Mehmet Yürekli
Adana'nın 2040 Sınavı: Rakamlar, Projeler ve İnsan

Adana'nın 2040 Sınavı: Rakamlar, Projeler ve İnsan
Bir program, bir soru
Adana bir kez daha kendine bir gelecek tarifi yazdı. Valiliğin öncülüğünde, Çukurova Kalkınma Ajansı'nın emeğiyle hazırlanan Kalkınma Programı Vizyon 2040, bir otel salonunda; akademisyenler, oda başkanları, sivil toplum temsilcileri ve kurum müdürlerinin önünde kamuoyuna sunuldu. Elde 312 proje var. Vali Mustafa Yavuz'un deyişiyle bu sayı değişebilir, artabilir de.
Ben o salonda en çok bir cümlenin üzerinde durdum. Vali, asıl meselenin "Sahip olduklarımızla ne yapacağız?" sorusu olduğunu söyledi. Bence bu, programın kendisinden de önemli bir itiraf. Çünkü Adana'nın hikâyesi hiçbir zaman yokluğun hikâyesi olmadı. Toprak vardı, su vardı, liman vardı, girişimci ruh vardı. Eksik olan çoğu zaman bunları aynı yöne çevirecek ortak bir iradeydi.
Şimdi o iradenin kağıda döküldüğü bir belgeyle karşı karşıyız. Peki kağıt, sokakta karşılık bulacak mı?

Rakamların anlattığı
Önce hakkını verelim: Adana'nın eli boş değil. 2024 yılında 875,2 milyar TL'lik gayrisafi yurt içi hasılayla Türkiye ekonomisinin yüzde 1,96'sını üreten il, ülkenin dokuzuncu büyük ekonomisi. Tarımın payı yüzde 8 ile Türkiye ortalamasının, sanayinin payı yüzde 21,6 ile yine ortalamanın üzerinde. Yani Adana ne yalnızca bir tarım ovası ne de yalnızca bir fabrika şehri. Bilgi ve iletişimden finansa, mesleki hizmetlerden kamu hizmetlerine kadar dört ayrı alanda ülkede yedinci sırada.
Bu denge küçümsenecek bir şey değil. Tek sektöre yaslanan şehirler, o sektör öksürdüğünde zâtürreye yakalanır. Adana'nın çok ayağı ise onu krizlere karşı daha dirençli kılıyor.
Dış ticaret tablosu da umut veriyor. İl 2025'te 193 ülkeye 4,45 milyar dolarlık ihracat yaptı. Daha önemlisi, 2022'de 1,8 milyar dolar civarında olan dış ticaret açığı üç yılda 407 milyon dolara indi. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 89'a ulaştı. SASA, TEMSA ve Elita Gıda gibi isimler İstanbul Sanayi Odası'nın ilk 500 listesinde şehri temsil ediyor. Listedeki Adanalı firma sayısı iki yılda 11'den 16'ya çıkmış durumda.
Otobüsten polyestere, undan mandalinaya uzanan bir ürün yelpazesi bu. Adana dünyaya bir şey satıyor ve satışı her yıl biraz daha dengeli hale geliyor.

Rakamların sustuğu
Ama iyi bir okur, tabloların ne söylediği kadar neyi söylemediğine de bakar.
Adana toplam hasılada dokuzuncu, ama kişi başına gelir 350.981 TL, yani yaklaşık 10.700 dolar. Bu, Türkiye ortalamasının gerisinde kalan bir rakam. Kalabalık bir şehir büyük bir pasta üretiyor, fakat dilimler beklendiği kadar büyük değil. Şehrin ekonomik gücüyle hanelerin cebine giren arasındaki bu mesafe, kalkınma programının asıl muhatabı olmalı.
Bir başka uyumsuzluk: Hasılada dokuzuncu olan il, ihracatta on dördüncü, imalat sanayinde on birinci. İhracatın yaklaşık yüzde 30'u tarım ve gıda ürünlerinden oluşuyor. Bu, Çukurova'nın bereketinin bir yansıması elbette. Ama aynı zamanda bereketi henüz yeterince işleyemediğimizin, katma değeri merdivenin üst basamaklarına taşıyamadığımızın da işareti. İthalatın yüzde 36'sının kimya sanayine gitmesi ise sanayinin hammaddede dışarıya ne kadar bağlı olduğunu hatırlatıyor.
Ve en zor soru: Rakamlar gençleri saymıyor. Adana'da okuyup İstanbul'da, Ankara'da, yurt dışında kariyer kuran kaç mühendis, kaç yazılımcı, kaç doktor var? Vali'nin "Adanalının 'Benim geleceğim buradadır' diyebilmesi" hedefini bu kadar öne çıkarması boşuna değil. Çünkü bugün bunu söyleyemeyen bir kuşak var.

Asıl sınav: uygulama
Programın en sevdiğim tarafı, kalkınmayı bir büyüme yüzdesine indirgememesi. Vali Yavuz kalkınmayı bir çocuğun daha iyi eğitim alması, bir kadının emeğinin karşılığını bulması, bir üreticinin alın terinin değer görmesi olarak tarif etti. "Şehirler yalnızca yollarla, binalarla ve yatırımla büyümez" cümlesi, betonun kalkınmayla karıştırıldığı bir ülkede önemli bir duruş.
Ama güzel cümleler, iyi niyetli belgeler bu ülkede hiç eksik olmadı. Raflarda tozlanan nice plan, nice strateji, nice vizyon belgesi var. Vizyon 2040'ı onlardan ayıracak olan şey proje sayısı değil, takip edilebilirliği olacak.
Bu yüzden kafamda birkaç soru var. 312 projenin her biri için kim sorumlu, takvim ne, bütçe nereden gelecek? Bu bilgiler kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılacak mı? ÇKA Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran'ın söz ettiği güçlü yönetişim yapısı, vali değiştiğinde, belediye yönetimi değiştiğinde de ayakta kalacak mı? 2040, en az birkaç yönetici kuşağı demek.
Vali'nin "Adana'nın 831 mahallesinde, her sokak ve her kapısında olmamız lazım" sözü de burada önem kazanıyor. Bir kalkınma programı otel salonunda tanıtılır, ama mahallede sınanır. Seyhan'daki bir esnafın, Kozan'daki bir narenciye üreticisinin, Yüreğir'deki bir lise öğrencisinin bu belgeden haberi olmadıkça, belge onların hayatına dokunmayacak demektir.

Gerçek ölçü
Vizyon 2040'ın başarısını 2040'ta tamamlanan projelerin listesiyle ölçmeyeceğiz. GSYH sıralamasında bir iki basamak yükselmek de tek başına bir zafer olmayacak.
Asıl ölçü, Vali'nin kendi koyduğu cümlede saklı. On dört yıl sonra, Çukurova Üniversitesi'nden mezun olan bir genç karşısında başka bir şehrin teklifini gördüğünde ne diyecek? Bavulunu mı hazırlayacak, yoksa "Benim geleceğim burada" mı diyecek?
Adana'nın potansiyeli hep konuşuldu. Bu program, o potansiyelin bir kez daha adını koydu. Şimdi sıra adı konan şeyi hayata geçirmekte. Vali'nin dediği gibi, tek başımıza hızlı gidebiliriz; birlikte çok daha uzağa. Bu kez gerçekten birlikte yürümeyi becerebilirsek, 2040 Adana için bir hedef değil, bir ara durak olur.
Mehmet Yürekli
22.Ekim.2026, Adana

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.