Mustafa Yürekli
Yüz yüze eğitim
Yaz tatilinin sonuna yaklaşıldı.
Okullarda, 2020-2021 eğitim-öğretim yılının başlayacak olması ve eğitim-öğretimin nasıl yapılacağı salgın nedeniyle tartışılıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın da taraf olduğu açıklama ve tartışmalara dair görüşlerimi bu yazıda dile getireceğim.
*****
Öncelikle temel meseleyi net olarak ortaya koymak gerekir:
Toplum olarak arzumuz, eğitimin yüz yüze yapılması.
Ancak öğrenci, veli ve öğretmenlerimizin sağlığı da tehlikeye atılmamalıdır.
Okullarda her türlü tedbir alınmalıdır.
*****
Öğretmenlerimize mutlaka uzaktan eğitim ve bilişim teknolojilerinin kullanımı ile ilgili eğitimler devam ettirilmelidir.
Öğretmenler, sene başı seminer çalışmalarına sene sonu çalışmalarında olduğu gibi bulundukları illerde uzaktan katılmalıdır.
Vakaların arttığı bu günlerde, mesleki eğitim çalışmaları nedeniyle binlerce öğretmeni bir mekanda toplayıp birbirleriyle temasına izin verilmemelidir.
Bakanlık uzaktan eğitimde hem pandemi hem de yaz aylarında özverili bir çalışma ile başarılı bir performans sergilemiştir.
Canlı derslere erişim ve katılım sayıları ile eksiklikleri de mutlaka giderilmelidir.
*****
Vakaların artması ile birlikte Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda eğitim - öğretim, 31 Ağustos’ta uzaktan eğitim ile başlayacak ve 21 Eylül’de de yüz yüze eğitime geçilecek.
Bu zamanlama doğru, yerinde ve çok önemli. Bu süreç zarfında mutlaka gerekli önlemler alınmalıdır.
Vakıa olmayan illerde yüz yüze eğitime başlanması gerekir.
*****
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yüz yüze eğitimle ilgili açıklamalarını dikkatle takip ettim; eğitimde öğretmenin yerini hiçbir şeyin tutamayacağı görüşüne katılıyorum.
Ne var ki yüz yüze eğitime geçilmesi için mutlaka gerekli tedbirler de alınmalıdır.
*****
Burada küçük bir uyarı yapmak zorundayım:
Yüz yüze eğitime geçen diğer ülkelerdeki örnekler de göz önüne alınarak; 21 Eylül’de, yüz yüze eğitim kararı, son kez tekrar gözden geçirilmelidir.
*****
Uygulamaya geçirilmesi düşünülen farklı yüz yüze eğitim çalışmaları için yasal düzenlemeler şimdiden yapılmalı, belirsizlikler ortadan kaldırılmalıdır.
Açıklanan yüz yüze eğitim çalışmaları için öğretmen eksiklikleri mutlaka giderilmeli, yüz yüze eğitim çalışmaları başladığı gün sınıflarımızın öğretmensiz kalmaması için gerekli önlemler şimdiden alınmalıdır.
Branşı gereği yüz yüze eğitim veremeyecek durumda olan öğretmenlerimizin pozisyonu netleştirilmeli, mağduriyetler yaşanmamalıdır.
*****
Yeterli bütçe verilmediğinden okulun ihtiyaçlarının giderilmesi için velilerden sık sık bağış istenmektedir.
Pandemi nedeniyle geliri azalan veya işsiz kalan velilerimiz ile okullarımızın yöneticileri karşı karşıya getirilmemeli; okullarımızın tüm ihtiyaçları, Milli Eğitim Bakanlığı’mız tarafından karşılanmalıdır.
Özel okullara da velinin yükünü hafifletmek için öğrenci başı destek artırılmalıdır.
Temizlik ve güvenlik giderleri artacak okullarda, özellikle İŞKUR tarafından karşılanan personel ihtiyacı, okullar açılmadan giderilmelidir.
*****
Unutmayalım ki uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini alması mümkün değildir.
Ancak sağlık açısından sıkıntı yaşadığımız bugünlerde uzaktan eğitim yardımcı ve eksikleri tamamlayıcı bir eğitim imkanı olarak fayda sağlayacaktır.

Sezai Karakoç’un Üç Türkiye Tasavvuru: Türkiye, Türkiyeleri ve Türkiyemiz
23 Mayıs 2026 Cumartesi 09:46Türk Devletleri Teşkilatı nereye gidiyor?
21 Mayıs 2026 Perşembe 19:24Türkiye’nin Suriye’ye desteği
18 Mayıs 2026 Pazartesi 19:39Kültürün metalaşması ve aymazlık
16 Mayıs 2026 Cumartesi 11:37Ekonomik, teknolojik ve siyasi bağımsızlık, kültürel bağımsızlığa bağlı...
13 Mayıs 2026 Çarşamba 20:04Tüketim çılgınlığı ve ölçülülük erdemi
09 Mayıs 2026 Cumartesi 16:22Tüketim kültürü ve değer krizi
08 Mayıs 2026 Cuma 01:00Sosyal hafıza ve tarih bilinci
03 Mayıs 2026 Pazar 11:20İslam İş birliği Teşkilatı Tahkim Merkezi kuruldu, sıra Güvenlik Konseyi’nde
29 Nisan 2026 Çarşamba 23:22Kültür ve edebiyat
27 Nisan 2026 Pazartesi 07:20
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.