Selami Kaytancı: Oyumu Kimlere Vermeyeceğim?!..

Selami Kaytancı: Oyumu Kimlere Vermeyeceğim?!..

Selami Kaytancı: "Mesela, Siyonist bir Yahudi olsaydınız, Türkiye’deki 24 Haziran seçiminde oyunuzu kime verirdiniz?!..Buna karşılık, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan muvahhid İslam âlimleri oylarını kime verirlerdi?!..

Oyumu Kimlere Vermeyeceğim?!..

Sevgili dostlar, işte geldi çattı 24 Haziran!.. Duâlar, Rabb’imiz katında ma’kes bulur ve inşallah dinimiz, devletimiz, milletimiz, vatanımız, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olan, beraberinde diriliş ve şahlanışlar getiren bir seçim sonucu çıkar!..

Şüphesiz ki, “Lâ gâlibe illallah!..” ( Allah’tan başka galip gelecek yoktur ) diyoruz ve de “Ve mekeru ve mekerallah; vallahu hayrul mâkirîn!..” ( Onlar bir plan yaptılar, bir tuzak kurdular, Allah da bir plan yaptı; şüphe yok ki, Allah, plan kuranların en hayırlısıdır ) diyoruz. Çalıştık çabaladık, elimizin yettiği, dilimizin döndüğü kadar doğrularımızı anlatmaya gayret ettik. Dua ettik, Allah’tan yardım talep ettik. Bundan sonrası, şüphesiz ki, Allah’ın bileceği iştir!.. Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın dediği gibi:

Hak şerleri hayr eyler

Zannetme ki gayr eyler

Ârif ânı seyr eyler

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler!…

Bâki’nin dediği gibi, “Hükm-i kazaya, zerre kadar yok inadımız!..”

Son sözümüzü söyleme sırası geldi çattı şimdi. Ben, çoğu zaman, olayları, durumları ters mantıkla düşünmenin, aykırı düşünmenin bizi doğrulara götüreceğine inanırım. Şimdi öncelikle, ters mantıkla, aykırı düşünerek olaya Türkiye dışından bakalım. Türkiye’deki seçimlerde oy kullanma hakkı olsaydı, acaba kimler kimlere oy verir, kimler kimlere oy vermezdi?!..

Mesela, Siyonist bir Yahudi olsaydınız, Türkiye’deki 24 Haziran seçiminde oyunuzu kime verirdiniz?!.. Buna karşılık, İsrail zulmü altında inleyen bir Filistinli olsaydınız, kime oy verirdiniz?!.. Mesela, dünya masonları oylarını kimden yana kullanırlardı; buna karşılık, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan muvahhid İslam âlimleri oylarını kime verirlerdi?!..

Acaba 40 yıl uğraşıp şeytani bir hıyanet şebekesi kuran FETÖ ve onun üst aklı olan çevreler, oylarını kime verirdi?!.. ABD’deki hâkim güçler; Rockefeller’ler, Rochild’ler, Soros’lar, SİGMA SCHİ’nin kurucuları ve mensupları, Tapınak Şovalyeleri, Evangelist önderleri ve mensupları… kimden yana oy kullanırlardı?!.. Siz bir İngiliz, bir Alman, Belçikalı, Hollandalı, İtalyan, Fransız, Yunanlı, Avusturyalı… olsanız, oyunuzu kime verirdiniz?!.. Vatikan’ın oyu kime?!.. Bunlara karşılık, Bosna Hersekli, Afganistanlı, Pakistanlı, Endonezyalı, Malezyalı, Iraklı, Suriyeli, Katarlı, Azerbaycanlı, Türkistanlı, Kazakistanlı… Müslümanlar, oylarını kime verirlerdi?!..

İşte bir aykırı düşünce, bir ters mantık daha size: 24 Haziran’da kime oy vereceğinizi düşünürken, aslında bir de oyunuzu kime veremeyeceğinizi düşünmenizin, sizi ve bizi isabetli kararlara ulaştıracağına inanıyorum. Şapkanızı önünüze koyunuz, aklınızı kullanarak vicdan muhasebesi yapıp sorguya çekilmeyeceğiniz hiçbir eyleminizin kalmayacağı hesap gününü düşünerek bir muhasebe yapınız!.. Şüphesiz ki, aldanmışlıkların en kötüsü, kişinin kendi kendini aldatmasıdır. Bu nedenle, amasız mamasız, önceliklerinizi sıralayarak, önceliklerinize göre oyunuzu kimlere veremeyeceğinizi sıralayınız!..

O zaman ben, önceliklerimi sıralayarak oyumu kimlere veremeyeceğimi sıralamaya başlıyorum. Dünyadan hiçbir beklentisi olmayan, Allah ve âhiret gününe bütün hücreleri ile inanmış biri olarak benim ilk önceliğim, dinimdir. Ben, Kur’an ve Arapça ezan okumanın yasak olduğu yılları ve 28 Şubat sürecini yaşamış biriyim. Bu yüzden zulme uğramış bir ailenin, bir sülalenin varisiyim. O zaman, İslam’a, Müslüman’a şu veya bu sebeplerle düşmanlık besleyenler, onları hakir görenler ilk sırada… Onlara oyumu asla veremem!.. Verirsem, hesap gününün şiddet ve gazabından kendisine sığınacağım bir güç bulmam lazım. Bildiğiniz bir güç varsa, bana da söyleyin!..

İslam ve Müslüman düşmanlarından sonra, münafıklar ikinci önceliğim, ikinci tercihim. Normal zamanlarda İslam’la hiçbir işi olmayan, Müslümanların hassasiyeti umurunda olmayıp ramazanda, cuma akşamlarında rakısını şarabını içen, İslam’ın yasakladığı her eylemi yapan, İslam’ın emirlerini yerine getirmeye çalışanlara da düşman ve takoz olmaya çalışan, Müslüman’ın derdiyle dertlenmeyen, her kare fotoğrafında İslam düşmanlarıyla birlikte çıkan, ama seçim zamanı gelince, birden cumaya gitmeye başlayan, ayetten hadisten bahsetmeye başlayan, başını örten… ve dolayısıyla Müslüman’ı dini ile kandırmaya çabalayan şark kurnazlarına da asla oy veremem!..

Üçüncü önceliğim, vatanın milletin bütünlüğü ve buna göz dikenler!.. Vatanımı bölmeye, milletimi ve ümmetimi parçalamaya çalışanlar, bunun için teröre başvuranlar, ayrı baş, ayrı bayrak çekenler… Bunu gerçekleştirmek için, İslam ve Türkiye düşmanlarından maddi ve manevi destek alanlar… Bu vatan bölücülere, ümmet düşmanlarına kol kanat germeye çalışan, destek olan, onlarla kol kola yürüyen, onları hapisten kurtarmaya çalışanlar.. “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe!..” düşüncesiyle, niyeti belli olan bu hainlere da asla oy veremem!..

Dördüncü önceliğim, milletimin refahına, ülkemin kalkınmasına, ileri medeniyet seviyesine çıkmasına engel olmaya çalışanlar… Gezi türü olaylara katılarak yakmayı, yıkmayı şiar edinen, millet ve memleket yararına yapılan her hizmetin karşısına dikilen, engel olmaya çalışanlar ve bunlara alkış tutanlar… Milletimin, devletimin gelişmesine, kalkınmasına düşman olan dış güçlerin maddi manevi desteğini alanlar, parayla satın alınan, sırtı sıvazlananlar… Bunlara da asla oy veremem!..

Ve bunların yanında, bunlarla paralel olarak, FETÖ gibi bir şeytani örgüte 17 / 25 Aralık sonrasında, bilerek destek olan, onlarla mücadeleyi hiç gündeme getirmeyen ve öncelik olarak görmeyen, onları her fırsatta desteklemeye, onlara arka çıkmaya çalışan, amalı mamalı cümlelerle onları koruyup kollayanlara… Fetö’nün “Oyunuzu bunlara verin!..” deyip müritlerine propagandalarını yapmaları için direktif verdiklerine… Terörü ülkenin en önemli sorunu olarak görmeyip PKK’yı ve terörünü nasıl yok edeceğini programına almayan, PKK seviciliği yapan, onlara her tür destek olmaya çalışanlara… Asla oy veremem!..

Benim önceliklerim ve hassasiyetlerim bunlar. Belki sizin başka başka öncelikleriniz, hassasiyetleriniz vardır. Dürüst olarak, kendinizi kandırmadan önceliklerinizi sıralayınız. Önceliklerinize göre, “olmazlar”ınızı sıralayınız; o zaman kimlere oy veremeyeceğiniz ortaya çıkacaktır. Sonrası kolay!..

yazının devamı..

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum