Mustafa Yürekli
Hesabını nasıl verecekler?
Balyoz darbe planı, Taraf gazetesindeki haberle, 10 Ocak 2010'da, ülke gündemine girdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hemen soruşturma başlattı ve dava, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 19 Haziran 2010' da görüşülmeye başlandı.
Mahkeme, 21 Eylül 2012'de, Çetin Doğan, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına'nın da aralarında bulunduğu 365 sanıktan 325'ini "Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etti; ancak "eksik teşebbüs" nedeniyle çeşitli cezaî indirimlere de gitti.
Balyoz davasının ayrıntısına inmeyeceğim ama bir durumu da tespit etmeden geçemeyeceğim: Balyoz darbe planının yalan olduğunu söyleyenler oldu, haberin yayınlandığı ilk günden itibaren. Sanıklar, ?Yalan!? dedi, ?İftira!? dedi. Bu darbe planı, bir derin devlet işi olduğundan, ne kadar statükocu aydın, akademisyen ve yazar varsa, ağız birliği edip iddiaları çürütmeye çalıştı. Mahkeme kararını verdi ama bu darbesever koro susmadı.
Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman açıklama yaptı. Aytaç Yalman Paşa, "3 yıldır davanın muhatabı askerlerin saygısızlıklarına tahammül ettim. Namus, vicdan ve şerefimi sorgulayan mektuplar aldım, telefon konuşmalarına muhatap oldum. Eşim dahi beddualara maruz kaldı. Buna rağmen arkadaşlarımın ruh halini düşünerek sustum.? dedi. Sözkonusu seminerin kendisinden saklandığını ve ayrıntıları 2010'da dava açılınca öğrendiğini söyledi. ?İfade vermek için çok gayret sarf ettim, ancak uygun görülmedi." dedi. Seminerle ilgili yaşanan olayın cereyan şeklini yazmakta olduğu bir kitapta detaylı bir şekilde anlatıyormuş. ?Bu aşamada arkadaşlarımın rencide olmaması için açıklamıyorum.? diyor. Yalman Paşa, "Sustukça haksız olduğumuz algısı" yaratıldığını söylüyor.. ?Artık yeter" dedi, isim vermeden Hilmi Özkök ve Çetin Doğan'ı suçladı. Yalman, "Emrime aykırı olarak bu semineri yapan ve bilgileri benden gizleyenler niçin itham edilmiyor?" diye sordu.
Şimdi Balyoz davası nedeniyle konuşanlar, yazanlar, kul hakkı yediklerini de söyleyebilecekler mi? Helallik isteyebilecekler mi?
Mustafa Yürekli - Haber 7

Sosyal hafıza ve tarih bilinci
03 Mayıs 2026 Pazar 11:20İslam İş birliği Teşkilatı Tahkim Merkezi kuruldu, sıra Güvenlik Konseyi’nde
29 Nisan 2026 Çarşamba 23:22Kültür ve edebiyat
27 Nisan 2026 Pazartesi 07:20İstanbul’un geleceği ve Haydarpaşa Cami projesi
22 Nisan 2026 Çarşamba 17:32Barış ve insanlık cephesi
21 Nisan 2026 Salı 17:12Modern aile, seküler eğitim ve çocuklarda kimlik krizi
18 Nisan 2026 Cumartesi 12:45Medeniyet mimarı sanatçılar
12 Nisan 2026 Pazar 15:28İlâ-yi kelimetullah: İslam’ın zafer ve barış felsefesi
08 Nisan 2026 Çarşamba 14:39Kalbin zehiri: Nifak
07 Nisan 2026 Salı 19:02Tefrika büyük günahtır
04 Nisan 2026 Cumartesi 16:19
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.