Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Erdoğan İHA’nın kanadına imza atarken.. .

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  milli gururumuz insansız hava araçlarından (İHA) birinin kanadını imza atarken verdiği görüntü, bu "Kırk Karede Erdoğan" çalışmasında yer verilmesi gereken önemli bir  fotoğraf karesidir.  

Savunma Sanayi Atılımı

Atakule’de buluştuğu gençlerin sorularını cevaplarken Türkiye’nin sanatta, kültürde, ilimde, irfanda ve teknolojide çok ileri bir noktaya gelmesi gerektiğini, İHA ve SİHA üretimlerinin ABD’den taleplerin karşılanmaması üzerine gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi üçüncü faza geçiyoruz. Çünkü 5 ton ağırlığında bir insansız hava aracı, bir tarafında 1,5 ton, bir tarafında 1,5 tonluk bombalarla birlikte uçacak.. İşte o zaman terörle mücadelemiz içeride de dışarıda da çok daha farklı bir şekilde gelişecek.” değerlendirmesinde bulunmuştu (28.03.2019). 

Örneğin ABD'nin Türkiye'ye Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması dolayısıyla uyguladığı yaptırımlar bu gün sarsıcı değilse Türkiye’nin savunma sanayinde aldığı tedbirler, yaptığı yatırımlar ve gerçekleştirdiği atılımlar vardır. Bu destan, geriye doğru gidilirse Necmettin Erbakan’ın, Nuri Demirağ’ın mücadelesini de kapsar.. 

Nuri Demirağ, yüzde yüz Türk malı bir uçak yapılması gerektiğini her platformda anlatıyordu: "Avrupa'dan, Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode lügatle beyhude yere vakit geçirilecektir. Şu halde Avrupa ve Amerika'nın son sistem tayyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir." diyordu. Ne var ki Nuri Demirağ derdini hiç kimseye anlatamadı, uçak üretimi girişimi yarıda kaldı.

Ağır sanayi, savunma sanayi alanlarında mücadele edenlerden birisi de Türk siyasetinin son yarım asrına damga vuran Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dı..

Bir dönüm noktası olarak Kıbrıs Barış Harekatı'nda ülkemize önce tehditle başlayan, ardından ambargoyla devam eden süreç, kendi kendine yeten bir savunma sanayimiz olma zorunluluğunu bir kez daha ortaya koymuştu. Halkımızın destek ve teveccühleriyle kurulan silahlı kuvvetlerimizi güçlendirme vakıfları eliyle hayata geçen ASELSAN, TUSAŞ, HAVELSAN, sonrasında ROKETSAN gibi kurumlar bu sürecin ürünleriydi. 1985 yılında rahmetli Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde, yerli ve modern savunma sanayiinin geliştirilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonu amacıyla Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (SAGEB) kurulmuştu. Daha sonra yapısı değiştirilerek adı Savunma Sanayii Müsteşarlığı olan kurum, 2000’li yıllara kadar, yerli üretim ve off-set projeleriyle beraber ülkelerarası ortak programlara ağırlık verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  kanadına imza attığı İHA ve SİHA’nın üreticisi Özdemir Bayraktar İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi'nde Necmettin Erbakan’ın öğrencisiydi. Özdemir Bayraktar'ın oğlu Selçuk Bayraktar daha üstün İHA ve savunma teknolojisi geliştirme mücadelesini sürdürüyor. Selçuk Bayraktar, aynı zamanda Erdoğan'ın damadı..  Bu savunma sanayini geliştirme mücadelesi, her türlü tehlikeye göz karartarak, bu yola baş koyarak büyük fedakarlıklarla bugünlere getirildi. 

Erbakan Hoca, ölümünden bir yıl önce, 2009 yılında Baykar Makina'ya gizli bir ziyaret gerçekleştirdi; çok sevinçli, çok heyecanlıydı. O yıllarda henüz başlangıç aşamasında olan İHA çalışmalarını kontrol etmişti. Bu ziyaretin fotoğrafları daha sonra medyada, sosyal medyada dolaşıma girdi.

Bayraktar TB2 adlı SİHA'lar, Libya ve Azerbaycan hükümetleri tarafından kullanıldı. Bu SİHA'lar hükümetlerin çarpıcı sonuçlar almasını sağladı.  İşte Bayraktar TB2 adlı bu SİHA'lar,  Erdoğan'ın kendine yetebilen bir Türk ordusu yaratma amacında merkezi bir rol üstlendi..

Türkiye’nin aktif dış politikası ve elit bir askeri teknoloji oluşturmak için her şeyi göze alması,  öncelikle Başkan Erdoğan’ın politikasıydı..

Erdoğan’ın Savunma Sanayi Atağı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde gerçekleştirilen yurt dışı seyahatlerin önemli gündem maddeleri arasında savunma sanayisinde iş birliği konuları bulunuyor.

Savunma sanayisi, Türkiye'nin bu alanda son yıllarda kat ettiği mesafe ve buna bağlı olarak oluşan yeni iş birliği imkanlarıyla ülkeler arası ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir unsur haline geldi. Savunma sanayisine yapılan yatırımların meyvelerini toplamaya başlayan ve yerlileşme konusunda önemli mesafe alan Türkiye, bu alandaki yetkinliklerin ekonomik faydaya dönüşmesi ve ülkeler arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesi için de yoğun diplomatik çalışma yürütüyor.

Bu çalışmaların somut örneklerinden birisi Savunma Sanayii Müsteşarlığının faaliyetlerinde kendini gösteriyor. Müsteşarlık hem kendi girişimleri hem de dış politikadaki daha üst düzey temasların bir parçası olarak bu yönde adımlar atıyor.

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, söz konusu faaliyetler kapsamında göreve geldiği günden itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olduğu dönem de dahil olmak üzere liderlik ettiği çok sayıda yurt dışı seyahatin kadrosunda yer aldı. Bu süre içinde Erdoğan'ın 17 yurt dışı gezisine katılan Demir, 24 ülkede temaslarda bulundu.

Türkiye'nin savunma sanayisi ve askeri konularda uluslararası alanda yürüttüğü bu iş birliği arayışları birçok ülkeyle anlaşma yapılmasını da beraberinde getirdi. Türkiye, son yıllarda söz konusu alanlarda çok sayıda anlaşma ve mutabakat metnine imza atarak iş birliklerini somutlaştırdı.

Normalleşen Türkiye-Rusya ilişkilerinde savunma sanayisine yönelik iş birliğinin geliştirilmesi önemli bir yer tutuyor. İki ülke arasında çeşitli alanlarda yürütülen görüşmelerde askeri ve savunma sanayi konuları ana başlıklar arasında yer alıyor. Türkiye'nin uzun menzilli hava füze savunma sistemi geliştirmeye yönelik çalışmalarında çeşitli ülkeler ile kurulan temasları da bu dönemde öne çıktı.

Çin, Fransa ve Amerika ile temaslarda ilerlemeler kaydedilmesinin ardından Rusya ile önemli bir iş birliği fırsatı ortaya çıktı. Son zamanlarda gerek bu konuda gerekse genel anlamda savunma sanayisi iş birliği konularında temaslar yoğunlaşarak devam ediyor. Milli Muharip Uçak Projesi ise Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkilere yeni bir boyut kazandırdı.

Milli Muharip Uçak Projesi'ni geliştirmeye yönelik Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ ile İngiliz savunma devi BAE Systems arasında çerçeve sözleşme imzalandı. Sözleşme, teknoloji, bilgi alışverişi, karşılıklı insan kaynak ve kapasitesinin artırılması konularını kapsıyor.

Yine Ukrayna ile Türkiye bir savunma sanayisi iş birliği protokolü imzalayarak, hava ve kara araçları motorları, zırhlı araç koruma sistemleri ve teknoloji iş birliği konuları başta olmak üzere birçok konuda ortak çalışma yapılması kararlaştırıldı. İmzalanan protokolde şu başlıklar öne çıktı: Kara sistemleri kapsamında sadece motor, transmisyon ve diğer alt sistemle sınırlı olmamak kaydıyla tasarım ve üretim konusunda iş birliği, kara sistemlerinin geliştirilme ve modernizasyonunda bilgi paylaşımı; Türkiye, Ukrayna ve üçüncü ülkelerin ihtiyaçları doğrultusunda başlatılan silah projelerinde stratejik iş birliği; teknoloji transferinde iş birliği. Önümüzdeki dönemde Ukrayna ile çalışma alanlarının genişleyerek artması bekleniyor.

Savunma ürünü ihracat ve iş birliği çabaları, uzun soluklu çalışma ve birikim istiyor. Uluslararası platformda geliştirilen bu ilişkiler, meyveleri önümüzdeki yıllarda çok daha somut şekilde görülecek sağlam ve sürekliliği olan bir alt yapının hazırlanmasında büyük önem taşıyor.

Cumhurbaşkanı  Erdoğan, her fırsatta Türkiye'nin, küresel tedarikçilerin çıkardığı tüm zorluklara ve uyguladığı ambargolara rağmen, sınırları içinde terörle mücadele operasyonlarını rahatça yapabilmesi ve sınırları dışında barış harekatları yürütebilmesini, savunma sanayisinde elde ettiği ilerlemeye borçlu olduğunu anlatıyor. Bu tespitler doğru.

MKEK Barutsan Roket ve Patlayıcı Fabrikası'nda Enerjitik Malzemeler Üretim Tesisi Açılış Etkinliği ve Ürün Lansmanı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sultan 2. Abdulhamid döneminde yerli silah sanayi için atılan adımlar Cumhuriyet'in ilk yıllarının ardından yerini atalete bırakmıştır. İstiklalin yolunun asker sayısı kadar hatta ondan daha ziyade silahı, teknolojisi ve eğitimiyle güçlü bir ordudan geçtiği bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır. Son 19 yıldır savunma sanayimizi her alanda yüksek teknolojiye, araştırma ve geliştirmeye dayalı yerli üretimle ayağa kaldırmak için yoğun çaba harcadık. Verdiğimiz emeklerin, tahsis ettiğimiz kaynakların karşılığını birer birer alıyoruz..” dedi (29.04.2021).

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İHA ve SİHA’nın kanadına imza atarken; liderlik ettiği milletimize ‘Durmak yok! Yola devam..’ diyor. Bu tarih yolculuğunda rahmetli Necmettin Erbakan’dan devraldığı savunma sanayini geliştirme davasını devlet millet kaynaşmasının potasında eritiyor ve bağımsızlığı yeniden dünya ve ülke gündemine getiriyor..

haber7.com / yazının devamı..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.