Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Psikolojik sağlamlık kendimizi terbiye etmekten geçiyor”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Psikolojik sağlamlık kendimizi terbiye etmekten geçiyor”
Tarhan, modern yaşamın bireylerin psikolojik dayanıklılığını zorladığına dikkat çekerek, maddi refahın tek başına mutluluk getirmediğini, yalnızlık ve narsisizmin giderek arttığını, yapay zekânın bilinçli kullanılmasının önem taşıdığını belirtti.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Psikolojik sağlamlık kendimizi terbiye etmekten geçiyor”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bakü Slav Üniversitesi, Psikoloji Bilimsel Araştırma Enstitüsü ve Azerbaycan Psikologlar Derneği tarafından düzenlenen Psikoloji Zirvesine çevrim içi olarak katıldı. “Modern Kentleşmenin Psikolojik Kodları: Şehir Yaşamında Anlam, Aidiyet ve Psikolojik Refah” başlığında konuşan Tarhan, modern yaşamın bireylerin psikolojik dayanıklılığını zorladığına dikkat çekerek, maddi refahın tek başına mutluluk getirmediğini, yalnızlık ve narsisizmin giderek arttığını, yapay zekânın bilinçli kullanılmasının önem taşıdığını belirtti. Psikolojik sağlamlığın geliştirilmesinde karakter eğitimi, pozitif psikoloji, duygu yönetimi ve öz farkındalığın önemine vurgu yapan Tarhan, bireyin kendini tanımasının ve yönetebilmesinin ruh sağlığını korumada temel bir unsur olduğunu ifade etti. Tarhan, psikolojik sağlamlığa sahip olabilmek için önce insanın kendisini terbiye etmesi gerektiğini söyledi.

“Maddi refah psikolojik refahı tek başına sağlamıyor”

Modern toplumlarda psikolojik sorunların giderek arttığını ifade eden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ekonomik gelişmişliğin mutluluğu tek başına garanti etmediğini belirtti. Özellikle gençler arasında yalnızlık duygusunun ciddi boyutlara ulaştığını kaydeden Tarhan, sosyal ilişkilerin zayıflamasıyla birlikte ruh sağlığı alanında yeni sorunların ortaya çıktığını söyledi. Tarhan; “İngiltere’de yapılan araştırmalarda 16-24 yaş grubundaki gençlerde yalnızlık oranının ileri yaş grubundaki bireylere göre daha yüksek olduğu görülüyor. Bu nedenle bazı ülkelerde yalnızlıkla mücadele amacıyla özel politikalar geliştirilmeye başlandı. Diğer taraftan ekonomik refahın artması, mutluluğun da aynı oranda artacağı anlamına gelmiyor. Kişi başına düşen gelir yükselse de insanların mutluluk düzeylerinde aynı artış görülmüyor. Maddi refah olduğu zaman psikolojik ve manevi refah aynı paralelde gitmiyor. Bu nedenle bireyin hayatında anlam duygusunu güçlendirmesi, psikolojik sağlamlığını artırması açısından büyük önem taşıyor.” dedi.

“Narsistik eğilimlerin artması insan ilişkilerini ciddi şekilde yıpratıyor”

Toplumlarda bireyselleşmenin ve benmerkezci yaklaşımların yaygınlaştığını ifade eden Tarhan, narsisizmin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun haline geldiğini vurguladı. İnsan ilişkilerindeki zayıflamanın aile yapısını da etkilediğini belirten Tarhan; “İnsanlık tarihinde bu kadar egonun şiştiği, enaniyetin büyüdüğü ve ‘ben’ merkezli düşüncenin yaygınlaştığı başka bir dönem yaşanmadı. Narsistik eğilimlerin artması insan ilişkilerini ciddi şekilde yıpratıyor. Boşanmaların, şiddet olaylarının ve kişiler arası çatışmaların arka planında çoğu zaman benmerkezci tutumlar yer alıyor. İnsanlar yalnızca kendi ihtiyaçlarını merkeze aldıklarında sosyal bağlar zayıflıyor. Empati, yardımlaşma ve iş birliği kültürünün yeniden güçlendirilmesi hem bireysel hem de toplumsal ruh sağlığı açısından büyük önem taşıyor.” şeklinde konuştu.

“Yapay zekanın eleştirel bir bakış açısıyla kullanılması lazım”

Yapay zekanın insanlık tarihinde matbaa ve elektriğin oluşturduğu dönüşüme benzer bir değişim süreci başlattığını belirten Tarhan, teknolojinin bilinçli kullanılmasının önemine dikkat çekti. Özellikle gelişim çağındaki bireylerde yapay zekânın bazı psikolojik riskleri de beraberinde getirebildiğini ifade eden Tarhan; “Yapay zeka bilgiye erişimi son derece kolaylaştırdı ve günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldi. Ancak bu teknolojinin bilinçsiz kullanımı bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde gerçeklik algısının bozulmasına neden olabilecek durumlarla karşılaşabiliyoruz. Yapay zeka ile yoğun etkileşim içerisinde olan bazı bireylerde duygusal, sosyal ve kişilik sınırlarının zayıfladığı görülebiliyor. Bu nedenle yapay zekânın kontrollü, bilinçli ve eleştirel bir bakış açısıyla kullanılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“İnsan beyninin önemli bir bölümü çevre tarafından şekillendiriliyor”

İnsan beyninin psikolojik açıdan gelişiminin büyük ölçüde çevresel faktörlerle şekillendiğini ifade eden Tarhan, karakter gelişiminin erken yaşlardan itibaren desteklenmesi gerektiğini vurguladı. İnsani değerlerin büyük ölçüde öğrenme yoluyla kazanıldığını belirten Tarhan; “İnsan nöropsikolojik olarak prematüre doğuyor. Sevgi, konuşma, ahlak, karakter ve insani değerler doğuştan hazır gelmiyor, sonradan öğreniliyor. İnsan beyninin önemli bir bölümü çevre tarafından şekillendiriliyor. Bu nedenle çocukluk döneminde verilen eğitim son derece önemli. Çocuklara erken yaşlardan itibaren paylaşmayı, dürüst olmayı, yardımlaşmayı, özür dilemeyi ve sorumluluk almayı öğretmek gerekiyor.” dedi.

“Bu çağın en büyük sermayesi karakterli insan olmaktır”

Erken yaşlarda verilen değerler eğitiminin bireyin gelecekteki yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Tarhan, karakter gelişiminin bilgi aktarımından daha önemli hale geldiğini ifade etti. Dünyada birçok ülkenin çocuklara erken yaşlarda erdem eğitimi vermeye başladığını kaydeden Tarhan; “Çocuklara küçük yaşlardan itibaren paylaşmayı, dürüst olmayı, yardımlaşmayı ve sorumluluk almayı öğretmek gerekiyor. Günümüzde yalnızca bilgi sahibi olmak yeterli değil. Bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Ancak karakterli insan yetiştirmek her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Zeka giderek ucuzluyor, karakter ise giderek pahalanıyor. Bu çağın en büyük sermayesi karakterli insan olmaktır.” dedi.

“Pozitif psikolojiye yönelik ilgi giderek artıyor”

Dünyanın önde gelen üniversitelerinde pozitif psikoloji çalışmalarının yaygınlaştığını ifade eden Tarhan, toplumun psikolojik sağlamlık konusunda ciddi bir ihtiyaç içerisinde olduğunu belirtti. Tarhan; “Harvard ve Yale gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinde pozitif psikoloji derslerine çok büyük ilgi gösteriliyor. Bu derslerde mutluluk bilimi, şefkat, merhamet, minnettarlık ve anlam arayışı gibi konular ele alınıyor. Özellikle pandemi sonrasında milyonlarca kişinin bu derslere başvurması, toplumun psikolojik sağlamlık ve kendini geliştirme konusunda ciddi bir ihtiyaç içerisinde olduğunu gösteriyor. Üsküdar Üniversitesi olarak biz de uzun yıllardır pozitif psikoloji dersleri veriyor ve öğrencilerimizde olumlu sonuçlar gözlemliyoruz.” dedi.

“Duygu yönetimi psikolojik sağlamlığın temelini oluşturuyor”

Psikolojik sağlamlığın geliştirilebilmesi için bireyin öncelikle kendi duygularını tanıması gerektiğini ifade eden Tarhan, duygu yönetiminin öğrenilebilir bir beceri olduğunu vurguladı. Tarhan; “İnsan önce ne hissettiğini fark etmeli, duygularının nedenlerini anlamalıdır. Öfke, üzüntü ya da kaygı gibi duyguların arkasında hangi düşüncelerin bulunduğunu keşfetmek önemlidir. Kişi duygularını tanıdığında onları yönetme becerisi de kazanır. Duygularını yönetebilen bireyler stresle daha sağlıklı baş edebilirler. Bunun için alternatif çözümler üretmek, seçenekleri değerlendirmek ve en uygun davranışı belirlemek gerekir.” şeklinde konuştu.

“Psikolojik sağlamlık, esneyebilmek ama kırılmamaktır”

Psikolojik sağlamlığın bireyin yaşadığı zorluklardan sonra yeniden toparlanabilme becerisi olduğunu belirten Tarhan, öz farkındalık ve duygu yönetiminin bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Tarhan; “Psikolojik sağlamlığı yüksek bireyler, yaşadıkları zorluklar karşısında esneyebilir ancak kırılmazlar. Önemli olan yaşanan olumsuzluklardan sonra yeniden ayağa kalkabilmektir. Bunun için kişinin kendi güçlü ve zayıf yönlerini tanıması, duygularını yönetebilmesi ve öz farkındalık geliştirmesi gerekir. Kendi kendinin lideri olmayan başkasının lideri olamaz. Kendini yönetemeyen başkasını da yönetemez. Psikolojik sağlamlık, kişinin kendini tanıması, geliştirmesi ve bir anlamda kendini terbiye etmesinden geçmektedir.” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak:Adanapost

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.