1. YAZARLAR

  2. Mehmet Yürekli

  3. Lozan edebiyatı ve Ruhban Okulu 2
Mehmet Yürekli

Mehmet Yürekli

Yazarın Tüm Yazıları >

Lozan edebiyatı ve Ruhban Okulu 2

A+A-

Lozan edebiyatı yapanlar Ruhban okulunu açar,

Lozan Antlaşması ise Fener Rum Patrikhanesinin İhracını gerektirir?.!

Patrikhane nedir? 
Ne zaman kurulmuştur?

FATİH patrikhaneyi niçin ipka (1) etmiştir?

Türk heyeti patrikhanenin İstanbul?dan ihracını niçin istemişler, ne

şekilde ve hangi şartlarla İstanbul?da kalmasını kabul etmişlerdi?

 

Patrikhane Lozan?da kabul edilen şartlara uygun hareket etmekte midir?

 

Lozan edebiyatı yapanlara, Lozan zabıtlarını, aradan 89 sene geçmesine rağmen, Türkçe ve orijinalini niçin yayınlamadıklarını soruyoruz?

 

Fener Rum Patrikhanesi ve Ruhban Okulu ile ilgili Türkiye ve Dünya basınından hayret verici haberleri okumadınız mı?

 

Bu sorulara samîmi ve gerçekçi cevaplar bulmalıyız, Siyonist haberlerinin bize hayal edebiyatından başka bir öğretisi olmaz?! 

 

Fener Patrikhanesi, İmparator Büyük Kostantin tarafından Milâdi 4. asırda şark Hıristiyanlarının Dînî ihtiyaçlarına cevap vermek maksadıyla Roma Kilisesine tâbi olarak kurulmuş ve 1054 de İstanbul Kilisesi istiklâlini ilân ederek Garp Kilisesinden ayrılmıştır. Uzun asırlar Ortodoks Hıristiyanlarının en yüksek dînî makamı olarak vazife gören Patrikhane, Rum Ortodoks Cemaatinin muhalefetine rağmen, papalık makamını temsilen Kardinal İzidor, Ortodoks Kilisesini temsilen Patrik Grigorias Mammas arasında, Bizans?ın sonuncu İmparatoru, Konstantin Paleologos?un zoru ile  2 Aralık 1452 salı günü yapılan Ayasofya anlaşmasıyla Papalığa tâbi olmuş ve mezhebi birleşmeyi kabul etmek suretiyle istiklâlini kaybetmiştir.

 

Fatih?in cennetle müjdelenen ordusu karşısında, surlarının eriyeceğini anlayan, akîbetini gören Bizans İmparatoru, hiç olmazsa, 

Roma ve Bizans kiliselerini birleştirmek sûretiyle, Fatih?e mânevi bir set çekmek, göz dağı vermek, ve mağlup olduğu takdirde ise, o gün yardımına gelmeyen Hıristiyanlara, ileride, dînî gayretle, haçlı zihniyeti ile mukâbele imkânı hazırlamak ve sağlamak maksadıyla iki kiliseyi birleştirmiştir.


Gayesi, kendi cephesinden ne kadar asilâne olursa olsun, hareketi milyonlarca Ortodoks? un dînî inançlarına karşıydı ve zora dayanıyordu.


Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul?u fethettikten hemen sonra, Allah?tan başka kimseye ibadet edilmeyeceğini, Kur?an?dan başka Mürşit olamayacağını, kin tohumu ekenlerin nefret biçeceklerini, merhametle hareket edenlerin sevgi çiçeklerini derleyeceğini bilen 
Müslüman bir Türk Hâkanı olarak cebre ( zora) dayanan bir harekete son vermek, fikir ve vicdan hürriyetine ne derece değer verdiğini açıklamak, kendisinden farklı düşünen kardeşlerini yakanları uyandırmak, adâlete ve hürriyete susayanlara ümit vermek,  ?İstanbul sokaklarında Lâtin Kardinallerinin şapkasını görmektense Türklerin sarığını görmek evlâdır.? diyenleri sevindirmek ve ne derece doğru düşündüklerini ispat etmek maksadıyla, 1 Haziran 1453 Cuma günü Zafer âbidesi Ayasofya Camiinde namazını kıldıktan sonra,  Ortodoks Katolik birliğini parçalama hareketinin mîmârı Georges-Scolorius, Gennadios adıyla Patriklik makamına çıkarılmak suretiyle, Ortodoks Kilisenin istiklâlini ilân etmiş ve Şark Hıristiyanlarını, Roma Kilisesinin esaretinden kurtarmıştır.

 

İstanbul?un Fethi ile yeniden hayata ve hürriyete kavuşan Patrikhane kendisinden sadâkat bekleyen Müslüman Türk İmparatorluğuna ve Türk milletine bu sadâkat borcunu ödemiş midir? Patrikhanenin sadece Birinci Dünya savaşı ve İstiklâl Mücadelemiz esnasındaki faaliyetinden birkaç cümleyle bahsetmemiz dahi, yalnız yukarıdaki soruya değil, aynı zamanda Lozan?da Türk heyetinin Patrikhanenin İstanbul?dan ihracını neden istedikleri sorusuna cevap olacaktır.     

 

Lozan konferansı ?Mubadele-i Ahali Tali Komisyonu? raporunun 20 numaralı ahitnamesine göre, 10 Ocak 1923 Çarşamba günü saat 11?de İsviçre?nin Ossi Şatosunda Lort Kurzo?nun başkanlığında toplanan celsede, bizden Türk delegesi İsmet Paşa, Dr. Rıza Nur ve Türk heyetinden Şükrü Bey, Kaymakam Teyfik Bey, Hüseyin, Rüşer, Eşref Bey, diğer tarafta ise  A.B.D, İngiltere, Fransa, Yunanistan, İtalya, Japonya, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven krallığı delegeleri bulunuyordu.


O celse zabıtlarına göre, Rıza Nur Bey Tâli Komisyonda, Patrikhanenin daimi bir siyasi tavır içinde olacağını, Osmanlı İmparatorluğu düşmanları ile işbirliği edeceğini ifade etmiştir.


Rıza Nur Bey diyor ki: ?Şimdiye kadarki faaliyeti siyasi olan patrikhanenin Türkiye haricine nakli icap eder, zira Patrikhanenin ve ona tâbi müessesatı uzvi yenin imtiyaz atı siyasiye sinin ilgası neticesinde sebebi vücudu kalmamıştır. Ve bu cihetle yeni usule uyması hususuna mazideki hareketi mâni olacaktır.?


?Ruhbanın imtiyâz atı cismanîye sinin izalesi ve Rum Patrikhanesi Türkiye hudûdu haricine çıkmasının Türkiye için içtinâbı gayri kâbil olduğu derecede, patrikhane ile alâkadar bulunana cemaat için de beis-i necat olduğu mülâhazatı salifeden nüm ayan olur.?

Rıza Nur Bey?in Osi Şatosunda yaptığı bu konuşmadan 3 sene sonra 18 Ocak 1920 de ise, İzmir Mebusu Mahmut Esat Bey Ekalliyeti kastederek


TBMM den şöyle haykırıyordu.


?Onlar bu memleketin vatandaşlığından istifade etmişlerdir, ihanetle ve silah çekerek istifade etmişlerdir. Onlar Osmanlı tarihinin nankör çocuklarıdır ve memlekette hiçbir hakları kalmamıştır. Kendi haklarını müdafaa etmek isteyen bir memlekette onlar emperyalizmin casuslarıdır ve Bu vatanın hain çocuklarıdır. Onların bu mecliste işi yoktur efendiler.? (yalnız bu mecliste mi?)

Nakledilen ifadeleri mübalâğalı bulacaklar olabilir. Öyleyse garb (batı) dan bir şahit dinletelim. O tarihte müttefik başkomutanı İngiliz hususî mümessili olarak bulunan, aslında gizli servise bağlı olan Harlon Arm- Storng ise hatıratında Rumlardan bahsederken şöyle diyor:


?Bunlar, Türkiye?de bir hain, vefasız, nankör ve menfaatperest bir ekalliyeti teşkil ediyorlardı. Efendisinin bu gamlı günlerinde baş kaldıran ve Onu arkasından hançerlemek isteyen bu ekalliyetin iç yüzünü bilmeyen sayısız müdafîleri vardı.?

Arm- Storng hatıratında, Mahmut Esat Beyi TBMM de, Rıza Nur Beyi Osi Şatosunda bu şekilde konuşmaya sevk eden, bilhassa Rum Ekalliyetini ve onun başında bulunan patrikhanenin o zamanlar yaptıklarıdır.


Yakında bazı TV ve Gazetelerde Ruhban Okulu için okulumuzu açıyoruz, destek olun kampanaları düzenlenirse hiç şaşırmayın!

Ruhban Okulu açılırken ?Kin Kapısı? ismini verdikleri bu kapının açılması için Patrikhanenin aldığı karar ne olacak?

Evet, Fatih Sultan Mehmet Han?a manevi set çekmek için, Roma ve Bizans kiliselerini birleştiren Haçlı zihniyeti, bu gün Roma Kilisesi - Vatikan oldu, Bizans?ı diriltip, Fener Patrikhanesi - Kostantin yapmak için Fravunvari planlarını devreye koydular??.!

İkinci bölümde örneklerle ?Rum ekalliyetinin vefasız ve nankörlükleri? hakkında bilgi vermeye devam edeceğiz. 

 

(4 bölümden oluşacak yazı dizimizi, TBMM tutanaklarından, yabancı yazar ve komutanlarının hatıratları ile Merhum Av. Bekir Berk?in 1958 yılındaki konferanslarından önemli notları, basından haberleri aktarmaya devam edeceğiz? )

 

(1) Ortodoks Kilisenin istiklâlini ilân etmek ve Şark Hıristiyanlarını, Roma Kilisesinin esaretinden kurtarmak.

 

Mehmet Yürekli -16.07.09

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.