardım, hem tıbbi yardım, hem gıda, hem de barınma imkanları sağlayıp Mısır'a ulaştırması ve içeri girişlerinin temin edilmesi, çalışılması son derece önemli. Biz hem İsrail'e ticareti kestik, hem de diplomatik ilişkileri askıya aldık. Dolayısıyla bu adımları atamayan birçok ülkenin hala Avrupa ve dünyanın dört bir tarafında olduğunu biliyoruz ve görüyoruz. Adımlarımız önümüzdeki süreçte diğer ülkelere örnek olacaktır."
"Abluka bir an önce kırılmalı"
AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem de "İşgalci, soykırımcı, terör devleti, İsrail'in 1947'den bu tarafa Filistin topraklarındaki Filistin halkına zulmü dünya milletleri tarafından kabul edilir değil." dedi.

İsrail'in daha geniş bölgede saldırganlığına devam ettiğine işaret eden Erdem, "İsrail'in yayılmacılığının durdurulması lazım. Burada da çok farklı milletlerin temsilcileri var. Ortak bir ses olarak İsrail zulmüne karşı Filistin halkının yanındayız." diye konuştu.
"Abluka bir an önce kırılmalı." diyen Erdem, aksi halde dahi dünyanın ortak sesi olarak, İsrail'e karşı dünya medeniyetlerinin tepkisinin bir kez daha kamuoyuna duyurulacağını söyledi.
Erdem, "Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler'de yapmış olduğu konuşmalar ve değişik platformlarda Filistin halkına karşı duyarlılığını seslendirmesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına her zaman gurur verici. Burada dünya milletleri de Sayın Cumhurbaşkanımızın duruşunu aslında örnek alıyorlar." değerlendirmesini yaptı.
"İsrail'in sadece güçten anladığını biliyoruz"
Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca da "Sumud Filosu'nun ablukayı kırmak için uzun yıllardır mücadele ettiğini belirterek, "Burada yeniden şahit olduk ki, bu mücadelenin temel sebebi, devletlerin ve hükümetlerin gerekli adımları atmaması sonucu sivil toplumun harekete geçmesidir." diye konuştu.

Bu konuda önemli bir hareketliliğin oluştuğuna dikkati çeken Atmaca, birçok ülkede yapılan geniş katılımlı protestolara atıfta bulundu.
Atmaca, bu durumun Avrupa'yı da harekete geçirme noktasına getirdiğini dile getirerek, bu tür çabaların sivil toplumun etkisini artırarak hükümetleri harekete geçirmesini umduğunu belirtti.
"İsrail'in sadece güçten anladığını biliyoruz." diyen Atmaca, ateşkese rağmen sivil katliamının sürdüğünü, bunun ancak İsrail'e güç uygulanarak durdurulacağını söyledi.
Atmaca, batı toplumunun, hükümetlerinin çifte standartlarını görmesinin ve bunu dile getirmesinin çok değerli olduğunu vurgulayarak, "Batı toplumunun siyonizmi gerçek yüzüyle tanımış olması ve bunu cesaretle ifade ediyor olması, geleceğe dönük umutlarımızı artırıyor. Ben umut ediyorum ki artık zulüm zirve noktasına ulaştı ve artık çökme zamanı yaklaştı. Biz de bunun bir parçası olmaya gayret ediyoruz." diye konuştu.
Kaynak:AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.